Ziya TÜRK


Kapıköy-Razi Sınır Kapısı niyahet açıldı

Kapıköy-Razi Sınır Kapısı niyahet açıldı



16 Nisan 2011 Cumartesi günü sabah saat 08.45’de özel araba ile yola çıktık, Kapıköy’e vardığımızda saat 09.45’i kilometre ise 100’ü gösteriyordu. Van’ın Özalp ve Saray ilçelerini geçerek gittiğimiz Kapıköy karayolu gayet güzel ve bakımlı. Şimdilik yolcu ve taşıt geçişine açılan kapının trafiğini kaldırabilecek durumda. Başlayan duble yol çalışmaları adeta kapının transit tır geçişine de açılacağının müjdecisi gibi.

Halkın yoğun ilgisi nedeniyle aracımızı parkedecek yer bulmakta sıkıntı çektik. Tören alanında basına ayrılan bölüme ise izdiham oluşturan kalabalığın arasından zorlanarak geçtik. Alandaki süslemeler ve halkın heyecanı adeta düğün ve bayram havasındaydı. Çünkü yılların özlemi ve hayali, günlük sohbetlerin konusu olan Kapıköy Sınır Kapısı bugün açılıyordu. Nihayet yetkililer geldi, konuşmalar yapıldı, pasta ve kurdela kesildi ve Kapıköy-Razi Sınır Kapısı yolcu ve taşıt  geçişine açıldı. Daha önce sadece demiryolu ile yolcu ve mal geçişi yapılan kapıdan bundan böyle taşıt ve yolcu geçişi de yapılacak. Hatta açılış töreninin hemen ardından 10 araçlık ilk taşıt ve yolcu geçişi de yapıldı.

Törene Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, İran Cumhurbaşkanı İkinci Yardımcısı Ali Aga Muhammedi, Van Valisi Münir Karaloğlu, Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu ve İkram Dinçer, Gümrük Müsteşarı Ziya Altunyıldız ve çok sayıda vatandaş katıldı.


BÖLGE VE DÜNYA İÇİN ÖNEMLİ MESAJLAR VERİLDİ

Van Valisi Münir Karaloğlu konuşmasında “Halkımızın özlemle yıllardır beklediği an bu gündür, iki ülke arasındaki sınırın ayıran değil birleştiren, üzen değil mutlu eden hatlar olmasını istiyoruz” dedi. Sınırda yaşayan halk karşılıklı olarak bir şekilde diyalog kuruyor. Türkiye’de İranlı gelinler, İran’da Türkiyeli gelinler var, akrabalık komşuluk kardeşlik ve ticari ilişkiler kapı olsa da olmasa da devam ediyor. Kapıların  dışında gelişen bu ilişkilerde ayrılıklar ve üzüntüler yaşanabiliyor. Umarım açılan kapı ile artık ayrılık ve üzüntüler son bulur.

Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasında “Sayın Başbakanımız ile İran Cumhurbaşkanı Sayın Ahmetdinejat arasındaki her görüşmenin gündem maddesi olan Kapıköy Razı Sınır Kapısını açıyoruz” , 'İki ülke arasında bulunan tarihin en eski sınırı olan bu kapıdan geçmişte çok deve kervanı geçti. Bu kervanlarda Fuzuli'nin, Firdevsi’nin, Hafızın, Yunus Emre'nin Melvna’nın dostluk şiirleri iki ülkenin insanlarını dostluk ve kardeşlik fikrinde buluşturdu, ortak bir kültür oluşturdu”,  Kapıköy Razi Sınır Kapısı Eylül ayında da transit tır geçişine açılacak. Böylece Vanlı ve Hoylu milletvekillerimizin sürekli gündeme geçirdikleri rüya gerçekleşmiş olacak”, “Bugüne kadar bu kapılar yüzünden değişik yollarla kaybettiğimiz kardeşlerimizi artık kaybetmeyeceğiz” , “Vanlı ve Hoylu kardeşlerim bu kapıları öylesine kullansınlar ki iki ülke halkı kaynaşsın ve bir ülke halkı gibi olsun“, “Toplam ticaret hacmimiz 10 milyar doları geçti. Ama hedef 30 milyar dolar”, “Buradan tüm dünyaya sesleniyorum. Türkiye ile İran ebediyete kadar kardeş ükle olarak yaşayacak.' şeklinde önemli mesajlar vardı.

Davutoğlu tarihten bu güne dost ve kardeş ülke, dost ve kardeş halklar olarak gelmemize vesile olan gönül sultanları tarafından gönüllerin kazanılması ile sağlanan diyalogların uzun ömürlü olduğuna dikkat çekti. Aslında Kapıköy-Razi Sınır Kapısı’nın açılması ile yeni bir şey yapılmıyordu. Tarihin en eski iletişim köprüsü olan bu kapı ile geçmişten gelen dostlukları derinleştirmek, kardeşliği pekiştirmek, imkanları ve fırsatları paylaşarak ortak zenginliği arttırmak hedefleniyordu. İlişkiler bu şekilde gelişmeye devam ederse Türkiye ve İran’ın müşterek olarak ortaya koyduğu 30 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini aşmak hayal değil.

Bölge milletvekilleri, özellikle de Kapıköy-Razi Sınır Kapısı’nın açılması için yoğun çaba sarfeden Kayhan Türkmenoğlu konuyu Başbakan ve hükümet nezdinde ne kadar güçlü dile getirmiş ki, Başbakan Erdoğan ile İran Devlet Başkanı Ahmedinejad arasındaki her görüşmede Kapıköy gündeme gelmiş. Kapıköy-Razi Sınır Kapısı’nın yolcu ve araç geçişine açılması ile gerçekleşmeye başlayan Vanlının hayali, Eylül ayında transit tır geçişine de açılması ile tamamlanmış olacak.

Davutoğlu’nun  “Böylece bu kapılar yüzünden değişik yollarla kaybettiğimiz kardeşlerimizi artık kaybetmeyeceğiz” şeklindeki sözü ile İran’ın Razi kentinden açılışa gelen 15 yaşındaki Ferhat Alizade’nin elinde tuttuğu “Sayın Bakanım 20 TL mazot için 50’den fazla insanımız öldü bir çok insanımız da sakat kaldı, Lütfen bir anlaşmaya varılsın, anaların yüreğine ateş yakılmasın” şeklinde mesajın yer aldığı pankart halkların isteği  ve hükümetlerin hedeflerinin buluştuğunu gösteriyor.

Davutoğlu’nun bir mesajı da İran ile Türkiye’nin arasını açmak isteyen uluslar arası camiaya oldu. Geçmişte manevi büyüklerin mesajları ile kurulan dostluk ve kardeşlik bağlarını ebediyete kadar sürdürmek istediğini belirten Davudoğlu’ndan sonra söz alan İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, “söylenebilecek her şey Sayın Davutoğlu tarafından söylendi, Davutoğlu’nun tüm istek ve düşünceleri İran’ın da istek ve düşüncesi” dedi. Bu da manevi önderlerin geçmişte gönülleri fethederek başlattığı yol göstericiliğin günümüzde de devam ettiğini gösteriyor.

MUHALEFET MÜZMİNLEŞMEKTEN KURTULMALI

Kapıköy-Razi Sınır Kapısı açılışının seçim yatırımı olduğu yönündeki iddiaların asılsız olduğunu söyleyen Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, “göstermelik seçim yatırımı yapmak  insanları kandırmaktır. Biz insanları kandırmanın günah olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bugüne kadar hiç göstermelik iş yapmadık, bundan sonra da yapmayacağız” diyerek iddiaları reddetti.

Yazıcının bu sözlerine katılmamak mümkün değil. Çünkü 2003 yılından beri bölgede yapılan sınır ticareti komite toplantılarının bir çoğuna katıldığım için biliyorum ki, Kapıköy-Razi sınır kapısının açılışı seçim yatırımı değil. Uzun soluklu bir çalışmanın ve diplomasinin, bölge milletvekilleri, sivil toplum örgütleri, Van medyası ve Van Valiliğinin kararlı duruşunun bir sonucu olarak Kapıköy-Razi Sınır Kapısı yolcu ve taşıt geçişlerine açıldı.

Yapılan çalışmaları takip edip bilgi sahibi olmak yerine, uzaktan laf üretip yapılanları karalamayı bir marifet sayması Türkiye’deki muhalefetin açmazı. Muhalefet halkın gündemini kendine gündem yapmak yerine, suni gündemler ile halkın karşısına çıkmaktan vazgeçmeli. Aksi halde muhalefetin kadrolu muhalefet olarak siyasi hayatımızdaki yerini sürdüreceğini söylemek kehanet olmaz.

Kapıköy-Razi Sınır Kapısı’nın açılışından sonra İran tarafına geçtik, oradaki konuşmaların ardından yapılan modern yolcu bekleme salonları ve tesisler gezildi. Kapının her iki tarafında da açılan mağazalar belki de açıldığından beri ilk kez bu kadar alışveriş yaptı. Mağazalar alışveriş yapmak isteyenlerle dolup taştı. Umarım kapı Davutoğlu’nun da dediği gibi, zihinlere, gönüllere ve ortak ideallere açılan, dostluğun, kardeşliğin ve zenginliğin geçiş noktası olur.

AÇILIŞTA İSTENMEYEN GÖRÜNTÜLER VE GELİŞMELER

Yoğun güvenlik önlemlerinin dikkat çektiği tören alanına Bakanlar, Davutoğlu, Yazıcı, Ekber Salihi ve diğer yetkililer helikopterle geldi.Her iki tarafın gümrük alanı açılış için adeta düğün ve bayram havasında hazırlanmıştı. Yine alan Türkiye ve İran’dan gelen resmi davetliler ve halk tarafından doldurulmuştu. Ancak helikopter iniş alanının toprak zemini düzeltilmiş, sadece helikopterin yerle temas edeceği alana taş döşenmiş, onun dışındaki toprak alanın açıkta olması nedeniyle  iniş yapan helikopterler yerdeki tozu ve çöpleri havaya uçurdu. Gökyüzünü kaplayan toz, toprak ve çöp bulutu düğüne bayrama gelir gibi giyinen misafirlerin ve bayram yeri gibi hazırlanan tören alanının üzerine yağdı. Tören öncesi ve sonrası yaşanan bu manzara tören organizasyonunun yanlış planlaması ile oluşan ve açılışın istenmeyen görüntüsü olarak zihinlerdeki yerini aldı…

Açılışın bir başka eksik veya hatalı yönü ise, her iki ülke bakanlarının, üst düzey temsilcilerinin ve halkının katılacağı böyle önemli uluslararası bir organizasyonda güvenlik için mesleğinde acemi polislerin görevlendirilmesi. Toplumu itip kakarak yönlendirmeye çalışan acemi veya toplumu potansiyel suçlu kendisini de rambo zanneden polislerin neden olduğu gerginliği, mesleki tecrübesi olan polislerin tatlı dili ile yatıştırması polisin kendisini bir kez daha gözden geçirmesini anlatan önemli bir ipucu.

Polisin anlamsız ve gereksiz sert tutumuna tepki gösteren halkı yatıştırmak için spikerin “Değerli davetliler lütfen sakin olun, bakın burada yabancı misafirlerimiz var, bize yakışmıyor” şeklinde mikrofondan yaptığı anons ise gerginliği sağır sultana dahi duyurdu. Buradan da anlaşılıyor ki spiker tören alanındaki İranlıların önembi bir bölümünün Türkçe bildiğini bilmiyor. Çünkü böyle durumlar anonsla değil, hatırlı kişilerin olaya tatlı dilli müdahalesi ile önlenir… Hatta güvenlik sağlamak için elini değil tatlı dilini kullanma alışkanlığı olan tecrübeli polislerin görevlendirilmesi halinde gerginlik dahi yaşanmaz. Uzun sözün kısası polis eylemciler ile tören misafirlerinin farkının farkında olmalı, sapla saman karıştırılmamalı…