Süleyman AKDOĞAN

Tarih: 03.04.2014 19:37

Güle Koşarken Kır Çiçeklerini Ezmek

Facebook Twitter Linked-in

 “İnsanlar güle koşarken ezdikleri kır çiçeklerini fark etmezler.”

Bu gün sosyal medyada, içi mesaj dolu milyonlarca deyiş, atasözü, size ait sözler dolaşmakta. Sözü duyduğumuzda, yazdığımızda acaba eleştiriye kendimizden başlayabiliyor muyuz?

Mesela, bu sözü ilk duyduğunuzda kim kendinden başlayabildi?

Yoksa, zihinler hep başka kimseleri  mi düşündü?

Kimin iktidar hırsı geldi aklınıza?

Kimin gösteriş merakı!

Kimin yeni dostlar edinme azmi!

Kimin beğenilme eğilimleri!

Kimin cebini doldurma gayreti!

Kimin, kimleri yıprattığı!

Kimin, kimlere ulaşmak için kimleri nasıl kullandığı!

Bu sözü ilk kez üniversitede okurken ev arkadaşımın odasının duvarında görmüştüm. Sonrasında, yeri geldiğinde  kullandım, durdum.

Bazen sözler sizi anlatır. Ama, siz başkalarına güzel mesaj vermek için kullanırsınız. İşte bu söz de öyle bir söz. Meğer o duvara asılma sebebi benmişim. Bunu altı ay sonra öğrendim. Şu an benim için hakiki gül değerinde 15 yıllık dostum Osman Ünsal’ı kim bilir ne kadar üzmüşüm ki, bu zarif, kibar insan beni üzmemek için odasının duvarından bana mesaj vermeye çalışmış.

Evet, bir kez daha yazalım “İnsanlar güle koşarken ezdikleri kır çiçeklerini fark etmezler ” ve hepimizin bir gülü var.

Öyle olmasaydı, yakınlarımızın mevki, makam sahibi olması için gece gündüz çalışmazdık.

Öyle olmasaydı,  bütün hizmetler bizim köye, bizim ilçeye, bizim ile, bizim ülkeye gelsin istemezdik.

Öyle olmasaydı,  belediye  başkalarını işsiz bırakma pahasına bizim çocuklarımızı işe alsın diye oy kullanmazdık.

Daha uzatmayalım. Hepimiz, buna alışmışız. Başkaları da bizim istediklerimizi istiyor. Ve  biz onların kır çiçeği, onlar da bizim kır çiçeklerimiz.

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —