Süleyman AKDOĞAN


Sınavların Gölgesinde Eğitim

Sınavların Gölgesinde Eğitim


 Öncelikle sınavlarından faydalarından bahsedelim.
1. Sınav aracılığıyla elde edilen geri kazanım bilginin sonraları akılda kalmasına yardımcı olur.
2. Sınavlar neyin bilindiğini neyin bililnmediğini tanımlar
3. Sınavlar öğrencilerin gelecekteki çalışmalarla ilgili daha fazla öğrenmelerine neden olur.
4. Sınavlar bilginin daha iyi organize edimesini sağlar.
5. Bilginin sonraki bağlamlara aktarılmasını geliştirir.
6. Sınavlar test edilmeyen materyallerin geri dönüşünü kolaylaştırır.
7. Sınavlar biliş ötesi izlemeyi geliştirir.
8. Sınavlar öğrenilen yeni materyalin eskisiyle karışmasını engeller.
9. Öğretmenlere geri dönüt imkanı sağlar.
10. Sıklıkla yapılan sınavlar öğrencileri çalışmaya teşvik eder. (1)

Bu faydaların yapılan deneme sınavından sonra soruları ayrıntılı bir şekilde çözmeye çalışan öğretmene, hocam yanıt nedir A mı , B mi denildiği durumlar için söylenmesi zor olsa gerek. Aynı zorluk, yazılı sınav sonuçları açıklandıktan sonra bir grup öğrencinin beklediğinden yüksek not aldığı için sevinçten, bir kısmının düşük not almasından kaynaklı üzüntüden dolayı ellerindeki sınav kağıtlarına bak(a)madığı durumlar içinde geçerli olmalı.
Bu durumu galiba en iyi aşağıdaki paragraf ifade etmektedir.

Sınavların çok fazla yapıldığı durumlarda, eğitim ve öğretim öğrenciler tarafından sadece ders geçme olarak algılanabilir. Bu yaklaşım, öğrencilerin hayal güçlerini, üreticiliklerini, kendi olma hislerini, sınıf içi ve dışında kendileri için hayati olan nitelikleri söndürebilir. (2)
Bu gün merkezi sınavlar hiç yapılmadan okuldaki öğretmenlere bu sınavda kim başarılı olur diye sorulsa, öğretmenlerin tahmini yüzde doksandan fazla sınav sonucunu yansıtacaktır. Sınıftaki öğrenciler de hangi arkdaşlarının daha iyi olduğunu bilmektedir. Bazı başarılı öğrenciler, okulun bütün öğrencileri tarafından bilinirken bazıları yaşadığı ilçe ve il tarafından dahi bilinmektedir.

Sınıf içindeki sınavlar içinde durum aynı değil mi? O halde neden hala sınav yapıyoruz? Yapamayanlara yeniden yeniden yapamadıklarını göstermek için mi? Yaptıklarını sananlara gereksiz bir övünç, hısım akrabalarına böbürlenme kazandırmak için mi? Tabii öğrencileri nasıl seçeceğimiz sorusu zihinlerinizi kemiriyorudur. Sistem içindeki başarılı öğrenciler gün kadar ortadayken illa sonucu zaten belli sınav neticesiyle mi istedikleri yerlere yerleşecek?
Bunun için sınav yapılmasına gerek yok , vicdan yeter. Vicdan, arkadaşlarının kendinden iyi olduğunu bilen, onlara ulaşmak için hiçbir şey yapmayan öğrencilere vicdan lazım. Pek çalışmadı ama sınava bir girsin ne olur ne olmaz, belki bir yer tutturur diyen velilere de vicdan lazım. Öğretmene hiç bir şey sormayan sadece sınav neticesiyle ben çocukları alırım diyen kimselere de lazım o vicdandan.

Gelelim sınavların ne derece öğretici olduğuna? 45 alanın geçtiği, başarılı sayıldığı ancak 100 alanın dahi pratiğe dair neredeyse hiç bir şey bilmediği hepimizce bilinen bir şey değil mi? Yabancı dil, Matematik, Kimya, Din, Tarih vesaire dersler nasıl olur da aynı sistemle ölçülebilir. 4 yanlış 1 doğru üzerine dayanan testler kime ne öğretebilir!

Yıllardır öğretilemiyor diye dertlenilen İngilizcenin sınav ortalaması sayısal derslerin tamamından iyi. (3) Ancak, 4. sınıftan tutun üniversite profesörüne kadar kimse ingilizce bilmiyor diyoruz, neden? Halbu ki, onca sınavı başarıyla geçmiyor mu bu insanlar? Ama, biliyorum ama konuşamıyorum diyenlerden geçilmiyor ortalık. Tabii, present tense, past tense, boşluk doldur diyerek ingilizce konuşulmaz. Tabii ki, sınav geçme maksatlı öğretilen bir dil konuşulamaz.
O halde ne yapılmalı? Sınav mantığı tamamen değişmeli. Ders ders değerlendirme yapılmalı ? Her dersin öğrenme kriterleri hazırlanmalı.
Mesela, yabancı dil dersi alan konuşamazsa, okuyamazsa, yazamazsa o dersi geçemeyeceğini bilmeli. Öğrenilmesi beklenen şeyler öğrencilere ve velilere liste halinde verilmeli. Daha derse başladığı günden itibaren öğrenci kendini bu kriterlere gore ayarlamalı.

Deney gerektiren derslerde öğrenci deney yapmalı.

Değerlendirme yapılırken, belirlenen zamanda (bir ay bile olabilir) sınıf ders öğretmeni, aynı dersi okutan başka öğretmenler, merkez tarafından rastgele seçilen bir üst sınıf öğrencilerce oluşan değerlendirme komisyonu oluşturulabilir. Her veli dilerse merkezce seçilen bir kaç gözlemciyle beraber çocuğunun yanında bu sürece katılabilir. Sorular belirlenen kriterleri kapsayacak şekilde –konuşması gereken konuşacak, deney yapması gereken deney yapacak- yine merkezden hazırlanabilir. Başarısız bulunan öğrencilere eksikleri ayrıntılı bir şekilde gösterilebilir. Değerlendirme süreci kayda alınıp itiraz halinde istenenlere izletilebilir. İsteyenlere telafi yapılıp hafta sonları yeni değerlendirme yapılabilir. Ara değerlendirmeler, günümüz sınavları tarzında bir alıştırma, bir quiz gibi yine merkez tarafından hazırlanarak, ders öğrenmetlerince uygulanabilir. Sınıf değil ders geçme şeklinde eğitim sürdürülebilir. Mesela, öğrenci matematikte 3. seviyedeyken İngilizce 2. seviyede olabilir. Bu şekilde bir konu öğrenilmeden diğerine geçilmez. Öğrencilerin eksik yönleri anında telafi edilebilir. Akademik anlamda başarız olan öğrencilerin erken yaşta ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eğitim almaları sağlanabilir.
Sonuç olarak, değerlendirme süreci olmadan eğitim öğretim olmaz. Ancak, mevcut haliyle sınavlar öğrencilerin öğrenmelerine engel olmaktadır. Öğrenciler bilgiyi sadece ders geçmek için öğreniyorlar ve öğrenmenin hazzına varamıyorlar. Sınavların, kapsamı genişletilerek öğrencilere günlük hayatta kullanabilcekleri anlamlı bilgiler kazandırılabilir.

1. Ten Benefits of Testing and Their Applications to Educational Practice http://psych.wustl.edu/memory/Roddy%20article%20PDF's/BC_Roediger%20et%20al%20(2011)_PLM.pdf
2. Language Testing in Asia http://www.languagetestingasia.com/content/pdf/2229-0443-1-3-36.pdf
3. http://www.adana01haber.com/ingilizce-turkiye-de-en-iyi-ogretilen-ders-957yd.html