Sizlere ABD'den sesleneceğim. Her ne kadar ABD'de yaşasam da gönlüm hep Anadolu'da. Yazları kısa süreliğine aile, eş, dost ve akraba ziyaretleri eğlenceli ve zihnen doyurucu ama yetersiz zira gurbetlik hep insanın içinde!
Gurbeti bir nebze azalttığı için İnernet'e teşekkür etmeli diye düşünüyorum. Bakın İnternet sayesinde Dogurehberi.com'da yazma şansı buldum ve sizlerle, izin verirseniz, aklıma düşenleri paylaşma fırsatım olacak.
Sıklıkla yazdığım konuların başında toplum sağlığına ait güncel konuları paylaşmak gelir çünkü bu konuda eğitimliyim.
Bazen yolculuklarımı anlatırım. Yıl içinde yaptığım iş ya da turizm amaçlı gezileri toplarsam 6-7 kere, her biri en az bir haftalık, yeryüzünün değişik yerlerine yapılmış yolculuklardır. Farklı kültürleri tanıtmam umarım sizlerin de hoşuna gider.
Okuduğum kitaplara ait düşüncelerimi aktarmak da severek kaleme aldığım yazılar arasındadır. Ayrıca insan hayatını kolaylaştıran ve anlamlandıran konularda dünya ile insan ilişkilerini gündeme getirmeye çalışacağım.
Takdir edersiniz ki Türkiye'de birçok şey hızla değişiyor. Bunu yaz tatillerinde kolayca görmem mümkün. Hatta her Türkiye ziyaretim sonrasında kültür şoku yaşıyorum diyebilirim. Birçok değişiklik iyi yönde ama hepsi değil. Gördüğüm yenilik ve değişiklikleri dışarıdan birinin gözüyle paylaşırsam sizlerin de ilgisini çekebileceğini sanıyorum.
Türkiye'de değişmeyen birşey var ki o da çay keyfi! Günün her saatinde yapılabilen çay keyfi; hiç değişmesin! Anlayacağınız gibi Türk çayı benim için çok önemli. Çayı simitle severim. Çayı simit ve beyaz peynirle çok severim. Eğer çay odun kömürlü semaverde demlenmişse en lüksünden keyif töreni yaşarım!
Taze demlenmiş mis kokulu bir bardak çay tadında bir gününüz olsun!
