CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu:

ANKARA (İHA) – CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, “Çağdaş eğitimin ve düşünce özgürlüğünün önünü kesen toplumlarda vahşetler ve cinnetler azalmadığı gibi artarak sürer. Kadına karşı şiddet davalarında ısrarla vurguladığımız bir nokta var. İyi hal ve haksız tahrik indirimleri, kadına karşı şiddet davalarında uygulanmamalıdır” dedi.

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu:

ANKARA (İHA) – CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, “Çağdaş eğitimin ve düşünce özgürlüğünün önünü kesen toplumlarda vahşetler ve cinnetler azalmadığı gibi artarak sürer. Kadına karşı şiddet davalarında ısrarla vurguladığımız bir nokta var. İyi hal ve haksız tahrik indirimleri, kadına karşı şiddet davalarında uygulanmamalıdır” dedi.

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, TBMM’de CHP milletvekilleriyle basın toplantısı düzenledi. Bankoğlu, Şule Çet davasında verilen kararlara değinerek, “Her ne kadar konu, engellenemese de savcı, önceki celsedeki mütalaasında ‘ağırlaştırılmış’ müebbet hapis istemişti. Sanık Çağatay Aksu’ya neden ağırlaştırılmış müebbet verilmediği gerekçeli kararda mutlaka açıklanmalıdır. Amasız fakatsız, kararlılıkla gerçek cezaların tam olarak verildiği bir ülkede, Şule Çet’in katilleri gibi sapık ruhlar biraz olsun sinecektir. Ama asıl sorun, toplumsal bakış açısını ve yaşam biçimini dizayn etmeye çalışan bağnaz zihniyettir. Çağdaş eğitimin ve düşünce özgürlüğünün önünü kesen toplumlarda vahşetler ve cinnetler azalmadığı gibi artarak sürer. Kadına karşı şiddet davalarında ısrarla vurguladığımız bir nokta var; iyi hal ve haksız tahrik indirimleri, kadına karşı şiddet davalarında uygulanmamalıdır. Bu noktada, tüm siyasi partilerden destek bekliyoruz. Zaten, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun gereği gibi uygulandığında kadınlarımızı yaşatabileceğiz. Aslında, hepimizi ilgilendiren kadına karşı taciz ve cinsel saldırı ayıbından ülkemizi, siyasi görüş ayrımı yapmadan hep beraber hareket ederek kurtarmalıyız” değerlendirmesini yaptı.

Bankoğlu, şöyle konuştu:

“Gerek Şule Çet davasının seyri sırasında, gerekse diğer cinayetlerde kadınlarımızın katledilmesini haklı çıkarmaya yönelik açıklamalar son derece tehlikelidir. ‘O saatte orada ne işi varmış’ ‘Rızasıyla gitmiş’ ‘İçki içmiş’ ‘Kızına sahip çıksaydı’ gibi olayların iğrençliğini görmezden gelen bakış açılarının normalleştirilmeye çalışılması, sadece suçun hafifletilmesi değil, aynı zamanda söz konusu bağnazlığı normalleştirme çabasıdır. Böyle bir anlayışın, yargıdan beklenen adaletin içinde yeri yoktur. Erkek egemen dünyanın, kadını istediği gibi yönetme isteğinin ıslaha ve en çok da vicdana ihtiyacı vardır. Bunları görmezden gelerek vardığımız nokta, her gün, her yaştan yeni bir kadın cinayetine uyanmaktır. ‘Ben insanım’, ‘ben iyiyim’ diyebilenlerin hayatında böyle vahşetlere ve iğrençliklere yer olamaz.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner35