Gürbüz BATTAL

Tarih: 04.03.2017 10:32

Bunca Hizmete Nankörlük Edilebilir Mi?

Facebook Twitter Linked-in

 

6 Şubat 2017 Pazartesi günü annemin rahatsızlığı nedeniyle İstanbul’a gittim.

Annemin vücudunda ödem oluşmuş, kilosu hayli artmış, hareket edemiyor ve zar zor konuşuyordu.

Kalbinde pil, hareketlerinde gözle görülür düzensizlikler vardı.

Ben İstanbul’u tanımam, İstanbul da beni tanımaz.

Hastamızı, Arnavutköy Devlet Hastanesinin acil servisine yatırmak için112’yi arayarak ambulans istedik.

5-10 dakika sonra ambulans geldi. 6 kişi hastamızı güç bela evden çıkararak Arnavutköy Devlet Hastanesi’ne getirdik.

Acil doktorunun isteğiyle, dâhiliye, kalp ve göğüs doktorları hastamızı gözlem altına aldı.

4 doktorun ortak kararıyla kalp- göğüs- dahiliye bölümüne yatırıldı.

Doktorların yakın ilgisi ve tedavileri sonucu 9 gün sonra hastamız taburcu edildi.

Taburcu olmadan önce hastamızın yaşlı olması nedeniyle “ Evde Bakım Hizmetleri” bölümüne başvurmamızı ve evde bakım hizmetlerinden yararlanmamızı önerdiler.

Ayrıca hastamızın solunum cihazına bağlanması gerektiğini, solunum cihazı için rapor hazırlayacaklarını ve solunum cihazını Sirkeci’deki SGK müdürlüğünden alabileceğimizi söylediler.

Evde bakım hizmetleri için gerekli başvuruyu yaptık.

Solunum cihazını almak için saat 16,45 dolaylarında SGK’ya gittik. Önümüzde 5-6 kişi olmasına ve mesai bitimine 15 dakika kalmasına rağmen görevliler 1500 TL civarındaki cihazı bize zimmetleyerek verdiler.

Hastamızı belediye tarafından temin edilen ambulansla eve getirdik.

Hastamızı eve getirdiğimizin ertesi günü, “ Evde Bakım Hizmetleri”nden 2 bayan doktor geldi. Hastamızın tahlil ve raporlarını inceledi, solunum cihazını nasıl kullanacağımızı bize gösterdiler.

Hastamızın evde tedavisi için gerekli açıklamaları yaparak evden ayrıldılar.

Neredeen nereye.

On -  on beş yıl önce hasta olup hastaneye gitmek tam bir işkenceydi. Hasta muayene sırası almak için sabahın köründe hastane kuyruklarında çile çekerdi. Doktor bulsa ilaç bulamazdı.

Deyim yerindeyse hastaneye giden hastaların emdiği süt burunlarından fitil fitil getirilirdi.

O yıllarda bırakın eve ambulans gelmesini doğru dürüst ambulans bile yoktu.

1500 liralık bir cihazı mesai bitimine dakikalar kala almak hayal bile edilemezdi.

Hele hele hasta taburcu edildikten sonra eve 2 doktorun gönderilmesi düşünülemezdi bile.

Başa gelmeyince çoğu şeyler bilinmez. Yaşadığımız 10 günlük tedavi sırasında bize sunulan hizmetler karşısında nankörlük edersek çarpılırız.

Özellikle sağlık alanında hayal bile edilemeyen bu hizmetleri bizlere sunan başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AK Parti iktidarına kucak dolusu teşekkürler.

Kalın sağlıcakla.

02.03.2017

Gürbüz Battal

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —