Süleyman AKDOĞAN


Hayatımız Sınav

Hayatımız Sınav


            Her çocuğu, kendilerinin gaz sancılarından kaynaklı durmak bilmeyen ağlamalarıyla bizleri sabır sınavına sokmalarından mı, yoksa hemen her anımızda duyduğumuz “hayat bir sınavdır” sözünü kendimizce farklı yorumlamamızdan mıdır bilmem sınav müptelası etmeye adeta yeminli bir eğitim sistemimiz var. Birinci alternatifin her ana babanın vicdan, merhamet sahibi olduğundan hareketle saçma bulduğumu şimdiden itiraf edeyim. İkincisi için ise, kardeşim bunca insan bir şeyi yanlış mı yorumlar, bu ne deli saçması gibi tepkilerinize diyecek bir lafım yok. Ancak,  siz değerli okurların, aşağıda bahsedeceklerime ilişkin görüşlerini merak ederim.
            Son dönemde biri dershaneci (D) diğeri halı saha maçlarından (H) tanıdığım iki arkadaşım arasındaki diyalogla başlamak isterim. Teyze oğlu olan iki arkadaştan, H yaklaşık on yıl önce evlenmiştir.
D: Senin çocuk kaça gidiyor.
H: 8
D: Ya o zaman onu bizim dershanede denemeye alalım.
H: Tamam. Ne zaman?
Gün söylenir H çocuğu ve hanımıyla birlikte dershaneye gider. Denemenin yapılacağı sınıfa girerler ki 8. sınıfta olan diğer çocuklar epey büyük görünür. Tabii durumu yenge hanım fark eder. Durum karşısında hep beraber gülüşülür. Çocuğu alırlar ve çıkarlar.  
           
Bu olayı yorumlarınıza bırakırken, ben kendi adıma ülkemizde sayısı milyonlara ulaşan çocuklarımızın aldığı eğitim için üzülmekten kendimi alamadım/alamıyorum. Eğitim sistemi tarafından, daha ilköğretim 8. ( daha yakın zamana kadar 6. ve 7. sonlarında yapılıyordu.) sınıfta çoktan seçmeli sınava tabii tutulan öğrenciler maalesef belki okuma yazmayı bile öğrenemeden soru çözmeye başlatılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilköğretim 1,2,3. sınıflarındaki öğrenciler için sınav yapılmasını dahi uygun görmeyen yönetmeliği SBS sınavı yüzünden gerek aileler, gerekse öğretmenler tarafından bırakın sınav yapmayı, SBS’ye yönelik test çözümü öğretilmeye çalışılarak ihlal edilmekte. Bu gün kırtasiyelerde satılan, MEB kitaplarına destek amaçlı basılan kitaplarının bir çoğu ilköğretim 1. sınıf için bile  test soruları içermekte. Bu maksatla kurulmuş online siteleri bile var.  Kitapları yayınlayanlar, bu kitapları tavsiye eden öğretmenler ve yediğinden içtiğinden kısarak bunları alan aileler daha en başında çocukları analitik düşünmeden, sorgulayıcı olmaktan uzak tutan bir hal içine atmaktadırlar.
 
Başlangıçta 1 yanlış 1 doğru, sonra 2 yanlış 1 doğru, SBS sınavında 3 yanlış 1 doğru, YGS, LYS ve diğer sınavlarda 4 yanlış 1 doğru şeklinde, doğrudan çok yanlıştan bahseden bir mantık ve zihniyetle çocuklarımızı hangi limanlara vardırmak istediğimizin farkında mıyız? Öğrenmenin verdiği hazzı bile alamadan sınava odaklı bir eğitim anlayışı bizi nereye taşıyacağını biliyor muyuz? 
 
4 yalan bir gerçek üzerine dayalı eğitim sistemi, soruları hazırlayan, onları çözmeye çalışan öğrenci için zaman kaybı değil midir? Ülkenin beyin sermayesi maalesef heba edilmektedir. Tamamı çoktan seçmeli sorulardan oluşmuş, 4 doğru 1 yanlışın olduğu 500 sayfalık bir kitap düşünün, 400 sayfası yalan. Bu kitap için kesilen ağaca yazık değil mi? Ya o ağaçtan istifade eden kuşlar, börtü böcek?
 
 
SBS , LYS, YGS, KPSS, ÜDS, KPDS, TUS, MTS gibi sınavlarla hayatı kendimize sınay yaptık. Elemekten öte hiçbir işe yaramayan, daima stres ve daima kaybedenlerin olduğu bu sınav sistemi devam ettikçe, ithal dana, öğretmen ile başlayan “ithal furyası” ithal berber, ithal marangoz, ithal çoban ile devam edecektir. Kısa vadede kimilerini eleyerek zaman kazandığımızı zannettiğimiz bu uygulama uzun vadede işsiz sözde eğitilmiş insan yığınlarına dönüşecektir.  
SBS , LYS, YGS, KPSS, ÜDS, KPDS, TUS, MTS belki kimilerine dünyayı kazandırıyor ama hiç kimseye gerçek sınavı kazandırmaz.