Naif KARABATAK
Tarih: 04.01.2011 04:29
Kemal beyden mektup var!
CHP Genel Başkanı Kemal beyin 81 ilde, 81 kadına gönderdiği mektubu okuyunca, ne yalan söyleyeyim, ilk tepkim; “Kemal bey 81 oy daha fazla alacak” oldu. Bu da kesin değildi ama “Koskoca genel başkan erinmemiş mektup yazmış, bir oyu mu esirgeyelim canım” diyen kadınlarımız çıkardı…
Eğer sandıkta “81 oy fazla” çıkarsa, Kemal bey “bakın oyumu arttırdım, o zaman istifa etmeyeceğim” diyebilir…
Az bir oy oranı değil 81 oy…
Yüzde 81 değil ama olsun, 81 oyu almak da kolay değil…
Peki 81 “seçilmiş” kadınımız nasıl belirlenmişti, onlara ne denmişti?
73 milyonluk ülkede 81 kişi seçip, en önemli propagandanı bu isimler üzerinde yapacaksanız, kılı kırk yarmışsınız demektir…
Yani kadına gidecek diye, bir erkeğe mektup yazmak olmaz…
Veya ülkemizde sık görülen Dursun, Deniz, Yüksel gibi isimleri “aa bu da kadın” deyip mektup yollayamazsın…
Yollarsan komik duruma düşersin…
Kemal bey bunu da düşünmüş…
Hani her konuda bir düşüncesi olduğunu söylüyordu ya…
İsim karışıklığı yapıp, baltayı kütüğe vurmamak için mektupta cinsiyet çağrıştıracak en ufak bir ibareden kaçınmış…
Mesela “ana” olduğunu söylememiş…
Annelikle ilgili, ev hanımlığıyla, mutfakla, yemekle, temizlikle ömür çürütülmesinden, saçını süpürge etmesinden bahsedilmemiş…
Ne olur ne olmaz diyerek, mektubu esnek bir şekilde kaleme almış veya aldırmış…
Ama buna rağmen de ailenin hangi bireyine hitaben yazıldığı kesinlik kazanmamakla birlikte mektubun üzerindeki isim, kadın ismi…
Her ne kadar mektuba “Değerli kardeşim” ifadesiyle başlasa da, “Sana yazdım çünkü ailenin toplayanı bir arada tutanı sensin” diye bir başka ifadeyle katmerleştirmiş…
Mektubun başından sonuna kadar kadına mı, erkeğe mi yazıldığı belli değil…
Aileyi “toplayan” veya “bir arada tutan” kim açıklanmamış…
Sadece mektubun üzerinde isim var…
Kemal bey her şeyi düşünüyormuş…
Her konuda bir fikri varmış…
“Benim adım Kemal!” dediğinde Süpermen gibi olağanüstü güçlerle donanıyormuş…
Hani bir zamanlar “neno.. neno.. şazbatt!” diyen bir uzaylı dizisi vardı…
Bu sihirli cümleyi söyledi mi, her bir şeyi başarabiliyordu…
Kemal bey de öyle olmalı…
Ama bu defa tutmamış…
Taziye evine “mektup” yazmış ama taziye dileklerini iletmeyi unutmuş…
Taziyeden haberi bile yokmuş…
İki çocuğunu birden kaybeden Malatyalı Kaya ailesi, dünyaları başına yıkılmış bir şekilde feryat figan eylerlerken, “Kemal beyden mektup var” diye güle oynaya gelen misafirlere şaşırmışlar…
CHP’nin Malatya Kadın Kolları Başkanı Gülen Karaduman, “Bakın genel başkanımız sizi düşündü, mektup bile yazdı” diyerek soluğu Kaya ailesinde almış…
İki gözü iki çeşme ağlayan Kaya ailesi, “Genel başkan bize taziye dileklerini iletiyor” diye düşünmüş olmalılar…
Onlar düşünmüş ama ne Kemal bey, ne de Malatya CHP teşkilatı düşünememiş…
Demek ki birileri “neno.. neno.. şazbatt!” demeyi unutuvermiş…
CHP’lilerin bu “tuhaf” ziyareti, Malatya’da günün konusu olmuş…
Neyse biz Kemal beyin ve Malatyalı CHP’li kadınların gafını bir yana bırakıp, mektuba geçelim…
Kemal bey “Değerli kardeşim yeni bir yıla giriyoruz.” diye başlamış mektubuna. Zaten Kemal bey söylemezse kadınlar yeni yıla girdiklerinin farkında olmayacaklar…
“Bu mektupla 2011’in sana ve ailene iyilikler getirmesini diliyorum.” diye devam etmiş Kemal bey. Yani demesi o ki, “bu mektup gelmezse, sana iyilik miyilik yok”
Sonra “Sana yazdım çünkü ailenin toplayanı bir arada tutanı sensin.” diye gaz vermiş…
Ve bu minval üzere devam etmiş…
Zurnanın zırt dediği yer ise propaganda bölümü…
“İktidara geldiğimizde başlatacağımız aile sigortası kapsamında, doğrudan sana yapılacak aylık ödemeyle umutlarının, hayallerinin gerçekleşmesine kısmen de olsa destek olacağımızı umuyorum.”
Vayyyy!
Rüşvete bak!
Hani buzdolabına, iki kilo makarnaya tav olanlar vardı?
Hani AK Parti oylarını böyle topluyordu, ne oldu?
AK Parti hükümetinin verdiği Yeşil Kart, kömür, gıda, ev eşyası, öğrenci parası, kitap, defter, kırtasiye ve kıyafet yardımını eleştirirken, bütün bunları kapsayan, belki de daha fazla gelen bir ödemeyle oy toplamaya mı çalışılıyorsunuz?
Elbette insanımız bütün bunlara layık.
Balık tutmayı öğretseniz daha iyi olur ama madem “istihdam” konusunda düşünceniz, projeniz, planınız yok…
O zaman ne diye AK Parti’nin yaptığının farklı bir şekliyle oy toplamaya çalışıyorsunuz?
Hem de bunu o kadar titizlikle(!) yapıyorsunuz ki, iki evladını kaybeden yüreği dağlanmış anaya “müjde” diye ulaştırıyorsunuz…
Naif Karabatak
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —