ASALA, PKK gibi terör örgütlerinin hamisi, Cezayir katliamıyla ünlü, Ortadoğu’daki katliamlarda doğrudan ve dolaylı olarak irtibatı olan Fransa bir yıl içinde iki terör saldırısıyla şok oldu.
İlk terör saldırısında, hepimizin bildiği gibi ifade özgürlüğü adı altında İslam’a ve İslam dininin Peygamberi Hz. Muhammed’e ( SAV) hakaret etmeyi alışkanlık haline getirenlere birileri dünyayı dar etti ve Fransa’da 12 kişiyi öldürdü.
İkinci terör saldırısı ise 14 Kasım akşamı yapıldı.
Fransa’nın başkenti Paris’te konser salonu, stadyum ve bir restoranın da aralarında bulunduğu 7 farklı noktaya eş zamanlı düzenlenen terörist saldırıda en az 129 kişi öldü, 97’si ağır olmak üzere 352 kişi yaralandı.
Bu saldırılarla Fransa ektiğini biçti ve beslediği terör, kendi ülkesini vurdu.
Her iki saldırıdan sonra dünya Fransa’nın etrafında kilitlendi.
Irak, Suriye, Cezayir, Afganistan ve Filistin gibi ülkelerdeki katliamlar karşısında başını kuma gömerek sessiz kalan ve bu katliamların doğrudan ve dolaylı sorumlusu olan batılı uygar (!) devletler, Fransa’daki terör saldırısı karşısında aslan kesildi.
Koro halinde bu saldırının düşünce özgürlüğüne ve bütün insanlığa karşı yapılmış çirkin bir saldırı olduğu şarkısını söylemeye başladılar.
Fransa’nın hamiliğini yaptığı ASALA teröristleri onlarca diplomatımızı öldürürken, PKK terörü sonucu 40 binden fazla insanımızı kaybettiğimizde, Ankara ve Suruç katliamları sırasında bunların kılı bile kıpırdamadı
Bunların yüzünden İslam ülkelerindeki katliamlar, sıradan olaylar haline geldi.
Dünya medyası Fransa’yla yatıp Fransa’yla kalktı.
Bizim medyada da Fransız kalanlar günlerce Fransa’daki terör olayı ile yatıp, Fransa’daki terör olaylarıyla kalktı.
Fransa’daki bu terör saldırıları ilk değildir. Fransa bu günkü politikalarını sürdürmekte inat ederse saldırıların son olmayacağını tahmin etmek zor değildir.
Fransa’ya düzenlenen terör saldırıları Cezayir savaşının başladığı 1960’a dayanıyor.
Cezayir savaşının başlamasından bu güne kadar geçen 55 yılda, Cezayirliler, Filistinliler, Çakal Karlos, Asala, İran yanlısı Fuad Ali Saleh grubu, El-Kaide ve IŞİD tarafından 21 terör saldırısı düzenlendi. Bu terör olaylarında hep suçsuz insanlar kurban oldu.
Müslüman olarak Allah’ın verdiği canın ancak Allah tarafından alınacağı inancıyla insanların katlamalarla öldürülmesini hoş görmeyiz ve bu katliam ve cinayetleri nefretle kınarız.
Fransa’nın terör geçmişi pek de parlak değil. Türkiye’nin kırmızı bütenle aradığı teröristleri vermeyi bırakın, parlamentolarında ve saraylarında kabul ederek görüşüp, ASALA, PKK, DHKP-C gibi terör gruplarının koruyucu ve kollayıcısı olmayı alışkanlık haline getirdiler..
Anadolu’nun işgali sırasında Maraş’ta yaptıkları terbiyesizliğin bedelini Sütçü İmam ve yöre halkından yedikleri tokatla perişan olan Fransa’yı Fidişi’nde, Mali’de, Libya’da, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde, Sudan’da, Somali’de, Cezayir’de her yerde katliam ve sömürü yaparken görüyoruz.
Fransa ve batının olduğu her yerde kan, gözyaşı, acı ve sömürü hiç eksik olmadı.
Batı dünyası, canı yanan insanların bir gün kendi canlarını yakacağını düşünemediler.
Sosyal medyada paylaşılan şu ileti ile yazıma son vermek istiyorum.
Fransa’da bombalar patladı, günahsız insanlar tarandı. Bölge boşaltıldı. Sınırlar ve metro kapatıldı. OHAL uygulandı. Basın sansürlendi. Okullar tatil edildi. Twitter kapatıldı. İnsan avı başlatıldı. Fransa’da hiç kimse Hollande’ye havlamadı.
Kalın sağlıcakla.
19.11.215
Gürbüz Battal