Bahçeli’den AK Parti MHP ittifakına ilişkin açıklama

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Cumhurbaşkanı’yla geçen Pazar günü yaptığımız oldukça verimli ve yararlı görüşme neticesinde de yapılacak yasal düzenlemelerin son şekli verilmiştir. Allah kısmet ederse, yarın iki partiyi temsilen...

Bahçeli’den AK Parti MHP ittifakına ilişkin açıklama

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Cumhurbaşkanı’yla geçen Pazar günü yaptığımız oldukça verimli ve yararlı görüşme neticesinde de yapılacak yasal düzenlemelerin son şekli verilmiştir. Allah kısmet ederse, yarın iki partiyi temsilen iki değerli arkadaşımız basın toplantısı düzenleyerek ittifakın boyut ve hukuki muhtevası hakkında milletimize bilgi vereceklerdir. Hazırlanmış 26 maddelik yasa teklifi TBMM’ye sunulacaktır" dedi.

TBMM’deki partisinin grup toplantısında konuşan MHP Lideri Bahçeli, geçen hafta Türkiye’yle ABD arasında yaşanan yoğun görüşme trafiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gergin ilişkilerin nispeten ve ilk bakışta yumuşama eğilimi gösterdiğini belirten Bahçeli, "ABD Ulusal Güvenlik Danışmanının ülkemize gerçekleştirdiği ziyaretin ardından iki ülke savunma bakanları geçtiğimiz Çarşamba günü Brüksel’de bir araya gelmişlerdir. Bu görüşmeden bir gün sonra ABD Dışişleri Bakanı ülkemizi ziyaret etmiştir. Biz daha önce iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için atılması gereken adımların neler olduğunu ifade etmiştik. Görüşlerimizi aynısıyla muhafaza ediyoruz. Başta Zeytin Dalı Harekatı olmak üzere, terör tehdidinin ortadan kaldırılmasına yönelik iradeden taviz verilmesinin söz konusu olmayacağını söylemiştik. PKK/PYD terör örgütüne verilen desteğin derhal kesilmesini ön şart görmüş, duruşumuzu bu şekilde sergilemiştik. Menbiç’teki PKK/PYD varlığının sonlandırılmasını ısrarla vurgulamıştık. Ne var ki ABD Dışişleri Bakanı’nın ziyaretiyle birlikte peşpeşe yapılan çelişkili açıklamalar kuşkularımızı maalesef daha da tetiklemiştir. ABD Ulusal İstihbarat Direktörü’nün kendi ülkesinin Kongresi’ne sunduğu bir raporda PYD/YPG’nin Suriye’de muhtemel bir otonom bölge arayışında olduğu tespit edilmiştir. Bu girişime de Türkiye, Rusya ve İran’ın müsaade etmeyeceği değerlendirilmiştir. Geldiğimiz bu aşamada, ABD’nin Suriye’deki temel hedefinin PKK/PYD terör örgütünü sözde meşru bir yönetim kılıfına sokmak istediği artık sır değildir. Kuzey Irak modelinin, Kuzey Suriye’ye uyarlanma hazırlığı medyaya bile yansımıştır. Son gelişmelerin seyri böyleyken, ABD’nin bölgesel politikası, kendi kuruluşlarının raporlarıyla bir kez daha ortaya çıkmıştır. PKK/YPG’ye binlerce tır dolusu silah yardımı yapan, bununla da yetinmeyip 550 milyon dolar bütçe ayıran Beyaz Saray yönetimi, öyle anlaşılmaktadır ki, Suriye’nin bölünmesini hedeflemiştir. Bu ülkenin Ortadoğu politikasının ağırlık merkezlerinden birisi PKK/PYD’ye terör devleti kurdurmaktır. Diğer yandan ABD Savunma Bakanı YPG ile PKK’yı birbirinden ayırıp çatıştırma önerisinde bulunmuştur. İtiraf edilen vahim politika, kimin kime tetikçilik yaptığının, kimin kimlerle düşüp kalktığının net bir delili olmuştur. Bu durum ABD’nin devlet ciddiyetinden ne kadar uzaklaştığının açık bir göstergesidir. ABD Savunma Bakanı, PKK ve YPG’nin vasiliğini kabullenmiş, dahası tuzaklarla dolu, asla kabulü olmayan bir ifadenin tarafı haline gelmiştir" şeklinde konuştu.

"NATO Genel Sekreteri bu olan bitene ne diyecektir?"

YPG ve PKK’nın birbirinden hiçbir farkı olmayan iki katil, iki bölücü terör örgütü olduğunu söyleyen Bahçeli, şunları kaydetti:

