banner43

Abdurrahman Kurt, ‘Necdet Takva bölge için bir fırsat’

Bölge huzuru için Necdet Takva’nın bir fırsat olduğunu söyleyen  AK Parti Diyarbakır Eski Milletvekili Abdurrahman Kurt, HDP’nin bir slogan partisi olduğunu, tek yaptığı şeyin slogan atmak olduğunu söyledi.

Abdurrahman Kurt, ‘Necdet Takva bölge için bir fırsat’

VAN POSTASI GAZETESİ ÖZEL

Bölge huzuru için Necdet Takva’nın bir fırsat olduğunu söyleyen  AK Parti Diyarbakır Eski Milletvekili Abdurrahman Kurt, HDP’nin bir slogan partisi olduğunu, tek yaptığı şeyin slogan atmak olduğunu söyledi

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Van’a gelen ve basın mensupları ile kahvaltıda buluşan AK Parti Diyarbakır Eski Milletvekili Abdurrahman Kurt, yaklaşan seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti içerisinde görev aldığı dönemde bölgede önem verdikleri iki ilden birisinin Van diğerinin ise Diyarbakır olduğunu söyleyen Kurt, Van’a ilgisinin çok eskilere dayandığını ifade etti. AK Parti Van Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Necdet Takva’nın bölgedeki diğer adaylar arasında farklı bir durumu olduğunu aktaran Kurt, “Necdet Takva halkın değeriyle barışık bir insan.  HDP’lilerin de AK Partililerin de üzerinde ortaklaştığı çok değerli bir yanı var. Bu da sadece Van için değil bölge içinde çok değerlidir” dedi.

NEDEN Mİ NECDET TAKVA?

Necdet Takva’nın Van ve bölge için neden önemli olduğunu geçmişi hatırlatarak anlatan Kurt, “2005’te Sayın Cumhurbaşkanımız Diyarbakır’da bir konuşma yaptı. Kürt sorunu benim sorunumdur dediği konuşma, büyük devletler sorunları yüzleşerek çözebilir dediği konuşma, inkâr ve asimilasyon çözüm değil dediği konuşma, çözüm demokrasi ve özgürlüklerdir dediği konuşma. O dönem PKK çok ilginç bir reaksiyon verdi. 1999’da devlet hiçbir adım atmazken bütün militanlarını sınır dışına çeken PKK, ‘ben savaş başlatacağım’ dedi. Biz sonra anladık ki bu bir darbe teşebbüsünün ön hazırlıklarıdır. O dönem AK Parti’nin yeni iktidar yıllarıydı. Birden bombalar patlamaya başladı. Canlı bombalar, suikastlar ardı ardına başladı. O dönemde Tayip Bey’in direndiğini hatırlarım. Bir yere kadar hatta ö dönem Cengiz Çandar’da yazar. ‘Ben yaptım ama yanlış mı yaptım’ der.  Bütün bunlar Kürt halkının yıllardır gelen acısına son vermek içindi. Ama terörü sonlandırmaya yönelik bir çözüm dilini kullandığı halde terör hiç olmadığı kadar tırmanma halindeydi. 2006 yılında devlet Tayip Erdoğan’a hesap sormaya başladı, “Sana o sorundan bahsetme dedik’ gibi baskılarla karşılaştı. O dönemde ben de il kongresini stadyumda yapma kararı aldım. Büyük bir çılgınlıktı o zaman. Necati Çetinkay gibi isimler beni bu kararımdan vazgeçmeye çalışıyordu ısrarla. Ben kendilerine söyledim.  Saha da öyle bir çalışma yaptım ki onlara ya ben bu işi yaparım ya da ceketimi alır giderim. Hiç kimsenin beklemediği muhteşem bir kalabalık oldu. O dönem Osman Baydemir bile bana mesaj gönderdi. O kalabalık Erdoğan’ın yaptığı konuşmaya karşı atılmış bir hareketti. O dönem Dış İşleri Bakanı Olan Abdullah Gül, ‘bizi borçlandırdın’ demişti. Ve ondan sonra demokratikleşme adımları atılmaya başladı. O döneme kadar bütün demokratikleşme adımları rafa kalkmıştı. Biz ilk defa devleti, masanın başına toplumun sorunlarını halletmeye sevk ettik. Ama daha sonra bizlere ‘Bakın siz bizleri burada tutunuz onlar arkadan vurdu’ ve siyaset bugün gördüğünüz gibi körelmeye başladı.  Demokrasi ve güvenlik dengesi oluşan beka sorunu nedeniyle bir travma süreci yaşamaya başladı. Ve beraberinde kayyum süreci devreye girdi. İşte Necdet Takva, Van ve bölge için benim 2006’da yaptığım bir çıkış gibi geldi” diye ifade etti.

