İnsan, fıtratı gereği öğrendiklerinin büyük bir kısmını unutma eğilimindedir.
Bu nedenle insanlar daha önce öğrendiklerini ve bildiklerini unutabilir.
Bazen de daha önce doğru bildiği bazı şeylerin zaman içinde yanlış olduğunu anlayıp doğru bildiği yanlışlardan vaz geçebilir.
Bazıları, bildiği doğrulardan bir türlü vaz geçemez. Bildiği doğrular yanlış olsa bile.
Bazıları da bu grupların hiç birine girmez. Her girdiği ortama uyar, nabza göre şerbet verir ya da çıkar sağlama amaçlı ikiyüzlü ve riyakâr davranır.
Dinimizde, gelenek ve göreneklerimizde birilerine yaranmak, çıkar sağlamak veya birilerine şirin görünmek için ikiyüzlü davranmak çok çirkin bir davranış olarak değerlendirilmiştir.
Çünkü ikiyüzlülük, içinde yalanı barındırır. Yalan ise nice felâketlerin sebebidir.
İkiyüzlü insan bu davranışını alışkanlık haline getirdiğinde artık bu durum onu rahatsız etmez. Başkalarının yaptıkları ile kendini kıyasladığında kendisi gibi hareket edenlerin olduğunu görünce keyiflerine diyecek yoktur.
İkiyüzlü insan bu davranışını alışkanlık haline getirdiğinde artık bu durum onu rahatsız etmez. Başkalarının yaptıkları ile kendini kıyasladığında kendisi gibi hareket edenlerin olduğunu görünce keyiflerine diyecek yoktur.
Bunları tanımak çok zor değildir. Halleri, hareketleri, davranışları, ses tonları, çok seri konuşma özellikleri varken kekelemeye başlamaları kendilerini ele verir.
Her iki görüşten insan aynı yerde bulunuyorsa çok telaşlı gözükür, konuyu değiştirmeye çalışırlar.
İkiyüzlü insanların söylediklerine ve yaptıklarına bakacak olursak ne kadar küçüldüklerine şahit oluruz.
İkiyüzlü insanların söylediklerine ve yaptıklarına bakacak olursak ne kadar küçüldüklerine şahit oluruz.
İkiyüzlülük kavramına son zamanlarda siyasi ikiyüzlülük kavramı da eklendi. Nedir siyasi ikiyüzlülük diye soracak olursanız;
Onlara göre dün geçmişte kalmıştır. Dün dündür, bugün bugün anlayışı hâkimdir. Bu güne bakmak ve bu günkü nimetlerden yararlanmak gerekir.
Demokratik parlamenter düzenini ağzından düşürmez buna karşın, askerin siyasette egemen olmasını, siyasete yön vermesini ister.
Demokrasiye bağlıdırlar ama birilerinin bir şeyler yaparak mevcut iktidarları devirmesine ve kendilerini iktidar yapmasına çanak tutar.
Siyasi ikbal uğruna darbeleri savunur ve darbelerden çıkar sağlamaya çalışır.
Türkiye’nin siyasi parti mezarlığına çevrilmesinden zerrece rahatsız olmaz.
Atanmışların seçilmişlere üstün gelmesini savunur.
Liderlerine ve partilerine bağlılık nutukları atarken siyasi ikbal uğruna ilk fırsatta liderini ve partisini satar.
Partisiyle ters düştüğü konuyu açıkça dillendirmez ama en kritik gizli oylamada partisinin görüşü aleyhinde oy kullanarak partisini sıkıntıya sokar.
Her tarafa mavi boncuk dağıtır. İkiyüzlülerin en tehlikelisi de bu tiplerdir
Daha düne kadar darbe anayasası değişsin der, bugün anayasa değişikliğine karşı çıkmayı marifet sayar.
Rüzgâr hangi yönden eserse o yöne doğru döner.
Şark kurnazlığının en güzel örneğini sunar.
A partisinden vekil seçilir. Her çiçekten bal toplayan arı misali tüm partilerde boy gösterir. Sık sık parti değiştirmesini kendisini anlayacak parti bulamamasına bağlar.
İkiyüzlünün yalanı da doğrudur, doğrusu da.
Anayasa Mahkemesi’nde iptal ettirdiği kanunlardaki sorunları ancak kendilerinin çözeceğini söyleyip de bu sorunları nasıl çözeceğini açıklayamayanlarla demokrat gözüküp farklılıkları zenginlik olarak görmeyip kendi saplantıları dışındaki ifade özgürlüğüne karşı olanların tutumlarını anlamakta zorlandığımı da belirtmek istiyorum.
Kalın sağlıcakla.
