Süleyman AKDOĞAN


Huzur Toplantısı

Huzur Toplantısı


Bu toplantı Erzurum’da yapılır.
Katılımcıların hepsi maşallah okumuş adamlar.
Niyet iyi. “Nasıl toplumsal huzura kavuşuruzun” yanıtı aranır.
Belli ki, huzur masal ülkelerine kaçmış.
Nasıl buluruz, nasıl buluruz?
Biri çıkar der ki, çocuklar şiddete meyilli, kendi içindeki şiddete meyilden habersiz.
Aile, çevre diye sebepleri sayarken “suç pastası”ndaki nasibinden bihaber.
Konuya ışık tutsun diye onca makale yazılmış, pastalı, börekli toplantılar yapılmış ama nafile.
Azizim mesele derin der diğeri.
Çocuklar kavga ediyor.
Hatta, döner bıçağı bile kullanıyor. Sanki, bıçağı çocuklar yapmış.
Çocuklar hırsız.
Maya bozuk.
Anne ne kadar kültürlü olursa çocuk da o kadar kültürlü olur.
Katranı kaynatmakla olmuyor ki şeker.
Bunların kaldığı evler yıkılsın.
Meseleye biraz modernlik katılsın diye farklı ülkelerden örnek verilir:
Mesela, İngilizler işin içinden çıkamayıp şiddet uygulamaya karar vermişler. Ama, şiddetin dozuna bir ayar vermeye çalışıyorlarmış.
Mesela, Arjantin, Brezilya suçlu çocuklara nasıl şiddet uygulayalım diye tartışıyorlarmış.
Bunu da beyefendi okumuş, kafadan atmıyormuş.
Hatta, Brezilya’da sokak çocuklarını yok etmek için örgüt bile kurulmuş.
Eh ne yapalım, ne yapalım?
Bakın elimizde referansta var.
Tıp da bu kadar gelişmişken, bakın yüz nakli de yapılıyor.
Nasıl diyeceğimi bilemiyorum, siz kusura bakmayın.
Gelin, bir gen haritası çıkaralım, çocuk doğduktan sonra analiz yapılsın.
Zaten o yaşlarda vatana millete zararlı olup olmadığı belli olur.
Eğer zararlıysa, o çocukları yürümeden yok edelim.

Gülüşülür, bu bağnazlık derecesindeki fikirlere.

Neyse ki, kötünün olduğu her yerde bir iyi vardır . Yiğitçe, tepkisini koyar ortaya birileri.

Ve “Huzur Toplantısı” biter.

Bu kültürlü (!) kimsenin saygıya değer annesi sen kusuruma bakma, senin ellerinden öpüyorum.
Bunda senin suçun yok , bunu bütün kalbimle söylüyorum. Bildiğim kaynaklar bana bunu anlatır. Hz. Nuh ve oğlu. Hz. İbrahim ve babası.
“Aydın” oğlunun bu kadar kararacağını bilemezdin sen.
O zamanlar gen haritası çıkartılamazdı, çıkartılsa bile senin gönlün buna razı olmazdı.
O da çocuğuna yapılmasını istemez.
Ben hiç kimseye yapılmasını istemem, isteyemem.
Dilerim ki, o da konuştuklarının hata olduğunu anlar. Sokaktan bir çocuk da o kazanır.