ZİHİNSEL ENGELLİLER ÖĞRETMENİ OLMAK
Uzun yıllar köy, kasaba ve merkezi okullarda öğretmenlik yaptım. Emekli olduktan sonra da zihinsel engelli çocuklara hitap eden Öğretmen Şükran Bilginer Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi’nde ders ücretli öğretmen olarak görev yaptım.
Bu tür okullarda öğretmen olarak çalışmanın, diğer devlet okullarındaki çalışmalardan daha zor ve meşakkatli olduğunu gördüm.
Bu zorluğu daha iyi anlatabilmek için bu tür okullarda çalışan öğretmenlerin neler yaptığını anlatarak yazımı sürdürmek istiyorum.
Buradaki öğretmenler öncelikle gerekli raporları alarak buraya kayıt yapma hakkını kazanan zihinsel engelli çocukların hem annesi hem de babası olmak ve en az anne baba kadar çocuğa ilgi göstermek zorundadır.
Birinci kademe olan “ Eğitim Uygulama Okulu “ bölümünde çalışan öğretmenler, eğitim öğretim çalışmaları yanında çocuğa temel beceriler kazandırıcı çalışmalar yapar. Çocuğa yemek yemesini öğretir, gerekirse çatal kaşığını eline alıp yemek yedirir. Yemek sonrası el yüz temizliği yaptırır.
Beş altı yaşında buraya gelen çocukların büyük bir kısmı, tek başına yemek yiyemez, çişini yapamaz, tuvalet ihtiyacını karşılayamaz, tuvalet sonrası çamaşırlarını toplayamaz.
Tuvalete gitmesini, tuvalette ihtiyacını karşılamasını, tuvalet sonrası çamaşırlarını toplamayı, elini yüzünü yıkamayı, dişlerini fırçalamayı, oturmayı kalkmayı, velhasıl yaşamını tek başına sürdürebilmesi için gerekli becerileri kazandırırken eğitim öğretim çalışmalarını aksatmaz. Bu çocukların zekâ yaşlarının 2 – 3 yaşındaki çocuk kadar olduğu göz önüne alınacak olursa bıkmadan usanmadan ne denli bir çaba içinde oldukları daha kolay anlaşılacaktır.
Buradaki öğretmen altını ıslatan veya altına kaçıran öğrenciyi, özel olarak yapılan duş kabine götürür, yıkar, altını değiştirir ve temiz çamaşır giydirir. Yani çocuğun annesini aratmaz.
“İş Eğitim Okulu” bölümünde ise belli beceriler kazanan öğrencilere toplumsal uyum becerileri kazandırıcı çalışmalar yanında eğitim öğretim çalışmaları da yaptırılır. Sakal traşı olmayı, ayakkabı giymeyi, ayakkabı boyamayı, yemek öncesi ve sonrası temizliği, saçını taramayı, tırnaklarını kesmeyi, çamaşır yıkamayı, elbise katlamayı, yatağını toplamayı, salata yapmayı, tost yapmayı… öğretir. Kısaca tek başına yaşamını sürdürecek beceriler kazandırır.
Bu öğrencilerin velilerinin de büyük bir kısmının, çocuğunun özelliğinden dolayı ruh sağlığı bozuktur ve çoğunun acilen tedaviye ihtiyacı vardır. Öğretmenler engelli öğrenciler yanında velilerin problemleriyle de ilgilenmek zorunda kalmaktadır.
Burada görev yapan öğretmenler diğer öğretmenlere göre daha çok yorulup daha çok yıpranmaktadır.
Geçen yıl, Menemen’de bulunan Sabahat Akşıray Otistik Çocuklar Eğitim ve İş Eğitim Merkezi’ne gezi düzenlemiştik. Burası, otistik çocuklara eğitim veren mükemmel bir okul. Çok sayıda sponsoru var ve hiçbir maddi sorunu yok.
Buradaki öğrenciler agresif hareketler yaptığında veya uyum problemleri yaşadığında “Mor Oda” diye tabir edilen odaya alınır. Burada sakinleştirilerek eğitim öğretim çalışmalarına katılmasına izin verilir. Öğretmenler de kendilerini yorgun veya stresli hissettiklerinde “ Mor Odada” bir müddet dinlenerek sakinleşir ve dersine devam eder. Ayrıca okulun deniz kenarında bir kampı var. Her yıl okul öğretmenleri ve öğrencileri bu kampta tatil yapar ve dinlenir, streslerini atmış olarak yeni eğitim öğretim yılına başlar.
Gönül ister ki Öğretmen Şükran Bilginer Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi de aynı imkânlara sahip olsun.
Bu amaçla Milli Eğitim Müdürlüğü ve Valiliğimizin imkânları zorlanarak bu okul öğretmenlerine Menemendeki okul öğretmenleri ve öğrencilerinde olduğu gibi tatil imkânı sağlanması çok yerinde bir hareket olacaktır.
Son Milli Eğitim Şurası’nda kabul edilen ‘ Tüm çalışan öğretmenlere her 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde 100 TL ödenmesi’ şeklindeki tavsiye kararı en kısa zamanda yürürlüğe girerek öğretmenleri moral ve ekonomik açıdan rahatlatmalıdır.
Siyasi iradeyi ilgilendiren bir isteğim ise asker ve polislerde olduğu gibi tüm zihinsel engelliler okullarında görev yapan öğretmenlere her yıl için belli bir yıpranma payı verilerek hizmetlerine eklenmesi ve daha erken emekli olmalarının sağlanması olacak.
Öğretmenler Günü nedeniyle çalışan ve emekli olan tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyor, sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir yaşam, Hakkın rahmetine kavuşan öğretmenlere Allah’tan rahmet diliyorum.
Kalın sağlıcakla.
24.11.2010
Gürbüz Battal