"ABD madem bu kadar PKK/YPG’ye sözü geçiyor idiyse, yıllardır terör saldırıları karşısında niye sesi çıkmamış, bir iki cılız kınama mesajından öteye neden geçememiştir? Türkiye’ye, terör örgütü PKK/PYD’ye orantılı ve ölçülü karşılık vermesi konusunda tavsiyelerde bulunan NATO Genel Sekreteri bu olan bitene ne diyecektir? NATO, orantısız bir ahlak kaybıyla bize sınır çizmeyi bırakmalı, terör örgütlerine karşı sesini yükseltmeli, safını belirlemelidir. NATO üyesi Türkiye midir? Yoksa PKK/PYD midir? Müttefiklik hukukunun namusunu kirletenler kimin değirmenine, hangi maksatla su taşımaktadır? Bu şartlar altında kötü günümüzde yanımızda olmayan NATO’yu iyi günümüzde ne yapalım, neyine umut bağlayalım? YPG’yi kuran düşman zihniyetle PKK’yı kiralayan ve kullanan sefil anlayış bir ve aynıdır. ABD’nin bunun bilmemesi mümkün değildir. NATO’nun bu gerçekleri yeni duyması da aklın inkarıdır. PKK eşittir PYD, o da eşittir YPG’dir. FETÖ de bunların bir diğer kanlı ve hain kardeş örgütüdür. ABD’li Savunma Bakanı, YPG ile PKK’yı birbirinden ayırma senaryosunu devreye almak isterken bu kez de bu ülkenin Dışişleri Bakanı YPG’ye hiçbir ağır silah vermedikleri yalanına müracaat etmiştir. ABD Dışişleri Bakanı, 11-16 Şubat 2018 tarih aralığında çıktığı Ortadoğu ziyaretinin son durağı olan Türkiye’de, kabine arkadaşıyla birer gün arayla ters düşmüştür. ABD’li bir bakan PYD/YPG’ye silah verdiklerini, diğeri de ağır silah vermediklerini iddia etmiştir. Silahın ağırı hafifi olmaz, nitekim silah silahtır. Terör örgütünün kanlı cinayetleri, bilhassa ABD ve Rus menşeli silahlarla işlenmiştir. ABD’li bakanların ya birbirinden haberi yoktur, ya da bunlar Türk milletini ahmak yerine koyacak kadar rezilliğe gömülmüşlerdir. ABD, 5 bin tırın içerisinde PKK/PYD’li teröristlere çiklet ve şekerleme mi göndermiştir? Bütün bu gelişmelerin akabinde ABD Dışişleri Bakanı’nın ülkemizi ziyaretinde iki ülkenin Suriye ve Irak konusunda beraber çalışacağı ifade edilmiştir. Ayrıca iki ülke arasındaki sorunların çözümü konusunda Mart ayına kadar üç ayrı ortak mekanizma kurulması kararlaştırılmış, ilk toplantının 14 Mart’ta yapılacağı dile getirilmiştir. Suriye içerisinde fiili durum oluşturma ve demografik değişim oluşturacak çabaların karşısında olunacağı belirtilmiştir. Ancak bizim karnımız vaatlere toktur. PKK/PYD’ye verilen destek kesilmeden, ülkemize Suriye konusunda verilen sözler yerine getirilmeden, FETÖ konusunda taleplerimiz karşılanmadan ABD ile var olan ilişkilerin ileri seviyeye taşınmasını beklemek aşırı iyimserlik, hatta saflıktır. Elbette ABD sözlerini yerine getirip sorumlu bir davranış sergilemeye başlar ve teröristlere verdiği yardımı keserse ilişkilerimizin düzelmesi kolaylaşacaktır."

MHP - AK Parti ittifakı

MHP - AK Parti arasında yapılan ittifak görüşmelerinin tamamlandığını anımsatan Bahçeli, toplantıların başarılı, özverili ve samimi bir havada geçtiğini kaydetti. Milli Mutabakat Komisyonunu 9 defa toplanıp, 22 saat 45 dakika çalıştığını belirten Bahçeli, "Cumhurbaşkanı’yla geçen Pazar günü yaptığımız oldukça verimli ve yararlı görüşme neticesinde de yapılacak yasal düzenlemelerin son şekli verilmiştir. Allah kısmet ederse, yarın iki partiyi temsilen iki değerli arkadaşımız basın toplantısı düzenleyerek ittifakın boyut ve hukuki muhtevası hakkında milletimize bilgi vereceklerdir. Hazırlanmış 26 maddelik yasa teklifi TBMM’ye sunulacaktır. TBMM’ye sunulacak kanun teklifinin ve 2019 yılını kapsayacak milli ittifakın milletimize, ülkemize, partilerimize ve demokrasimize hayırlı olmasını Allah’tan niyaz ediyorum. Ayrıca TBMM’de, geçen yıl Kasım ayında kabul edilen 7061 sayılı Kanunla, Gazilerimizin “hizmetli” unvanlı kadro ve pozisyonlar yerine “memur” unvanlı kadro ve pozisyonlara atanmaları düzenlenmişti. Parti olarak gazilerimizle ilgili yapılan düzenlemeyi desteklemekle birlikte, şehit ve gazi yakınlarının da “memur” unvanlı kadro ve pozisyonlara atanmaları görüşünde olduğumuzu ifade etmiştik. Şehitlerimizin emanetlerine ve gazilerimize sahip çıkmak, korumak ve toplumda kendilerine yakışır bir hayat seviyesi sağlamak hepimizin görevidir. Şehitlerimizin ailelerine ve gazilerimize hak ettikleri değeri vermeliyiz. Onları her zaman ve her yerde onurlandıracak davranışlarda bulunmalıyız. Bu itibarla, hizmetli unvanlı kadrolarda görev yapan şehit ve gazi yakınlarımızın, kadro ve pozisyon unvanları başka bir işleme gerek kalmaksızın memur olarak değiştirilmesini ümit ve temenni ediyorum. Şehit ve gazilerimizin anne ve babalarına bağlanan aylık, her biri için asgari ücretin net tutarından az olmamak üzere artırılmalıdır. Şehit yetimlerinin hepsine kamuda iş hakkı verilmelidir. Gazilere 3 bin 600 günde emekli olabilme hakkı tanınmalıdır. Ordu ve polis vazife malulü gazilerin aylıkları iyileştirilmelidir. Muharip gazilerin sosyal güvencesi olsun olmasın hepsine aynı tutarda şeref aylığı ödenmesi, kendilerinden madalya için para istenme ayıbının ortadan kaldırılması mutlaka sağlanmalıdır" açıklamasında bulundu.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner35