Eğitim Bir Sen eğitim-öğretim dönemi öncesi sorunları masaya yatırdı

Eğitim-bir-sen 45. Başkanlar Kurulu Toplantısı Ankara’da Yapıldı.

Eğitim Bir Sen eğitim-öğretim dönemi öncesi sorunları masaya yatırdı

Eğitim Bir Sen 45. Başkanlar Kurulu toplantısına katılan Eğitim Bir Sen Antalya Şube Başkanı Mustafa Çoban, sendika olarak açıkladıkları sonuç bildirgesinde yeni eğitim-öğretim dönemi öncesi sorunların masaya yatırıldığını, taleplerin hükümete iletildiğini söyledi.

Eğitim-Bir-Sen 45. Başkanlar Kurulu toplantısı Ankara’da yapıldı. Eğitim Bir Sen Şube Başkanlarının yer aldığı toplantıda Öğretmen atama ve yer değiştirme, yönetici atama, sözleşmeli öğretmenlik, şef, memur ve hizmetlilerin sorunları gibi birçok konu masaya yatırıldı ve toplantı sonunda sonuç bildirgesi yayınlandı. Eğitim Bir Sen Antalya Şube Başkanı Mustafa Çoban, toplantıda açıklanan bildirgenin yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde dikkate alınarak çözümlerin ortaya konmasını beklediklerini söyledi. Çoban, “Eğitim Bir Sen olarak kaliteli eğitim için tüm paydaşlarla istişare edilip beklentiler karşılanmak suretiyle kalıcı çözümler oluşturulmasından yanayız” dedi.

"Sürdürülebilir bir eğitim kurumu yöneticiliği inşa edilmeli"

Sonuç bildirgesinde yer alan talepler şu şekilde sıralandı:

"Belediye çalışanları üzerinde sendikal baskı kurularak, işten çıkarma, sürgün, geçici görevlendirme durumlarına göz yumulmamalıdır. Eğitim Bir Sen bu noktada çalışandan yana tavır almıştır almaya devam edecektir. Ağustos ayında başlayacak 5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde Kamu İşvereni sıfatıyla toplu sözleşme masasına oturacak olan siyasi irade, bütçe kısıtlaması veya sayısal çoğunluk mazeretini ileri sürerek kamu görevlilerinin özlük haklarına ilişkin taleplerine duyarsız kalmamalıdır. 3600 ek gösterge ile ilgili verilen sözün gereği bir an evvel yerine getirilmeli; meslek grupları bazlı değil, memnuniyet katsayısını artıracak, tüm eğitim çalışanlarını kapsayacak bir ek gösterge artışı için düzenleme yapılmalıdır. 2023 Eğitim Vizyonunun oluşturulmasında bir dokunuşun bin haykırışa sebep olacağı isabetsiz adımlardan kaçınılıp sahadaki paydaşlar sürece dahil edilmelidir. Eğitimde şiddetin eğitimi tehdit ve tahdit eder boyuta ulaşması, eğitim çalışanlarının bir daha şiddetin kurbanı olmaması için caydırıcı hükümler içeren bir yasal düzenleme derhal çıkarılmalıdır. Öğretmenlik Meslek Kanunu, mesleğin selameti açısından zaman kaybedilmeden çıkarılmalı, bu süreçte eğitimin paydaşları ile görüş alışverişi yapılmalıdır. Sözleşmeli öğretmenlerin hizmet süresini 4 yıldan 3 yıla, kadroya atanma sonrası yer değişikliği talep süresinin de 2 yıldan 1 yıla indirilmesi geçici çözümdür nihai çözüm kadrolu istihdamdır. Sözleşmeli öğretmenler için yapılan 3+1 düzenlemesine ek olarak, 2019 Ağustos ayını da kapsayacak şekilde eş mazereti tayin hakkı tanınmalıdır. Atamalar ‘öğretmensiz sınıf kalmaması’ ile ‘öğretmenlerin yer değişikliği haklarının tesisi’ arasındaki dengeyi kuracak şekilde kalıcı bir düzenlemeye kavuşturulmalıdır. Eğitim kurumu yöneticilerinin kariyer ve liyakat ilkesi çerçevesinde gerçek anlamda eğitim lideri olması beklentisini karşılayacak sürdürülebilir bir eğitim kurumu yöneticiliği inşa edilmelidir

“Ücretli öğretmenlik gibi geçici istihdam türlerine son verilmeli, eğitimin niteliği palyatif çözümlere mahkûm edilmemeli; öğretmenlik, kadrolu istihdamın yapıldığı bir kariyer mesleği olarak görülmelidir. Eğitim sektörünün bir bütün olduğundan hareketle şef, memur ve hizmetli çalışanlarının beklentilerinin karşılanması gerekir. 4-C statüsünden sözleşmeli personel statüsüne geçirilen personel memur kadrosuna geçirilmeli, Yardımcı hizmetler sınıfı uygulamasına son verilmeli ve bu çalışanlar genel idare hizmetleri sınıfına geçirilip özlük hakları iyileştirilmelidir."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner35