Bir grup okur var... Bazı konuları bir köşe yazısına asla yakıştıramıyorlar. Mesela 'Kılıçdaroğlu rüzgârı' ndan söz etsem şimdi, sorun yok! 'O rüzgâr falan değil, malum çevreler yine vantilatör çalıştırıyor' diye yazsam, çok ama çok kızan olur (Kılıçdaroğlu'nu gerçekten Gandi sananlar var!) fakat onlar dahi konu seçimimi yanlış bulmaz.
Fakat rüzgârı...
Kimi coğrafyalarda insanlarla rüzgârlar arasındaki güçlü bağı anlatınca...
Bozuluyorlar!
Sanki hayatımızın içinde toplu iğne başı kadar bile yer tutmayan bir şeymiş de rüzgâr...
Ondan söz etmekle koca bir gazete köşesini boşa harcıyormuşum gibi geliyor onlara!
Oturup bilgisayar başına mektup döşeniyorlar: 'Tabiat Nine... Bana Oku, Üfle' diye yazı mı yazılırmış, bunca memleket meselesi varken hem de... Çocuk muymuşum ben?