Gönüllü doktorlardan örnek davranış

Muş’un Bulanık Devlet Hastanesinde Görevli Enfeksiyon Uzmanı Dr. Ceren Atasoy Tahtasakal İle Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Güniz Yaşöz, Hafta Sonu Tatillerini Kırsal Köylerde Kadınları Bilgilendirerek Geçiriyorlar.

Gönüllü doktorlardan örnek davranış

MUŞ (İHA) – Muş’un Bulanık Devlet Hastanesinde görevli Enfeksiyon Uzmanı Dr. Ceren Atasoy Tahtasakal ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Güniz Yaşöz, hafta sonu tatillerini kırsal köylerde kadınları bilgilendirerek geçiriyorlar.

Enfeksiyon Uzmanı Dr. Ceren Atasoy Tahtasakal ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzman Dr. Güniz Yaşöz, Bulanık Devlet Hastanesi ve Bulanık İlçe Sağlık Müdürlüğünün işbirliğiyle ‘Brusella - Şarbon Hastalıkları ile Anne Sütü ve Gıdaya Geçiş’ konularında gönüllü olarak kadınlara seminer veriyor. Uzgörür Beldesi Halk Kütüphanesinde kadınların yoğun ilgi gösterdiği seminerde konuşan Dr. Güniz Yaşöz, toplumda sağlıklı bireylerin yetişmesinde kadınların büyük bir rol oynadığını belirterek, kadınlardan kendilerini ihmal etmemelerini istedi. Yaşöz, “Kadınlarımızla, kızlarımızla birlikte olmak, onlara bildiklerimizi anlatmak, onları dinlemek bizi mutlu ediyor. Kadınlarımıza karşılıksız hizmet etmenin onurunu yaşıyoruz” dedi.

Anne sütünün önemi hakkında bilgi veren Doktor Yaşöz, bebeğin ilk altı ayda sindirim sistemine en uygun gıdanın anne sütü olduğunu belirterek, “Anne sütü ilk altı ayda bebeğin ihtiyacının yüzde 100’ünü, 6-12’nci aylarda ihtiyacın yüzde 50’sini, 12’inci aydan itibaren de ihtiyacın yüzde 30’unu karşılıyor. Bebek 6 - 9 aylıkken ek gıdaya geçişte anne sütüne ek olarak günde 2-3 defa ek gıda verilebilir. 9 - 12 aylıkken ise günde 4 defa ek gıda verebilirsiniz. 1 yaşından itibaren, bebeğin düzenli olarak ana ve ara öğün saatleri olmalıdır. Anne, o saatlerde düzenli olarak bebeğe yiyecekler sunmalıdır. Bebek 1 yaşına geldiğinde artık birçok çeşit katı gıda tüketebilir” ifadelerini kullandı.

Bulanık’taki tüm kadınlara ulaşmayı hedeflediklerini belirten Uzmanı Dr. Ceren Atasoy Tahtasakal ise, “Toplumumuzdaki çalışma yükünün büyük kısmı kadınlarımızın sırtında. Özellikle kırsal kesimde kadınlarımız çok çalışıyor ve hayvanlara genellikle onlar bakıyorlar. Gerek sürekli hayvanlarla temasta oldukları için gerekse hayvan ürünlerini soframıza getirenler yine kadınlar olduğu için şarbon ve burusalla hastalığına karşı en savunmasız konumda olanlar yine onlar. Kadınlarımızın bu hastalıklardan nasıl korunmaları gerektiğini öğrenmeleri lazım. Bu anlamda bugün burada kadınlarımıza bu hastalıklardan korunmak için hangi önlemleri almaları gerektiğini, bu hastalığa yakalandıktan sonra hangi tedavi sürecinde geçecekleri gibi konularda bilgiler sunduk. Kadını eğittiğimizde, dünyayı eğittiğimize inanıyorum. Sağlıklı kadın, sağlıklı toplum demektir. Gelecek nesiller bunlara bağlı” diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner35