Naif KARABATAK


Kahve Telvesi ve Savarona Baskını

Kahve Telvesi ve Savarona Baskını


28 Mart 1931’de denize indiğinde, aradan geçen 79 yıl boyunca hep “ünlü” olacağını bilmezdi yaşlı ve lüks Savarona…
 
Cumhuriyetin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamının son demlerinde kullanmasıyla ünlenen Savarona, son günlerde farklı bir şekilde ünlendi. Birkaç kez “fuhuş operasyonu” ile gündeme gelen Savarona, aynı zamanda dünyanın en büyük yatı olarak denize indi. Aradan 79 yıl geçmesine rağmen halen dünyanın en büyük yatı olarak biliniyor.
 
Savarona yatında fuhuş yapılmış olması beni çok şaşırtmadı, ilgi alanıma giren bir konuda değil doğrusu ama ilgi alanına girenler var, hem de pek çok…
 
Bir dönem Atatürk kullanınca, devletin satın aldığı ve Cumhurbaşkanına tahsis ettiği yat, her nedense Kahraman Sadıkoğlu adlı işadamına 49 yıllığına kiraya verilmiş.
 
Halen “en lüks” sayılan yatta fuhuş yapıldığı yetmiyormuş gibi, gencecik kızların zorla fuhşa teşvik edildiği bir mekân da aynı zamanda…
 
Haberin detayına pek girmek istemiyorum, bu ülkede kadın tacirlerinin ne iğrençlikler yapabileceğini her gün gazetelerde, televizyonlarda görüyoruz…
 
O nedenle kiraya verilen lüks bir yatta fuhuş yaptırılması o kadar da acayip değil…
 
Acayip olansa o yatın neden kirada olduğu, neden fuhuş tacirlerinin eline düştüğüdür…
 
Oysa hepiniz çok iyi biliyorsunuz ki, özellikle katı laiklerin, kendisini Atatürkçü görenlerin, hatta Atatürk’ten nemalanmak için dernek kurup, birçok ucube şeyleri pazarlayanların hassasiyetleri var…
 
Her şeyden önemlisi, bir ülkenin cumhurbaşkanına karşı taşınması gereken hassasiyetler var…
 
Bir de ipin ucunun kaçırıldığı yerler var…
 
***
 
Atatürk, hayatı boyunca yurt dışı seyahati yapmamış…
 
Ülke içinde de gittiği il sayısı çok değil…
 
Belki de bunun için o kentlerde “Atatürk’ün ziyaret ettiği” zaman “yıldönümü” olarak çeşitli etkinliklerle kutlanır. Aradan çok uzun yıllar geçmesine rağmen, halen kutlanması, halen aynı tür etkinlikler yapılması nasıl bir duygu doğrusu bilemiyorum.
 
Sadece bu değil, Atatürk’ün içilmiş sigarası, tütün tabakası, içki kadehi, hatta hatta kahve içtiği fincanda bıraktığı telveyi bile gözü gibi saklayan Atatürk sadıkları var…
 
Ama yatı orta yerde…
 
Her konuşması, her hareketi, her gittiği yer, her kullandığı eşya, giydiği kıyafet, başını okşadığı çocuk, gözü gibi baktığı yetimler.. hepsi ama hepsi çok önemli.
 
Onun döneminde yaşayan ama hiçbir özelliği olmayanlar bile sırf onun yakınında olduğu için “değerli” bilinenler var…
 
Ama yatında fuhuş yapılıyor…
 
Atatürkçülerin yüreği cız etmiyor…
 
Kendisini Kemalist ideolojiye adadığını söyleyenler rahatsız olmuyor…
 
Acaba o yatta teravih namazı kılınsaydı veya iftar yemeği verilseydi aynı kesimin tepkisi ne olurdu diye de doğrusu çok merak ediyorum…
 
Kuru kuruya Atatürk severler, ya da menfaati nedeniyle Atatürk’ü maske yapanların “hatırasına saygı” duyacaklarını sanmıyorum.
 
Sadece halka karşı olan girişimlerde Atatürk’ü kalkan yaparak, kendi emellerine alet ettikleri artık gün gibi aşikar…
 
İlginçtir ama “Terör örgütü” suçlamasıyla yargı önüne çıkanlar da Atatürk’ün arkasına sığınıyor, demokrasi istemeyenler de, anayasayı değiştirmeyi sindiremeyenler de, darbeleri çıkar yol olarak görenler de…
 
Ama bir kesim daha var…
 
Sırf bu Cumhuriyeti kurdu diye, sırf Kurtuluş Savaşı başta olmak üzere katıldığı savaştaki kahramanlıkları nedeniyle, sırf bu ülkenin cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturdu diye “önemli” ve “değerli” görenler var…
 
İşte Atatürk’ün hatırasını koruyanlar da bunlardır…
 
Yoksa Savarona’nın fuhuş tacirlerinin elinde olması birilerini rahatsız ederdi…
 
Ne acı ki, rahatsız olanlar, Atatürkçü olduklarını her fırsatta söyleyenlerin suçladıkları kesim oldu…
 
***
 
Şimdi gözler Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da…
 
49 yıllığına kiralanan yat, bakanlığa alınarak kültür turizmine de açılabilir, müze de yapılabilinir, çok daha başka güzel işlerde de kullanılabilinir…
 
Ama o yat, 18 yaşından küçük kızların, iğrenç bedenlere sunulması için “Atatürk’ün kalkan yapılması” iğrençlikten de öte bir şey…
 
Kahve telvesi çoktan kurudu ama bu iğrençlikler devam edip gidiyor, neredesiniz Kemalistler…
 
Not: Yazım bittikten sonra Kültür ve Turizm bakanı Ertuğrul Günay’ın Maliye Bakanlığının yaptırdığı sözleşmenin feshedilerek, Savarona’yı müze yapacağını açıklaması ajanslara düştü. Çok yerinde bir karar, kutluyorum.

Naif Karabatak
30 Eylül 2010