Fatoş ŞİMŞEK

Tarih: 24.07.2014 05:54

Antibiyotikler Neden Etkinliğini Yitirdi?

Facebook Twitter Linked-in

2000 yılında Amerika’nın prestijli bir Halk Sağlığı okulundan yüksek lisansla mezun olurken, profesörlerimiz çok para kazanmak uğruna ilaç şirketlerinde iş aramaktansa birer halk hizmetkarı olmamız için bizleri telkin etmişlerdi. Halk Sağlığının en belirgin sorumluluklarından biri toplum sağlığını tehdit eden sorunlara karşı erken ve ivedi uyarılarda bulunarak gereken önlemleri almaktır. Bu yazım, bana telkin edildiği gibi hizmetkarlığımın bir nişanı olsun.  Ve bu yazı ile, uzun süredir hoyratça kullanılmakta olan antibiyotiklerin neden artık bazı hastalıklara çare olamayışını ve sürüklendiğimiz tehlikeyi anlatmak istiyorum.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan en yeni bildirgeye göre antibiyotiklere dirençli ve oldukça tehlikeli bir bakterinin dünyanın her yerinde halk sağlığını tehdit etmekte olduğu ve sorunun alarm seviysesine yükseldiği anlatılıyor.

Modern ilaç olarak da bilinen antibiyotikler öylesine uzun süre, öylesine çok ve öylesine gereksiz kullanıldı ki, neredeyse gücünü ve tılsımını yitirdi. Kısaca diyebiliriz ki, basit enfeksiyonların ya da küçük yaraların bile antibiyotik tedavisine cevap veremediği, sağlık tehdidi ile dolu modern zamanları yaşıyoruz!

Dünya Sağlık Örgütünün raporunda enfeksiyonlar, ishal, zatürre, idrar yolu enfeksiyonları ve belsoğukluğu gibi hastalıklara neden olan bakteriler ön plana çıkıyor.  Bu tür hastalıklara çarenin gitgide tükenmesinin tek nedeni uzun süredir umarsızca kullanılan antibiyotiklerdir! Bu süreçte ilaçlar yavaş yavaş etkinliğini yitirdi, dirençli bakter ise hızla güç kazandı.

Zührevi bir hastalık olan belsoğukluğu artık Avusturya, Avustralya, Kanada, Fransa, Japonya, Güney Afrika, Norves, Slovakya, İsveç ve İngiltere gibi ülkelerde iyileştirilemiyor. Benzer şekilde idrar yolları rahatsızlıkları için kullanılan antibiyotikler de birkaç yıl öncesi ile kıyaslandığında yarı yarıya gücünü yitirmiş durumda.

Yerli yersiz antibiyotik kullanımı en kısa sürede sonlandırılmazsa, genel enfeksiyonların bile tedavisi olanaksız hale gelebilir. “Kabus bakteri” olarak da adlandırılan bu korkunç mikrobun önüne geçilebilemesi için kişisel boyutta da duyarlı olunması gerekir.

Sevgili okuyucu! Post-antibiyotik çağa girmiş bulunuyoruz! Durum burada anlatıldığından daha vahimdir! Amerikan Sağlık Bakanlığı da dahil, dünyanın birçok ülkesinde “Küresel Sağlık Güvenliği” konseyleri oluşturulmaya başlanmıştır. Bu sayede bulaşıcı hastalıklara, enfeksiyon ve antibiyotiklere dirençli bakterilere karşı küresel önlemler alınması, tetkik ve müdahale operasyonlarının güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

Neden küresel? Çünkü jetlerle yolculuk yapabildiğimiz süratle yayılmakta olan bir mikroptan söz ediyoruz!

Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Sağlık Bakanlığı kişisel boyutta neler yapılabileceğine dikkat çekerken şunları öğütlüyor: Hastalar hekimleri gereksiz antibiyotik yazmaya zorlamamalı, tüm antibiyotikler zamanında ve önerildiği gibi kullanılmalı ve ilaçlar bilinçsizce paylaşılmamalıdır.

Bir kere daha tekrarlayalım: Yanlış kullanılan antibiyotikler “kabus bakterinin” güçlenmesinde en büyük etkendir. Lütfen antibiyotik kullanımını yeniden gözden geçirin ve her küçük sorunda eczaneden aldığınız antibiyotiklerle keyfi tedaviler uygulamayın.

Okuyucuya Not: İmkanım olsaydı bu yazıyı tüm gazetelerde ve her türlü medyada yayınlamak isterdim. Eğer dağıtmaya değer bulursanız, kendi listelerinizde paylaşmanız dileğiyle.. Dediğim gibi, durum bura anlatıldığından daha vahimdir..


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —