Ziya TÜRK


Sahibini Arayan Kent; VAN

Sahibini Arayan Kent; VAN


30 Mart 2014 seçimlerinden sonra Van’ı, toplumu, bölgeyi, siyaseti, kurumları düşünmeye başladım.  Van yuvarlanarak, ötelenerek bugünlere ulaşmış, kronik bir çok sorun ile baş edemezken, bırak geleceğini hazırlayıp bir vizyon ortaya koymayı, gününü dahi kurtaramaz durumdayken, gergin bir seçim dönemini daha geride bıraktı.

Seçim hareketliliğinin ve gerginliğinin arasında kaybolan ve sorunlara yönelik bir takım öneriler elbette gündeme geldi. Ancak seçimlerden sonra çevreme “kampanya süreci ile ilgili olarak aklında kalanlar neler?” diye sorduğumda öne çıkan başlıklar şunlar oldu. AK Parti, HÜDAPAR ve Saadet Partisi tarafından yapılan “seçmene mesaj vermemizi engellemeye çalışıyorlar, bunun için BDP’liler saldırıyor, kınıyoruz” basın açıklamalarına karşılık, BDP’lilerin de hiç bir saldırıyı kınamayan ancak  “Provokasyon yapıyorlar biz saldırmıyoruz, kiralık adamlar tutup kendilerine saldırtıyorlar” şeklindeki savunmaları gündemin başköşesine oturmuştu.

Yeni büyükşehir olan Van, Büyükşehir statüsüne bu atmosferde adım attı. Mayıs’ın ilk haftası ve seçimlerden bu yana ismi büyükşehir olan Van’da gerek idari, gerekse hizmet anlamında yeni bir gelişme yaşanmadı. Tüm enerjisini seçimlerde tüketmiş olan siyasiler ise susmuş, sivil toplum örgütleri yeni duruma uyum sağlamaya çalışıyor. Her telden çalan, herkesin kendi menfaatine uygun şekilde çekiştirmeye çalıştığı, bir o yana bir bu yana savrulan gündem ile Van’ın zamanı boş yere harcanıyor.

Bu tabloyu görüp fark eden bir gazeteci olarak tablonun toplumun ve kentin yararına dönüştürülmesi için sorumluluğum olduğunu düşündüm. Bunun üzerine yerel gazetelerin yöneticileri ve ulusal ajansların bölge müdürleri ile tek tek görüştüm. Görüştüğüm tüm arkadaşlar “Birilerinin kendi çıkarları doğrultusunda oluşturduğu suni kent gündeminin peşine takılmak yerine, kentin gerçek konuları ve sorunlarını gündeme taşıyıp çözüm ve gelişmenin sağlanmasına katkı sunmak gerektiği” ana fikrindeydiler. 

Böylece 15 günde bir kentin ve halkın gerçek gündem konularını ele alacağımız sohbet toplantıları düzenlemeye karar verdik. Belirlediğimiz konuları davet edeceğimiz konuklarımız ile konuşup, sorularımızı, eleştiri ve önerilerimizi de paylaşacağımız toplantının ardından dileyen arkadaşımız haberleştirecek, dileyen arkadaşımız köşe yazısı olarak gündeme taşıyacak.  Bu niyet ve format ile düzenlediğimiz sohbet toplantımızın ilkini 2 Mayıs 2014 Cuma akşam saat 19.30’da Akdamar Oteli toplantı salonunda düzenledik.

Van Valisi Aydın Nezih Doğan’ın misafir olduğu sohbet toplantımızda, yatırım, kalkınma, ekonomi, ticaret, eğitim, öğretmen açığı, tarım, kültür, turizm, çevre, temizlik, su, imar, TOKİ’lerin sorunları,  kentsel dönüşüm, ulaşım, toplu taşıma, güvenlik, kaçakçılık, sosyal konular ve sorunlar, uyuşturucu, dilenciler, sokakta çalışan çocuklar, kamu yönetimi ve verimlilik, Van kahvaltısı rekor denemesi ve 2023 vizyon çalışmaları gibi bir çok konu konuşuldu.

Öncelikle haftanın ve günün yorgunluğunun ardından bir Cuma akşamını bize ayırarak misafirimiz olan Van Valisi Sayın Aydın Nezih Doğan’a ve bizi misafir ederek ev sahipliği yapan Akdamar Oteli yönetimine teşekkür ediyorum.  Van’da basın ve işadamları çevrelerinde efendim randevu istiyoruz verilmiyor, görüşmek istiyoruz görüşemiyoruz, sorunlarımızı ya iletemiyoruz, ya da iletiyoruz ancak çözüm bulamıyoruz, çok kuralcı eleştirileri yöneltilen Vali Bey, Van’ın ve halkın konularını önemsediği için gazetecilere soru, konu ve zaman kısıtı olmadan Cuma akşamını ayırdı.  

Eleştiri yapan çevreler ile Vali Bey’in diyaloglarında yanlış anlaşılma, yanlış anlatılma veya başka bir talihsizliğin söz konusu olduğunu düşünüyorum. Vali Bey ekonomik kaynakların bir heves ve şehir efsaneleri uğruna harcanmasını nasıl istemiyorsa, zaman da çok önemli bir kaynak ve bunu da yapısal dönüşümde etkin bir şekilde değerlendirmek için yapısal değişim ile ilgili çalışmalara öncelik vermek istiyor olabilir. 

Kurumsal dönüşüm ve bir metodoloji geliştirip üretim verimini ve kalitesini arttırırken, Vali Bey’in Van’daki çevreleri doğru tanıması ve anlaması ne kadar önemli ise, Van’daki çevrelerin de Vali Bey’i doğru tanıması ve anlaması en az o kadar önemli. Ayrıca insanımızın sürece imkânları ile katılarak aktif rol üstlenmesi başarının olmazsa olmazı.

Yapısal dönüşüm içerisinde yer alan gerek eğitim altlığının hazırlanmasında, gerek 2023 vizyonu içerisinde belirlenecek rekabetçi alanların güçlendirilip öne çıkarılmasında, vizyon kapsamında toplumun bilgilendirilmesinde sorumluluk üstlenmek ve dişlinin parçası olarak yer almak doğru bir adım olur. Çünkü yapısal dönüşüm hem kentin, hem halkın, hem de kurumların hizmet odaklı üretim yapmasını sağlamaktır. Sonuç olarak hem üretimde verimlilik ve kalite, hem hizmette adalet sağlanmış olacak.

Toplantıya katılan gazeteci arkadaşlarımla birlikte bu sorumlulukla gündemimizde bir çok konu olmasına rağmen, hemen hemen her konu ve sorunun çözüm için gelip dayandığı noktayı Van gündemine taşıdık.  2023 vizyon çalışmaları kapsamında rekabetçi alanların belirlenip kaynakların doğru yere harcanması, rekabetçi alanların ihtiyaç duyduğu beşeri sermayenin yetiştirilmesi için eğitim altlığının hazırlanması, ekonomik ve sosyal hayatın gelişmesinin yanında, ileri demokratik hayatın oluşması için güçlü bir sivil toplum örgütü yapısının oluşması için yapılan ve yapılması gereken çalışmaları gündemde tutmaya devam edeceğiz.

Her yönü ile ekonomisi büyümüş, sosyal ve kültürel hayatı gelişmiş, bölgenin kadim merkez şehri, Türkiye’nin parlayan yıldızı bir Van’ın oluşması için belirlenen hedeflerin gerçekleşmesi gerekiyor. Herkes master plan içerisinde üstlenmesi gereken rolü, plan dâhilinde bütünün bir parçası olarak yerine getirirse, bir çarkın dişlileri gibi sorunsuz ancak sorumlu bir toplum ve ekonomik hayat işleyişi devam eder.

Van bugüne kadar hep kaymakamlıktan atanan valiler tarafından yönetiliyordu. Gerek Van, gerekse hizmet ürettiği çevre illeri düşündüğümüzde Van’ın bir staj merkezi gibi olmasını hep eleştiriyorduk. Şimdi ise ilk kez daha önce biri büyükşehir olmak üzere iki ilde valilik yapmış bir vali atandı. Bu da Van’ın kamu yönetimindeki aksaklıkların giderilmesi ve geliştirilecek metodoloji ile kurumsallaşmanın sağlanarak verimli ve kaliteli hizmet üretiminin önünü açabilir.

Şunu kesin ve net olarak biliyoruz ki, Vali Bey gününü magazin haberlerinin aktörü olmakla, sadece açılış gösteri ve festival organizasyonları ile geçirmek istemiyor. Genel işleyişin yanında yapısal dönüşümün adımlarını atarak Van’ı geleceğe hazırlamak istiyor.

“Nasıl bir Van istiyoruz?” sorusunu herkes kendisine sorsun ve cevaplarını nedenleri ile birlikte internet sitesinde yayınlanan yazının altındaki yorum bölümüne yazsın. 

Bir Van hayalimiz var mı? Varsa nasıl bir Van hayal ediyoruz? Hep birlikte görelim.