Gürbüz BATTAL

Tarih: 27.01.2016 20:48

Sarıkamış - Bir Hazin Öykü-

Facebook Twitter Linked-in

 

Sarıkamış, Doğu Anadolu bölgesinin Erzurum-Kars bölümünde Kars iline bağlı şirin bir ilçemizdir. Kars-Erzurum karayolu ve demiryolu Sarıkamış’tan geçer.

Allah-ü Ekber, Soğanlı ve Çamurlu dağları arasında kalan yüksek yaylalar üzerindedir. Dağlardan çoğunun yüksekliği 3000 m’ye yaklaşır.

Sarıkamış, Kars ile Erzurum arasında bir geçit durumundadır. Şiddetli karasal bir iklimi vardır. Kışlar çok soğuk ve uzun, yazlar kısa ve serindir. Sarıkamış’ta yaşam zordur. Sarıkamış’ın çalışkan insanları dört ay çalışıp kazandıklarını on iki ay yemek zorundadır.

Sarıkamış, 31 Mart ayaklanması sonucu iktidarı ele geçiren İttihat ve Terakki’nin en güçlü komutanlarından Enver Paşa’nın Turancılık hayallerini gerçekleştirmek ve 93 harbi sonunda kaybettiğimiz Kars, Batum, Artvin ve Ardahan’ı geri almak amacıyla gerçekleştirdiği büyük bir kahramanlık destanı, sonu hazin biten bir felâket, bir dram ve büyük bir faciadır

Sarıkamış, soğuktan donarak buzdan heykele dönen ve kurda kuşa yem olan 90 000 kahramanın yüreğimizi burkan destanların en hazinidir.

Sarıkamış, binlerce vatan evladının, vatanını kurtarmak için mantık sınırlarını zorlayarak katlandığı büyük bir yolculuktur. Düşmana karşı yürüyen cengaverlerin, yiğitlerin hikayesidir.

22 Aralık 1914 ‘te Enver Paşa’nın emriyle 120–125 bin civarında Osmanlı askeri dondurucu soğuğa rağmen Sarıkamış’a doğru yola çıkarılır.

Mevsimin en soğuk günleridir, kar kalınlığı yer yer bir metreyi geçmektedir ve sıcaklık sıfırın altında kırk derecedir ve bu soğuk düşmandan daha düşmandır. Yapılan harekât plânına göre 9. Kolordu Sarıkamış Dağları’nı,  10. Kolordu ise Allahüekber Dağları’nı aşarak Rusları Sarıkamış’ta kuşatıp imha edecektir.

Taarruza iştirak eden birliklerin büyük bir kısmı, özellikle Arabistan’dan geri çekilen ve Güneydoğu Anadolu’dan sevk edilen kimisi çocuk yaştaki gençlerdir.

Bunlar sıcak iklime alışık olup, teçhizatları yönünden kış şartlarına hazırlıksızdır. Sırtlarında kış şartlarına uygun elbise, ayaklarında ayakkabı yoktur.

Enver Paşanın şuursuzca verdiği gece taarruzu emirleri, kayıpları daha da arttırır.

Sarıkamış cephesinde soğuktan donarak şehit olanlar kadarı ise verilen yanlış kararlar ve taarruz emirleriyle kırılır. İstasyon üzerinde bulunan bir tepeye yerleşen Ruslar, Türklerin taarruzuna makineli tüfeklerle karşılık vererek önemli ölçüde zayiat verdirirler.

 Felâketi yaşayanların daha sonra anlattıklarına göre gündüz başlayan yürüyüşte çarıkları yumuşayan askerlerin çarıkları gece donmaya, bir mengene gibi ayaklarını sıkmaya başlar. Adım atmak neredeyse imkânsızdır. Askerler kendini karların içine vurur. Ayaktan başlayan donma yavaş yavaş tüm vücuda yayılır. Düseni kaldırmamak için emir vardır. Zaten kimsede kimseyi kaldıracak güç kalmamıştır. Neferler ordunun işaret taşları gibi yollara dizilirler. Kimi çömelmiş, kimi oturmuş, kimi yuvarlanmış, kimi bir ağacın gövdesine dayanmış kardan heykellere dönüşürler.    

İstanbul’dan Sarıkamış harekâtı için giyecek, cephane ve teçhizat getiren Bezmi Âlem ve Bahr-i Ahmer adlı gemiler Trabzon’a gelirken Ruslar tarafından batırılır.

Savaştan sonra İstanbul'a dönen Enver Paşa uzun bir süre Sarıkamış Savaşı hakkında her türlü haber yayın yapılmasını engeller.

Sarıkamış Harekâtı sonunda, Doğu Anadolu kapıları, Ruslara açıldı. 13 Mayıs 1915’te Ermenilerin işbirliği yaptığı Rus kuvvetleri, önce Van’a, ardından Muş ve Bitlis’e girdi.

Savaş sırasında Ruslara yaptıkları büyük hizmetin karşılığı olarak, bu illerin valilikleri, Ermenilere verildi. Harpten sonra, Ermeni-Rus işbirliği sonunda, bölge halkına karşı müthiş bir soykırıma girişildi. Van Gölünün ortalarına kayıklarla taşınıp öldürülen, suya dökülen çocuk, kadın, genç ve ihtiyar Türklerin sayısı, kesin olarak tespit edilmemesine rağmen, çok fazladır. Esasen, bu harp sırasında Ermeni Komitacıları hemen her tarafta isyana hazırlayarak, birçok yerde depolar dolusu silah ve cephane biriktirdiler.

Bu silah, teçhizat ve destekle katliam yapıp, Doğu Anadolu’yu harabeye çevirdiler.

O dönemde kimse paşalara hesap soramazdı. Enver Paşa’ya da kimse hesap soramadı. Sarıkamış Harekâtı zihinlerde dram, gözyaşı, felâket ve kahramanlık olarak kazındı.

101 yıl önce düşmana karşı tek kurşun sıkamadan donarak buzdan heykellere dönen tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun.

Kalın sağlıcakla.

27.01.2013

Gürbüz Battal.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —