Fatoş ŞİMŞEK


Çok Eşlilik ve Çok Eşliliğe Özendirmek

Çok Eşlilik ve Çok Eşliliğe Özendirmek


Eğer toplum figürlerinden birine “Eşin başka bir kadınla ilişkisi olduğunu söylese onu kabul eder misin'' sorusu yöneltilmişse ve bu kişi 'kabul ederim' yanıtını vermişse bu resimde bir yanlışlık var mıdır?

Bence vardır! Neden derseniz:

1.        Aldatma ve sadakatsizlik özendirilmiş olur.

2.        İhanetle birlikte çok eşlilik çekici kılınmış olur.

3.        Evlilik iki kişi arasında bir taahhüttür. Çokeşlilik halinde evlilik anlaşması ihlal edilmiş olur.

4.        Evlilikte anlaşmak iki kişi arasında bile zor iken; üçüncü, dördüncü, beşinci kişilerin katılmasıyla iyice karmaşık bir hal alır.

5.        Yeni ilişkiler yeni tohumlar demektir. Zaten kalabalık olan dünya nüfusuna yeni boğazlar eklemek anlamına gelir.

6.        Demografik açıdan bakıldığında bir erkeğe düşen kadın sayısı doğal orantıyı değiştirir.

7.        Sokaktaki insana soracak olursanız, yani çoğunluğa göre, çok eşlilik demek dominant erkek demektir. Özellikle dindar erkeklerin, açık veya gizli, genç kızlara olan düşkünlüğü demektir. Çoğu kez zorlama içerir. Unutmayın, kötü insanlar içinde en kötüsü de dindar kötü insandır.

8.        Bir erkek ve birden çok kadının olduğu ortam kıskançlık, kavga, gürültü ve şiddet içerir.

9.        İnsanın temel ihtiyaçları olan ilgi, tensellik, sohbet, dürüstlük ve açıklık gibi ihtiyaçlar tam olarak giderilemez.

10.      Bütün çok eşli ilişkilerde kadın aşağılanır.

11.      Gerçek aşk ve sevgi sadece iki kişi arasında yaşanabilir.

12.      Çok eşliliğin özendirildiği düşüncesiyle birlikte şu soru rahatlıkla sorulabilir: Çok eşlilik normal de eşcinsellik anormal mi?

13.      Şu soru da anti-tez olarak getirilebilir: Erkeğin çok eşlilik istemesi normal de kadının, bol erkekli bir ilişki, istemesi anormal mi?

Söylediklerim medeni kanun önünde kabul edilmiş, sağduyunun da onayladığı gerçeklerdir. Elbette işin bir de dini boyutu vardır. Malesef toplumda din konusunda objektif bilgi eksikliği olduğundan, şahsi görüş, düşünce ve istekler din gibi sunularak kabul görmesi beklenmektedir.

Oysa din; savaşlar, afetler ve yokluklar gibi nedenlerle bozulan erkek kadın nüfus dengesi ve maddi imkansızlıklar nedeniyle, gerek mağduriyet yaşayan kadınların sahipsiz kalmaması, gerekse erkeklerin eşlerinin üzerine metres tutmaması ve aile bütünlüğünün korunması, dünyaya gelecek çocukların nesebinin (yani soyunun) bilinmesi, için çok eşliliğe sınırlı bir yeşil ışık yakmış ancak önüne de bazı şartlar koymuş.

Dinin çok eşliliğin önüne koyduğu şartların en başında gelen ise eşler arasında gerek ihtiyaçlarını karşılamada gerekse sevgide ve ilgide adil olma şartı. Adil olunmaması halinde kul hakkının söz konusu olduğunu belirtiyor ve bu nedenle de çok eşlilik önerilmiyor. Yani ruhsat var ama tavsiye yok! “İnancım gereği çok eşlilik yapıyorum” diyen bir kimse sadece dizginleyemediği egolarını tatmin için çok eşli evlilik yapıyordur. Bu insanlara oruç tutması, ibadet ve hayır işleri yapması önerilir.

Kendisine dahi dürüst ve adil olamayan günümüz insanının çok eşli evlilikleri huzur ve mutluluktan daha çok hüzün, gözyaşı ve acı üretir. Dolayısıyla hiç kimsenin böyle bir sonucu benimseme ve topluma önerme lüksü olamaz. Buna ne insan aklı ve vicdanı, ne de inançlarımız asla müsade etmez.

Okuyucuya Not: Bu yazının maddeler halindeki ilk kısmı Fatoş Şimşek tarafından yazılmış, Ziya Türk tarafından edit edilmiştir. Dini yönden irdelenen maddelerden sonra gelen ikinci kısmı ise Ziya Türk tarafından yazılmıştır.