Dijital çağda yeni nesil mutluluk

İnsanoğlunun yaşayabilmesi için yemek içmek kadar önemli olan bir başka önemli ihtiyaç da insanlarla ilişki kurabilmek, sosyalleşebilmek.

Dijital çağda yeni nesil mutluluk

İnsanoğlunun yaşayabilmesi için yemek içmek kadar önemli olan bir başka önemli ihtiyaç da insanlarla ilişki kurabilmek, sosyalleşebilmek. Günümüzde her birimizin 7’den 70’e bir telaş, koşturma içerisinde olduğunu düşündüğümüzde zamana ne kadar çok ihtiyaç duyduğumuzu, hissedebiliyoruz ve kaçırdıklarımız için hayıflanmakla kalıyoruz. Keşke işlerimizi kolaylaştıracak teknolojiler gelişse, uçan arabalar, bize yardımcı olacak robotlar olsa, hayatımız kolaylaşsa hayalleriyle büyüyen 85 ve öncesi kuşak aslında son 30 senenin en önemli değişimi olan dijital yaşamı öncesi ve sonrası şeklinde çok net karşılaştırabilecek şekilde yaşadı ve yaşamaya da devam ediyor. Dijitalleşme ile birlikte kısa süre öncesine kadar hayal edilen birçok şey bugün gerçek oluyor olmasına da genel olarak her yaştan bireyin kafasında bugünlerde hep şu soru var: Teknoloji hayatımızın her anına dokunup, dönüştürüyor ve kolaylaştırıyor peki ama 1’ler ve 0’ların giderek çoğaldığı bu yeni dünyada gerçekten mutlu muyuz? Ya da başka bir ifade ile hepimizin ortak amacı mutlu mesut yaşamaksa her şeyin dijitalleştiği bu çağda yeni nesil bir mutluluk mümkün mü? İşte dijital çağda yeni nesil mutluluğun peşine düştük ve gerçekleştirilen iki ayrı araştırma ile dijitalleşen dünyada mutluluk kavramını sorguladık.

Teknoloji hayatımıza mutluluk getirdi mi?

Bugünlerde en çok tartıştığımız konuların başında geliyor olsa gerek. Siz de bu konuya kafa yoranlardan iseniz öncelikle mutluluğun zamansal olarak bir devamlılığı olduğunu ve kesintisiz gibi algılasak da, duygusal olarak yalnızca içinde bulunduğumuz zamana göndermede bulunduğunu hesaba katmalısınız. Bu bakış açısına göre dijitalde mutluluk aslında eğlenme, keyifli zaman geçirme, kafa dağıtma, fayda sağlama gibi "anlık" durumlardan ibaret. Peki, günlük hayatımızın dijital endeksli bu anlık durumlarla çevrili olduğu bugünü yaşamaktan mutlu muyuz? Dijital çağda yeni nesil mutluluk araştırmasının ilk bölümünü birlikte gerçekleştirilen online görüşme methodu ile 18 yaş ve üzeri bin 222 kişinin büyük çoğunluğu bu konuda negatif.

Şu anı yaşamak istemiyoruz

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 77’si "şuan yaşadığımız dönem dışında, geçmişte ya da gelecekte yaşamak istediklerini” belirtiyor. "Teknolojinin hayatımızın içerisinde çok az olduğu, 1999 ve öncesi" katılımcıların geneli tarafından en fazla tercih edilen dönem olarak öne çıkıyor. Her ne kadar bu yanıt başlı başına sosyolojik bir durumu işaret etse de daha ilginci, dijital yerliler dediğimiz, 1999 senesinde daha yeni doğmuş ya da en büyüğü o dönem 4 yaşında olan 18-24 yaş kuşağının yüzde 36’sının da geçmiş dönemde yaşamayı istemesi. Araştırmaya göre teknoloji öncesi dönemi özleyenler daha büyük yaş gruplarından. Bu kuşak genel olarak nostalji eğilimi içinde. Teknolojik gelişmelere direnmiyor olsalar da, bir eskiyi özleme veya eski alışkanlıklarını devam ettirme durumu mevcut.

Diğer bir grup, köşe yazarlarını ve gazeteleri sosyal medyadan en çok takip eden kitle. Eskiden fiziksel olarak gazete okuyan bu kişiler, artık dijital ortamda okumaya başladı. Bir anlamda tercihleri ve hayat tarzları sabit kalsa da teknolojik gelişmeler, onların mecra tüketim alışkanlıklarını değiştirdi. Değişime karşı direnmek sanırım bu şartlarda imkansız. Katılımcıların yüzde 34’ü ise teknolojinin daha da gelişeceği 2030 sonrası dönemde yaşamak istediğini söylüyor.
Gelişmeleri merak ediyor, biran evvel bu dönemin gelmesi için sabırsızlanıyorlar. Peki, bu grup için teknoloji mutluluk değil bağımlılık mı demek? Bu noktada görüşlerine başvuulan Psikologlar bunun bir bağımlılık olmadığını, teknolojinin onların hayatlarının olağan ve kabul edilebilir bir parçası olduğunu söylüyor. Ancak eklemek gerekiyor ki, teknolojinin fazla kullanımı gençleri sosyal beceri eksikliği kazanmasını olumsuz yönde etkiliyor.

Dijital çağda yeni nesil için mutluluğun sırrı: İyi bir deneyim yaşamak

Yaşantımız, teknolojinin akıllı telefon çerçevesi altında hayatımıza entegre olmasıyla değişiyor; peki mutluluk ve deneyim?
Paylaşım ve iletişim, bizi biz yapan ana özelliklerden. İnsanlığın diğer canlı türlerinin yanından sıyrılıp ilerlemesinin ana sebeplerinden bir tanesi bu. Tabii ki, teknolojinin gelişimi ve internetin bizi birbirimize bağlamasıyla beraber paylaşım, tatmin ve deneyim anlayışlarımız da değişmeye başladı.
Dijital dünyanın genişlemesi ve cebimize girmesi ile birlikte yeni tanıştığımız servisler ve dijital ile oluşan yeni trendlere uyum sağlayan markalar bizim tüketimimizi ve deneyimlerimizi oldukça değiştirdi. Peki, gençleri kullanımlarıyla tatmin eden ve hayatlarında mutluluk yaratan deneyimler neler, hangi markalar onları sağladıkları servislerle iyi bir deneyim yaratabiliyor?
Dijital çağda yeni nesil mutluluk araştırmasının ikinci ayağı olan “mutluluk ve deneyim” bölümü için Türkiye’nin 68 ilinden yüzde 33,07’si kadın, yüzde 66,93’ü erkek 998 kişi ile bir araştırma gerçekleştirdik ve Türkiye’deki gençlerin hayat içerisinde verdikleri kararları etkileyen ve onları mutlu eden deneyimler sunan markaları ortaya çıkartıldı.

Tarih boyunca iletişimdeki en büyük dönüşümünün içine doğmuş 90’lar nesli ve milenyum gençlerinin markalar ve deneyimlere olan bakış açıları, üst jenerasyonlara göre oldukça farklı.
Her tüketim, deneyim ile doğru orantılı olarak şekillenir. Peki, gençler uzak mesafe yolculukları sırasında neye ulaşmak istiyorlar? Katılımcılara yönelttiğimiz bu soru karşısında, gelen cevaplar dijital dünyanın getirdiği sınırsız ulaşım özgürlüğünün bizler için ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkarıyor.

Sonuçlara bakıldığında, gençlerin beklemeyi tercih etmeden hızlı bir şekilde hizmet almak istediklerini görebiliyoruz. Bununla beraber, yüzde 35,57’nin mobil yolculuk uygulamalarını tercih etmesi, bu ulaşım opsiyonlarının gençlerde güçlü bir konum oluşturduğunu gösteriyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner35