Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, çevremizde gülen yüzlere neredeyse hasret kaldık.
Herkeste bir koşuşturmaca, yüzlerde bir şeye yetişememenin, bir işi yapamamanın telaşı…
İnsanlar sanki burnundan soluyor.
Dokunacak olursanız kabak her an başınıza patlayacak.
Bütün hıncını sizden çıkaracak.
Bunun yanında çok az da olsa gülen yüzler görmüyor değiliz.
Gülümseyen yüzler görünce çok mutlu oluyor, bunu kendisiyle paylaşıyor ve güler yüzünden dolayı kendisine teşekkür ediyorum.
Teknolojik gelişmeler sonucu neredeyse hepimiz robota döndük.
Tüm hayatımız programlanmış gibi.
Belli saatte yataktan kalkar, belli saate yemek yer, belli saatlerde dinlenir, belli saatte işe yetişmek için zamanla yarışırız.
İş yerinin stresi ise hayatımızın nasıl değiştiğinin farkına bile varamayız.
Hele buna bir de ekonomik sorunlarımız eklenirse bırakın gülümsemeyi, stresimizi aile efradına ve çevremize de bulaştırırız.
Basit bir gülümsemenin nelere kadir olduğunu bir bilebilsek hayatımız tamamen değişir, huzurlu ve mutlu bir toplum oluruz.
Mutluluğumuz sevdiklerimize ve çevremize de yansır.
Stres toplumundan mutlu insanlar toplumuna dönüşürüz.
Gülümsemenin, sevginin ve insan olmanın anahtarı olduğunu bir bilebilsek küçük bir gülümseme ile eve huzur getireceğimizi, iş yerinde başarılı olacağımızı bilebilsek…
Bir gülümseme ile ümitsiz olana ümit, neşe ve hayat bahşedeceğimizi bir bilebilsek.
Bir gülümsemeyle sevgi köprülerini sağlamlaştırabileceğimizi bir bilebilsek…
Bir gülümsemeyle gülümsemeyi unutanları gülümsetebileceğimizi bir bilebilsek dünya bambaşka bir dünya olurdu.
Küçük bir gülümsemenin bazen bir hayat kurtarabileceğini hatta savaşları bile önleyebileceğini bir bilebilsek…
Gülen yüzünüzde güller açması dileğiyle kalın sağlıcakla.
08.09.2016
Gürbüz Battal