Menü Van Haber, Doğu Rehberi Haber, Son Dakika Haberleri
Süleyman AKDOĞAN

Süleyman AKDOĞAN

Tarih: 20.12.2012 16:01

Bir Eğitim Fikri

Facebook Twitter Linked-in

 Kesinlikle doğruyum demiyorum. Sadece bir fikir benimkisi. Sistemin tıkandığı yerde, çözüme giden yol olabilir mi acaba diye göz atacağınız türden. Hiç okumayabilirsiniz. Saçma sapan deyip çöpe atabilirsiniz. Yorumlarınızla, eleştirebilir, fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

Bu fikri yüksek lisans dahil 18 yıllık öğrencilik, 10 yıllık öğretmenlik deneyiminin sonucu olarak sunuyorum. Öğretmenlik hayatım boyunca İlköğretim, Genel Lise, Süper Lise, Fen Lisesi, Meslek Lisesi ve dershane tecrübesi yaşadım.

Bu süre zarfında “eğitim” diye başlayan “çok önemli, şart” diye biten nice cümleler duydum.
Eğitimin mevcut halinden dertlenen, olması gerekene dair tek fikirleri dahi olmayan kimseler gördüm.
Çözüm sunan, ama alışılmışın dışında olduğundan yadırganan kimseler tanıdım.
Bulanık suda nereye gideceğini bilemeyen balık misali ne yapacağını, ne istediğini bilmeyen, kararsız, ürkek öğrencilerim oldu.
Bakanın öğretmenden, öğretmenin bakandan şikayetlerine şahit oldum.
Öğretmenin öğrenciden, öğrencinin öğretmenden, velinin çevreden rahatsız olduklarına tanıklık ettim.

Mili Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yapılan onca yeniliklere, değişikliklere ve gösterilen çabalara rağmen, hepimize tanıdık gelen bu ve benzeri problemler azalacağı yerde her geçen gün artmaktadır. Bu hususlar neticesinde ulaştığım nokta: Eğitim sadece MEB’in işi değildir. Bu yüzden bu yük bütün bakanlıklar ve kurumlarca paylaşılmalı. Bakanlıklarda bulunan Eğitim Daire başkanlıkları işlevsel hale getirilmelidir.

MEB’in rolü ne olacak?

MEB, ilk 4 yılda öğrencilere okuma- yazmanın yanısıra temel değerleri vererek, onların ilgi ve yeteneklerini belirlemeli. Özellikle, ilgi ve yetenek noktasında adeta kılı kırk yararak bir tespit yapılmalı. Bu süre içerisinde çocuğa günlük hayatta karşılaşabileceği “meslek gruplarının” tamamı, ayrı zamanlarda bir kaç farklı öğretmen denetiminde gösterilmeli. Bu ilgi ve yetenek tespit etme sürecine veliler de dahil edilmeli. Çocukla ilgili bir durum tespiti yapıldıktan sonra çocuk eğitimine ilgili bakanlık veya kurumlarda devam etmeli.

Bu şekilde, ilgili kurum ve bakanlıklar, öğrencinin ilgi ve yeteneklerini, kendilerinin öğrenciden beklentilerini karşılayacak bir eğitim anlayışıyla öğrencilerine hitap edebilir.

Sınavlar nasıl olacak?
Özel okulların durumu nasıl olacak ?
Herkes belli alanlara gitmek isterse nasıl olacak?
Öğretmenlerin durumu ne olacak? ve benzeri sorularınız ya da fikrin avantaj ve dezavantajlarıyla ilgili düşüncelerinizi lütfen paylaşalım.


Devam edecek.

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —