Sabiha DOĞAN


Erkek, neden şiddet uygular?

Erkek, neden şiddet uygular?




“Erkekler neden şiddet uygular, bu bir hastalık hali midir, tedavisi var mıdır” gibi sorular sıkça sorulmuş ve sorulmaya da devam edecek gibidir. Ayrıca son yıllarda artan boşanmaların büyük kısmında gerekçe olarak şiddetin gösterilmesi konunun detaylı incelenmesini zorunlu kılmakta.



Şiddete ilişkin ilk sorgulamalarda yapılan “Şimdiye kadar şiddet var mıydı, bir anda mı patlak verdi,” tartışmaları son araştırmalarla biraz netlik kazanmış durumda. Evet, şiddet ortaya bir anda çıkmasa da son zamanlarda arttığı kesin. Hatta, işi eskiye götürme açısından biraz abartıp arkeolojik buluntulara dayanarak söylemek istersem, o zaman kadına yönelik şiddeti 3000 yıl öncesine kadar da götürebilirim.



Şiddetin neden arttığına gelince öncelikle, günümüzde şiddetin tanımının artık değişmiş olmasını en önemli neden olarak gösterebiliriz. Eskinin sadece kaba güce dayalı eyleminin şiddet olarak değerlendirilmesinin üstünden çok zaman geçti. Artık şiddetin ekonomik olanı da, cinsel ve sözel olanı da var. Şiddetin kapsamı böyle genişleyince şiddet mağdurlarının ve suçlularının artması da kaçınılmaz olacaktı tabii.



Böyle bir tasnife ihtiyaç duyulduğunu savunsam da biraz abartıldığını da söylemek durumundayım. Bu bir çelişki gibi gelmesin, kimsenin eşler arasındaki masum çekişmeleri, küsmeleri, didişmeleri -moda deyimle- trip atmaları tamamen şiddet bağlamında ele alacağını düşünmüyorum açıkçası.



Eşlerin arada bir küsmeleri, sınırı aşmadan tartışmaları, naz-niyaz yapmaları aslında evlilikteki monotonluluğu kıracak, yaşanan mutlulukların farkına varmalarını sağlayacak ve uzun vadede suskunluktan ve sessizlikten kaynaklanan patlamaları önlemiş olacaktır…



Şiddetle ilgili araştırmalara bakacak olursak; en fazla şiddet uygulayan erkeklerin köy-kasabadan kente göçmüş ama modern hayata uyum sağlayamamış erkekler olduğunu görürüz. Şehir hayatına erkeklerden daha çabuk intibak eden kadınlarla erkekler arasındaki çatışma, şiddetin ilk nedeni gibidir.



Burada sadece karı koca arasındaki şiddetten değil, evin düzenini tehdit edici davranış içerisine giren kız çocuklarına yönelik şiddetten de bahsetmemiz gerekir. Erkeğin, özellikle ailenin namusunu koruma, birliğini sürdürme endişesi çoğu kez şiddetin her çeşidi olarak ortaya çıkmaktadır.



Ayrıca; kadının şehirli yaşam biçimine alışması, düşüncesinde oluşan  değişiklikler kocasıyla fikir ayrılığı doğurur. Bu çetrefil sorunla başa çıkamayan, kendisini de dönüştüremeyen erkek için şiddet, bir çözüm gibi görünür. Ancak hem kültürel ve ekonomik anlamda hissettiği yetersizlik duygusu hem de değişime direnen yönü gelenekle modernlik arasında sıkışmış düşünce dünyasının bulduğu çözüm, yeni sorunların başlamasına yol açacaktır.



Şiddetin en az köy/kasabalarda görülmesi bu sorunun eğitimle çözümleneceğine inananlar için şaşırtıcı olsa da buradaki engelleyici mekanizmanın farklı çalıştığını söylemek lazım. Öncelikle dar bir çevrede yaşamanın getirdiği toplumsal baskının suç işlemeyi azaltıcı etkisinden, toplumsal ve ailesel düzenin yerleşikliğinin olumlu etkisinden söz etmek mümkün...

 

Erkeklerin kadınlara şiddet uygulama sebeplerine baktığımızda kıskançlık, reddedilme, otorite kurma veya mevcut otoriteyi pekiştirme, kaybetme korkusu, eşinin boşanmasını engelleme, değersizlik duygusunu bu yolla aşmaya çalışma, toplumda kabul görmediğini düşünme gibi sebepler sıralanmaktadır. Somut olmaktan uzak, soyut gerekçeler arkasına sığınmıştır şiddet; bedenden değil psikolojiden beslenmektedir aslında…



Kimi zaman saldırının olduğu gibi kimi zaman da korkunun, savunmanın, teyakkuzda bulunmanın erkeklik gücüne dönüşmüş şeklidir gizlide. Sahip olunan fiziksel gücün, yaşanan acziyet, psikolojik yetersizlik, çözümsüzlük gibi durumlarda atağa geçen halidir. Tüm bunlar şiddeti meşru ya da doğru yapar mı, elbette değil…



Şiddetin sebeplerine baktığımızda aslında gördüğümüz koca bir erkek yalnızlığından başka bir şey değildir. Var olan bir sorunla başka türlü baş edilemediği, çöz-ümlen-emediği, çıkış yolu bulunamadığı bir noktada fiziksel üstünlüğün devreye girerek; bastırma, yok sayma, sindirme yoluyla kendince bunları aşmaya yahut rahatlama mekanizması kurmaya çalışmasının diğer adıdır...







twitter.com/sabihadogann



kadınhaberleri