Bişar ULUTAŞ

Tarih: 05.09.2014 16:31

Bir Hüseyin Çelik yazısı…

Facebook Twitter Linked-in

Hüseyin Çelik'i, liseli dönemlerimde tanıma imkânı bulmuştum.
Kendisi, ağabeyim Nurullah Ulutaş'ın hocasıydı. 95-96 yıllarıydı galiba; Şamranaltı'ndaki bahçeli evimizin konuğu olmuştu. Ayranaşı yudumlarken tanımak istemişti beni. 'Bişar' demiştim.

İsmimden yola çıkarak, bana 'Bışar-ı Çeto'nun başından geçen bir hikâyeyi anlatmıştı:
'Yılların eşkıyası, korkusuz, cesur, iyi insanların kurtarıcısı Bışar-Çeto, bölgeye, hatta tüm ülkeye nam salmıştı. Herkes ondan çekinir, ürkerdi. Lakin o haksız yere kimseye dokunmazdı. Havanın güzel olduğu bir gün, köy kahvehanesinin önünde herkes oturmuş çayını yudumlayıp sohbet ederken, bir de ne görsünler; bir yaşlı kadın elinde bir tüfekle Bışar-ı Çeto'yu kovalar. 'Cengaver', 'Yiğit', 'Kahraman' gibi unvanlarla anılan yılların eşkıyası, kahvehanenin etrafında dönüp dolanır ve yaşlı kadını atlatmayı başarır. Sonra kahvehanedekilerden biri çekinerek; 'Efendim, siz ki öldürdüğünüz insanların sayısını bilmezsiniz. Siz, yiğit, kahraman, cesur bir şahsiyetsiniz. Bir yaşlı kadından kaçmanız, bizim tuhafımıza gitti' diye sorar. Bışar-ı Çeto ise şu anlamlı yanıtı verir: 'Yaşlı kadını gözü kapalı öldürebilirdim. Ama sonra bütün el-alem; 'Koskoca Bışar-ı Çeto, bir yaşlı kadını öldürdü' derdi. Kaçmayıp onun silahından çıkan bir kurşunla ölsem, bu kez de 'Koskoca Bışar-ı Çeto, yaşlı bir kadın tarafından öldürüldü' derlerdi. O yüzden kaçmak en iyisiydi. Yiğitler de, kahramanlar da, yeri geldi mi belaya bulaşmamak adına kaçar'
Hüseyin Çelik, 18 yaşında iken Adalet Partisi Gençlik Kollarında siyasete başladı. Üniversite yıllarında ve akademik hayatında siyasetle yakından ilgilendi.

1992'de Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde yardımcı doçent, 1997 yılında doçent oldu.
Doç. Dr. Hüseyin Çelik, 18 Nisan 1999 Milletvekili Genel Seçimlerinde DYP'den Van Milletvekili seçildi.
3 Temmuz 2001'de DYP'den istifa ederek AK Parti'nin kurucuları arasında yer aldı.
 Milletvekili seçildiği ilk yıl TBMM Başkanlık Divanı Üyeliğine seçildi. TBMM'de Ak Parti Grubu oluştuktan sonra Grup Başkan Vekili oldu.

3 Kasım 2002 Milletvekili genel seçiminde yeniden Van Milletvekili olarak parlamentoya girdi.
58. Cumhuriyet Hükümetinde Kültür Bakanı olarak görev aldı.

59 ve 60. AK Parti Hükümetlerinde ise, Millî Eğitim Bakanı olarak yer aldı.
En son Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı görevini yürütüyordu.
Şimdi bu görevi sona erdi.

Bir kısım medya, onu 'Hüseyin Çelik görevden alındı' şeklinde kamuoyuna yansıtırken, bir kısım medya ise 'Hüseyin Çelik Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın danışmanı oldu' şeklinde kamuoyuna yansıttı.
Çelik; Van'da, son yıllarda en fazla konuşulan isimlerden biri oldu.
Birileri eleştirdi, birileri yere-göğe sığdıramadı.

Birileri onun Van'a zarar verdiğini söylerken, birileri son yıllarda Van'ı temsil eden en iyi siyasetçi olduğunu haykırdı.

Kendisinin akademik yönüne baktığımızda; 1988-1991 yılları arasında doktorası ile ilgili araştırmalar yapmak üzere, İngiltere'de bulunduğunu, aynı zamanda Londra Üniversitesi The School Of Oriental and African Studies'te Turkish Politics bölümünde Master programını sürdürdüğünü görüyoruz. Yine Türkiye'de ilk siyasal muhalefet hareketi olan 'Yeni Osmanlılar Cemiyeti' ile ilgili araştırmalar yapmak üzere Belçika, Hollanda, Almanya, Avusturya, İsviçre, İtalya ve Fransa'da bulunduğunu görüyoruz. Çelik'in yayımlanmış 15 adet kitabı bulunuyor.

Çelik'in Van'da belli kesimler tarafından eleştirilmeye başladığı dönem, 2009 Mahalli İdareler Seçimleri sürecidir.

Çelik'in, Ak Parti'nin Belediye Başkan Adayı olarak yeniden Burhan Yenigün'ü göstermesi, çok kişi tarafından tepkiyle karşılandı. Kırılma noktası buydu. O gün bugün Çelik, Ak Parti'ye gönül veren bazı kesimler tarafından da eleştiriliyor.

Şimdi kalkıp da Hüseyin Çelik'in neler yaptığını anlatacak değiliz. Bir insanın eksileri de olur, artıları da. Biz sadece şunu söylüyoruz: Çelik'in hataları varsa, doğruları da vardır.

Rabbim; insanımıza, ilimize ve ülkemize zerre fayda sağlayan kim varsa, ondan razı olsun.
Rabbim; insanımıza, ilimize ve ülkemize kötülük düşünenlere de fırsat vermesin.



Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —