Fatoş ŞİMŞEK
Tarih: 06.05.2011 03:11
Panama Günlüğünden Özet
Dört ay önce Panama'daydım. Orta Amerika ile Güney Amerika'yı birbirine bağlayan bu ülke, kuzeyde Karahipler, güneyinde Pasifik Okyanusu, doğuda Columbia ve batıda Costa Rica ile çevrilidir.
Panama, bütün yıl boyunca ortalama 27 santigrad derece sıcaklığa sahip; tropik siklon, tufan, bora, tornado ve kasırgaların hiç uğramadığı; depremin hiç bilinmedigi tropik bir toprak parçasıdır. Ocak’tan Nisan’a kadar kuru iklim hakimdir. Diğer ayların yağışlı iklimi sayesinde ülke baştan sona yağmur ormanlarıyla doludur. Envai çeşit
bitki örtüsü ve
tropik canlıarıyla Panama, yabanıl geziler yapmayı sevenlere çok cazip bir varış noktasıdır.
Pasifik Okyanusu yakasında konuşlanmış başkent Panama City'nin en büyük özelliği
camdan gökdelenleri, mega-alışveriş merkezleri ve 100e yakın dünya bankasına yaptığı ev sahipliğidir. Bankalar caddesinde dünyanın en büyük bankalarının genel müdürlüklerini sağlı sollu görmek, uzak doğu şehirlerlerine ait bir atmosfer hissettirir.
1903'te Fransızlar tarafından yapımına başlanan Panama kanalı, daha sonra Amerikalılarca devir alınmış. 1914’te tamamlanan
Panama Kanalı dünyanın en büyük, en zor ve en pahalı projelerinden biri olarak bilinir.
Panama eko-turizme önem veren bir ülkedir. Hükümet eko-turizmi desteklerken, halk da sahip olduğu hassas
eko-sistemin bilincindedir. Panama nüfusunun büyük çoğunluğu yoksuldur. Ekolojik turizm halkın sosyo-ekonomik yönden gelişmesine kaynak yaratan bir araç olduğundan,
Panamalılar ziyaretçi görmekten memnun.
Eko-turizm ile turist çekmeye çalışırken halkını da bilinçlendiren Panama yönetimi, bir
geri-dönüşüm müzesi inşaa etmektedir. Bina, geri-dönüşüm sayesinde [tekrar] hayat bulmuş malzemelerle yapılıyor. Bittiginde, çevre korumasına ve çevreciliğe ait parçalarla doldurulacak.
Panama, her yerden gelerek burayı ev edinmiş dünya vatandaşlarıyla dolu. Ülkede
yoksulluk kendini gösterse de, kültür, deniz ve güneş turizmi için değişik demografilerden ziyaretçilere uygun ve güvenli.
D
ünya harikalarından biri olan Panama Kanalıyla, yağmur ormanlarıyla, hava sıcaklığının yıl boyunca aşağı yukarı hep aynı oluşuyla, üretip ihraç ettiği muz ve mis gibi kahvesiyle, Pasifik ve Karahiplere kıyılarıyla, kocaman bir
çiçek bahçesi görünümüyle bu
ülke oldukça çekici.
Başkenti Panama City, hem moderni hem gelenekseli, hem yeniyi hem eskiyi, hem doğuyu hem batıyı, hem
zengini hem fakiri barındırmak suretiyle Asya'lı bir kent görünümünde. Bütün bunlar ve daha çoğu görülmeye değer.
Yukarıda yazdıklarımı kitaplarda, seyahat dergilerinde, ya da İnternet'te rahatlıkla bulabilirsiniz. Bulmakta güçlük çekeceğinizi düşündüğüm, kültüre saygı içeren bir gerçeği kısaca anlatarak bitireceğim: Bütün dünya Panama'yı '
Panama şapkası' ile tanır. Hani şu, Cameron Diaz, Justin Timberlake gibi ünlülerin başında görmeye alıştığımız; beyaz hasırdan, siyah kalın şeritli fötr şapkalar vardır. O şapkalar, Panama şapkası olarak bilinir.
Yolculuğum sırasında öğrendiğime göre, Panama şapkası diye bildiğimiz şapkanın aslılnda Ekvador'a ait oluşuydu! Yani bütün dünya uzun zaman yanlış yönlendirilmişti! İlk kez Ekvadorlular üretmiş, daha sonra Panamalılar öğrenmiş. 1920'li yıllarda ünlü ganster Al Capone Panama'ya gittiğinde bir şapka satın almış. Şapkayı Panama Şapkası diye adlandırması, menşeinin yanlış tanıtılmasına neden olmuş.
Ekvadorlular şapkaların Panama şapkası olarak bilinmeye devam edilmesini, ama Panama'ya gelen turistlere gerçek hikayenin anlatılmasını istemişler. Panamalılar bu gerçeği her gelene dürüstçe anlatıyorlar!
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —