Erkekler ve devlet unutur... Kadınlar ve toplum hatırlar!.. Erkekler ve devlet unutturmaya çalışır, kadınlar ve toplum hatırlatmaya!.. Derin bir çatışmadır bu!
* * *
Devlet ve erkekler fotoğraftan ürker. Çünkü tören anları hariç 'güçlü' görünmek zordur! Ve fotoğrafa kazınmış acıdan hiç hoşlanmazlar... Toplum ve kadınlarsa fotoğraf çektirmeyi de, fotoğraflara bakmayı da severler! Mutlaka göze 'güzel' görünecek bir şeyler ararlar fotoğraflarda (kendileri olmasa bile) ve bulurlar! Hüzün ve acı varsa eğer, ondan da korkmaz, bir fotoğrafı upuzun bir hikâye gibi bağırlarına basarlar! Evet! Tekrar ediyorum: Çok derin bir fark ve çatışmadır bu!
* * *
Son günlerde ne çok havuz konuştuk, değil mi? Havuzlu villa mı, havuzlu site mi? Aklımız fikrimiz hep içine girilip yüzüyormuş gibi yaptığımız havuzlarda... Oysa taş çatlasa 150 yıllık bir tarihi var yüzme havuzlarının... Ya geçmişte alımlı bahçelerin bir köşesine kondurulan, içinde al renkli balıkların yüzdüğü, üzerinde nilüferlerin açtığı, suyu küçük bir fıskiye yoluyla değiştirilen güzelim süs havuzlarına ne oldu? Onlardan söz eden yok! Oysa nasıl hülyalı bir dünyanın parçasıydılar!
* * *
Jakuzi çağındayız, fıskiyenin yüzüne bakan yok! Şimdi Uzakdoğu'dan ithal zen su çarklarıyla meditasyon yapanlar bir fıskiyenin şırıltısının zihni nasıl dinlendirebileceğinden habersizler.
Yazının devamını okumak için tıklayın
