Naif KARABATAK
Tarih: 22.04.2011 07:58
BDP’ye Neden Oy Verilir?
Türkiye son birkaç gündür YSK’nın sebep olduğu bir karmaşanın içersinde kıvranıp duruyor. YSK, hukuki gerekçeden yoksun bir şekilde bazı bağımsız adayları veto edince sokaklar savaş alanına döndü…
Demokratik haklarını aramak için sokağa çıkan BDP’liler ile terör yanlıları fırsatı ganimet bilerek taş atıyor, masum insanların ölümüne sebep oluyor, kamu kurumlarına saldırıyor, içerideki insanların hayatını tehlikeye atıyor, polisle çatışıyor, sağı solu ateşe veriyor…
YSK’nın kararı açıklandığında BDP mağdur konumundaydı…
Karar açıklandıktan sonra ise BDP’nin mağduriyetinden eser kalmadı…
Onlara sorarsanız “demokratik tepki” yapıyorlar…
Demokrasilerde hakkın böyle aranmayacağını da biliyorlar…
***
YSK’nın kararına ilişkin görüşlerimi önceki gün köşemde paylaştığım için kararın saçmalığıyla ilgili yeni bir şey söylemeyeceğim…
İşi mağduriyet boyutuyla değerlendireceğim…
Türkiye’de hakkı yenen sadece BDP ve bu partiye gönül verenler değil…
Bugüne kadar kapatılan partilerin çetelesini bile tutamaz olduk…
Sağ görüşlü partiler de kapatıldı, sol görüşlüler de, hatta BDP gibi “etnik” kimlik üzerine siyaset yapan partiler de…
Daha da ilginci iktidarda olan AK Parti’ye bile “kapatma” davası açıldı, hem de birkaç denemede…
BDP gibi etnik kimliğe dayalı parti dışındaki diğerlerinin hiç birisinde “partimiz kapatıldı” diye ülkeyi ateşe veren çıkmadı…
Seçilme hakkı engellenen de sadece bağımsız adaylar değil…
Bu ülkede Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, herkesin bildiği bir şiiri okudu diye ceza aldığı için “siyasi yasaklı” oldu, “veto” yedi…
Hiç kimse “bu kadar saçma sapan bir mahkûmiyet olur mu?” diyerek sokakları ateşe vermedi…
Karar hukuksuzdu, siyasiydi, kararı veren hâkimin hukuk tahsili yapıp yapmadığı bile belli değildi…
Ama sonuçta karardı ve tepkisi de bunun hukuksuz olduğunu dillendirmek, cezaevi çıkışında da gönüllerde taht kurmaktı…
Öncesinde de MSP kapatıldı, Refah kapatıldı, Fazilet kapatıldı, CHP kapatıldı, Adalet kapatıldı.. hasılı birçok parti kapatıldı, birçok insan seçilme hakkını kaybetti, halk ise “seçme” hakkından yoksun bırakıldı…
Sadece bu değil, neredeyse 30 yıldır boş yere genç kızlarımız sırf başörtüsü nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakıldı…
Demokratik tepki yapılmadı mı, yıllardır yapılıyor ama hiçbir masumun burnunun kanamaması için çaba da sarf ediliyor…
Hatta halkın seçtiği Merve Kavakçı’ya “bu kadına haddini bildirin” diyenlere bile cevabımız vardı, kavgamız değil…
Hakkımız mı yenmedi, tonlarca…
Hiç birisinde de sokaklar ateşe verilmedi, masum insanların hayatı tehlikeye atılmadı…
Bir köşeye sinildi mi?
Yine hayır, demokratik mücadeleye sonuna kadar devam edildi ve bu ülkeye en büyük zulmü yapan darbecilere yargı yolu açacak duruma geldik…
Artık darbe girişiminde bulunanlar Silivri’de yargılanıyor…
Darbe yanlılarını ise halk sandıkta mahkum ediyor…
BDP ise “mağdurum ben mağdurum” diyerek masum insanlara hayatı zehir ediyor…
Peki BDP neden desteklenir, neden oy verilir?
Etnik kimlik üzerine siyaset yapılması bir yana…
Neden BDP’ye oy vereyim?
Anayasa değişikliğine “evet” diyememiş,
Darbe anayasasını yargılamayı seçememiş,
Parti kapatmayı önlemeye destek olmamış bir partiye neden destek vereyim?
Bütün haksızlıklarda, bütün hukuksuzluklarda kılını kıpırdatamamış bir parti, söz konusu kendileri olduğunda “savaş”tan söz etmesi,
Başı sıkıştığında adres olarak dağı göstermesi seçmen üzerinde “olumlu” etki mi bırakıyor?
Başka partiye oy vermiş insanlar üzerinde “hoş” bir etkiye mi sebep oluyor?
Sahi neden BDP’ye oy vereyim, hangi demokratik talebimi yerine getirecek?
Hangi hakkımı arayacak, hangi özgürlüklerimi söke söke alacak?
Zaten bütün bunları diğer partiler de, iktidardaki AK Parti de yapıyor/yapmaya çalışıyor…
Hem de bütün engellemelere rağmen…
Ergenekon gibi oluşumların kirli oyunlarına rağmen…
Hem de sokakları ateşe vermeden,
Masum insanları kamu kurumuna kıstırmadan,
Onları ölümle burun buruna getirmeden,
Polislere ateş açmadan,
Milli serveti heba etmeden yapıyor…
Yıllardır hak arama bu şekilde yapılıyor, aksıyor, tökezliyor, sancılı oluyor ama “bir kişinin burnu kanamasın” diyerek hukuki yollardan, halktan destek alarak yapılıyor…
BDP ise 7 adayının haklı veya haksız şekilde veto edilmesini bahane ederek ülkenin altını üstüne getirmeye çalışıyor…
Sanki amaç, “bize sert müdahale yapın” şekline bürünüyor…
YSK’nın mağduriyeti yetmiyor…
İlla bizi mağdur edin, edin ki daha çok sesimiz çıksın denmeye getiriliyor…
YSK’nın yeşil ışık yakması, 6 adaya vize vermesi bile hız yetmiyor…
Mahkemelerin “alelacele” kararı bile kesmiyor…
“Bizi mağdur edin, bizi mağdur edin” diyerek sokakları ateşe veriyorlar…
Bütün bunlar için mi BDP’ye oy verilir?
“Mağdur oldum” diyerek masum insanlara hayatı zehir eden bir partiye neden oy verilir, neden oy vereyim?
Naif Karabatak
22 Nisan 2011
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —