Naif KARABATAK


CHP’lilere 6 Soru

CHP’lilere 6 Soru


Okuyucularımın tepkisini çok ama çok önemseyenlerdenim. Hakaret ve küfür olmadığı müddetçe verilen her olumlu-olumsuz tepkiyi dikkate alır, cevap da veririm.
 
Ziraat Mühendisi olan bir okurum “Siz böyle yanlı siyaset yapmaya devam edin bakalım. Bir gün sizle de böyle dalgalar geçilir elbet. Kemal beyle dalga geçiyorsunuz ama unutmayın ben de bir gün sizinle dalga geçeceğim. Taraf tutmayın, yazarsanız yazarlığınızı bilin yalakalık Türk adamına yakışmaz.” demiş…
 
Doğrusu CHP’yle veya onun genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla bugüne kadar hiçbir zaman dalga geçtiğimi hatırlamıyorum. İroni yapmış olabilir miyim acaba?
 
Belki de “Kemal bey” dememe kızılmıştır diye düşündüm ama okurumuz da notunda “Kemal bey” ifadesini kullanmış.
 
Hayatım boyunca “yalakalar”dan iğrendiğimden “yalakalık” bölümünü geçiyorum. Ayrıca, “Türk adamına yakışmaz” değil, hiçbir millete, hiçbir ırka, hiçbir dine yakışmaz. Bir başka deyişle de yalakalığı, sadece yalaka olanlar ve yalakalık yapılanlar sever…
 
Geçiyorum…
 
***
 
CHP’de bugünlerde anket heyecanı var…
 
Milletvekilleri, altı soruluk anketten çıkacak sonuca göre kurultaya gidip gitmeyeceklerine karar verecekler…
 
Yani demokratik bir yol…
 
Ama kazın ayağı her zaman öyle olmuyor…
 
6 soruyu cevaplamak için uzman olmak gerekiyor. Birine vereceğiniz cevap, diğerini hükümsüz bırakabiliyor.
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay konusundaki kararını milletvekillerinin dolduracağı ankete göre verecekmiş. Daha önce il başkanlarına dağıtılan anket formunun bu kez milletvekillerine dağıtılmasına karar verilmiş.
 
Ankette milletvekillerinin kurultay isteyip istemedikleri sorulacakmış…
 
Bir kısmı “istiyorum” diyecek, bir kısmı da “istemiyorum” diye cevap verecek…
 
Hemen sonra kurultay isteyenler ve istemeyenlere “genel başkan seçimi” isteyip istemedikleri sorulacak…
 
Yani “kurultay istiyorum ama genel başkan kalsın” diye cevap verenler çıkacak…
 
Ya da “kurultay da istiyorum, genel başkanı da değişsin diyorum” diyecekler…
 
Belki de “bu soruyu geçiniz” şıkkı olmadığından, “kurultay istemiyorum, genel başkan değişsin” diye cevap verenler bulunacak…
 
Hani CHP buna alışkın…
 
Atanır, olur biter…
 
Sonra tüzük değişikliği isteyip, istemedikleri sorulacak…
 
Genel kurul da olsun, genel başkan da değişsin, tüzük de yenilensin” diyenler olabileceği gibi, “genel kurul yapılmasın, tüzük değişsin, genel başkan değişmesin” gibi farklı farklı cevap verenler bulunacak…
 
Ya da “hiçbir şey değişmesin, her şey yerli yerinde kalsın” diye 70 yıldır yapılmayanın devamını isteyenler de olacak…
 
Değişimden korkanlar…
 
Yeniliği sindiremeyenler…
 
Anket soruları çetrefilli, her türlü yoruma açık ama demokratik de…
 
Bir kere anketi cevaplayanın kim olduğu belli değil, yani isimler gizli…
 
Islak imza da yok, çentik atarak “bu benim ha!” diye işaret koymak da yok…
 
Yazı karakterinden tanıdın, tanıdın, yoksa kimin ne cevap vereceği belli olmayacak…
 
CHP bir kurultaya gitmek için 6 sorunun cevabını arıyor; tıpkı 6 ok gibi…
 
Altı okun her birine atfettikleri değere sadık kalınıp, kalınmadığını da sorgulamıyorlar…
 
Mesela “halkçılık”…
 
CHP ne kadar halkçı?
 
Diğer değerlerini de sorgulayabilirler…
 
Cevap aranacaksa soru çok, bir kelime bir işlemden çok daha fazla, “Kelime Oyunu”ndan çok daha zengin…
 
Mesela bugünlerde Merhum hâkim Safa Mutlu’nun yakınları da Kemal beye soruyor; “Hakim katilinin mezarını ziyaret ettiniz, sizi neden mağdur olan hakimin mezarında göremedik?
 
(Burada yeni nesil için not düşeyim. Gerçekten de büyük bir sanatçı olan Yılmaz Güney, sanatı, sanatçı kişiliği, gördüğü zulüm, çektiği işkence veya başka bir şey için katil olmamıştı. 1974 yılında Adana’nın Yumurtalık ilçesinde, gazinoda film çekimi yapılıyordu. Çekimi izleyenler arasında Yumurtalık Hâkimi Safa Mutlu ve eşi de vardı. Güney, gazino sahibine “gerçek mermilerle” atış yapmak istediğini söylemiş, gazino sahibi de aynı zamanda savcılığa da bakan hâkimin izin vermesi gerektiğini belirtmişti. Hâkim Mutlu da güvenlik gerekçesiyle buna izin vermemişti.
 
Yılmaz Güney, “ben kralım, atış yaparım” deyince, hâkim de “ben de devletin hâkimiyim, izin vermem” diye cevap vermişti. Bu cevap, hâkimin eşinin yanında a alnından kurşun yemesine neden olmuştu…)
 
Bu olayda “kahramanlık” nerede diye soruyor Nevşehirliler, Mutlu ailesi ve çok daha başkaları…
 
Kemal Beyin Ahmet Kaya mezarını ziyareti de çok tartışılsa da, Yılmaz Güney’in mezarı kadar tartışılacağını sanmıyorum. Çünkü, Kaya’ya o gün çatal bıçak fırlatanlar bile yaptıklarının yanlışlığının farkında. Ama Yılmaz Güney çok farklı…
 
Şimdi CHP’liler 6 soruya cevap verecek, kongre olacak veya olmayacak, genel başkan değişecek veya değişmeyecek, tüzük yenilenecek veya yenilenmeyecek…
 
Peki ne olacak?
 
CHP halkla buluşacak mı, yanlış yerde yanlış siyaset yapmaya devam mı edecek, halkın değerlerinin farkına varacak mı, parti içi ayak oyunları dinecek mi, kaset skandalının sorumluları ortaya çıkacak mı, korku imparatorluğu sona erecek mi?
 
Bu sorulara da cevap verecek var mı?
Naif Karabatak/CafeSiyaset.com