NECDET TAKVA, MÜTHİŞ DİNAMİZM YARATIR

Necdet Takva ile Van’da kendi değerleriyle barışık bir belediyeciliği, kendi ayakları üzerinde duran bir belediyeciliğin yakalanılabileceğini ifade eden Kurt, “Kayyumdan da uzak, ipini ‘çağdaş haçlılar’ dediğim kendisini gladyoya kaptırmış HDP yöneticilerinin de iradesi dışında bir ağırlık taşıyabilirse bölge içerisinde müthiş bir dinamizm yaratır” dedi.

NECDET TAKVA HUZURUN FIRSATI

Bölge huzuru için Necdet Takva’nın seçilmesinin çok önemli olduğunu aktaran Kurt, “Bölgede bir nevruz ateşi, yakalım Dehakların çocuklarımızın ölümüne sebebiyet verdiği anı durduralım derken bunu hissederek söylüyordum. Bunu durdurmak zorundayız öyle veya böyle, Yaşadığımız tecrübelerden yola çıkarak dönüp geriye bakalım,  2014 yılında ben de Necdet Takva gibi Sur Belediye Başkan Adayı idim. Ben aday adayı olmamıştım. Bana dediler ki kusura bakma sana haksızlık yapıyorum ama bu belediyeyi almak zorundayız dediler. Arkasında hendekler ve çukurlar başladı” şeklinde konuştu.

HDP “BARIŞ” DİYEREK ÇATIŞMA ÜRETİYOR

HDP’nin her barış söyleminin ardından çatışma çıktığını, Necdet Takva’nın da bu anlamda bir fırsat olduğunu söyleyen Kurt, “HDP’nin ‘barış’ diyerek her yola çıkışında, ona oy verenleri tenzih ederek söylüyorum, çatışmaya kapı açtıklarını gördük. Necdet Takva bu açıdan büyük bir fırsat. Bunun umudunu gördüğüm için bugün buraya geldim. Bunu iyice anlamamız lazım HDP’ye oy vermenin anlamı slogan atmaktır çözüm üretmek değildir. HDP’nin bugüne kadar hiçbir çözüm üretmediğini şahit olduk. HDP bir slogan partisidir. Kızdığımız şeylere, küstüğümüz şeylere slogan atmanın bir kapısıdır.  Bu kapı bazen slogan attıktan sonra başımıza çok büyük belalar getiriyor. Bunu hep beraber gördük. Hele bu çukur ve hendek olaylarında yaşadığımız şeyler… Diyorlar ki devlet Cizre’yi Sur’u yıktı. Bana dünyada bir tane demokratik ülke örneğini gösterin ki gidip sokakları kazacaksınız, içine mayın döşeyeceksiniz sonra devlet bana müdahale etmesin. Ben Amerika’da da kaldım orada polis araçla durdurduğunda eliniz direksiyonda değil ise kurşunu yersiniz. Kalkıp ben demokratik özerklik ilan ediyorum diyeceksin, sokakları kontrol edeceğim diyeceksin sonra rüzgâr ekmişler fırtına biçtiler bunun sonucu maalesef budur” şeklinde ifade etti.

HDP BARIŞ YAPMA İRADE VE GÜCÜNE SAHİP DEĞİL

Hendek olaylarında HDP’ye misyon düştüğünü ancak bu misyonu yerine getirmediğini, vurgulayan Kurt,  HDP’nin bu ülkede barış yapma iradesine ve gücüne sahip olmadığının altını çizdi.

HDP’nin sırtını yasladığı ülkelerin iradesi ile hareket ettiğini, kendi iradesi olmadığına vurgu yapan Kurt, “Ben bu hendek olayında başında uyardım. Bakın dedim bir felakete gidiyoruz’ dedi. İlk defa HDP’ye bir misyon düşüyordu. Kalkıp Kandil’in bu kararına karşı göğüslerini siper etmezlerse çok genç ölecek dedim. Daha olayın başında kimsenin burnu bile kanamıştı. O dönemde HDP içinde birkaç insan gayret etti. Örneğin Esat Canan gayret etti. Ama bir iki kişinin gayreti işe yaramadı. Şuan anda HDP’nin başında Sezai Temelli diye biri var. Kendi mahallesinde muhtar bile olamayacak bir Türk solcusunu getirip Kürtlerin duygu deşarjını ifade eden HDP’nin başına getirirsen aklıma Doğu Perinçek gelir kimse kusura bakmasın. Bunlar barış yapma irade ve gücüne sahip değiller, dışarda içerde oldukları ilişkilerden  kaynaklı. Fransa’dakiler Fransız istihbarına, Almanya’dakiler Alman istihbaratına bağlı” diye belirtti.

NECDET TAKVA BÖLGE HALKINA YAPILACAK İYİLİĞİN FIRSATI OLABİLİR

Belediye olarak Van’ın mutlaka alınması gerektiğini ifade eden Kurt, “Barışı batılıların elinde bir argüman olmaktan çıkartıp, burada kendi topraklarımızda kendi insanımızla yapacağız. İşte Necdet Takva bunun ilk çıkışı olabilir.  Bölge halkının tamamına yapılacak iyiliğin fırsatı olabilir. Van alınmalıdır. Van, Necdet Takva ekibiyle alınmalıdır ki bölge halkını kurtaralım, çocuklarımızın geleceğini kurtarmak için fırsat olur” dedi.

HDP YOL VE KÖPRÜ YAPMAK İÇİN Mİ KAZANMAK İSTİYOR?

HDP’nin kazanmasında sonra tarihsel olarak bakıldığında hep çatışmalı ortamlara gidildiğini ifade eden Kurt, “Çatışma istiyoruz, doymadık diyorsa sonuç bu, yapacak bir şey yok. HDP niye kazanmak istiyor? Yol mu yapmak istiyor, Köprü mü yapmak istiyor? HDP slogan atmak istiyor. Böyle durumlarda devletin yaptıklarına kızıp slogan atmak istiyorlar. Tekrar söylüyorum slogan atmanın ağır bedelleri var.  Demokrasi ile kalkınmak için burada bir adres çıkmış Necdet Takva, HDP’lilerin bile burada aday yapmak istedikleri birisi. Adam bir de Ticaret Odası’nda geliyor. Burada bir çıkış var. Nevruz ateşini Van’da yakma ihtimali bugün var.  Toplumsal barışı sağlayabiliriz. Kürt meselesi PKK’in meselesi değil, bütün toplumun meselesidir. Bu, anadil hakkıdır, örgütlenme hakkıdır. Bütün bunlar bir diğerinin hakkını ihlal etmediği sürece kendisinin meşru hakkı olarak tanımlanır. Bu Türkiye’de ihlal edilmiş bir alandır. Bunun için de demokratik mücadele verilmeli deniliyor. Demokratik mücadeleyi silahla verilir diyen aklı nasıl okunmak gerekir o da ayrı bir konudur. Dünyanın neresinde demokrasi mücadelesi silahla verilmiş. Bu halkın çıkarına olan bir şey değildir” şeklinde konuştu.

HDP AK PARTİ İLE MHP İTTİFAKININ SORUMLUSUDUR

AK Parti’nin bugün MHP ile ittifak kurmasının sorumlusunun HDP olduğunu aktaran Kurt, “7 Haziran seçimlerinde HDP’nin AK Parti’ye destek vermemesinin sonucunda AK Parti - MHP ittifakı ortaya çıktı. O dönemde HDP, MHP lideri Devlet Bahçeliye CHP-MHP-HDP koalisyonu kuralım gel Başbakan ol demişti ve MHP de kabul etmemişti. HDP, MHP’ye Başbakanlık teklif ederken iyi, AK Parti ittifak kurunca mı kötü”  diyerek HDP’nin içinde yaşadığı çelişkileri gündeme getirdi.

Kaynak: Van Postası Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner35