Menü Van Haber, Doğu Rehberi Haber, Son Dakika Haberleri
Naif KARABATAK

Naif KARABATAK

Tarih: 14.04.2011 07:45

AK Parti Adıyaman’ı Gözden Çıkardı

Facebook Twitter Linked-in

Bildiğiniz gibi genellikle ülke gündemini takip eden yazılar kaleme alıyorum ama siyaset de yerelden başlıyor. Bugün “aday listesi”nin Adıyaman ayağını değerlendirmek istiyorum.
 
Türkiye’nin birçok ilinde adaylara tepki var, ortaya çıkan liste beğenilmiyor, eleştiriler birbiri ardına geliyor…
 
Ya Adıyaman?
 
***
 
Seçim öncesi Adıyaman’da genel hava “bu vekiller çalışmıyor, değişmeli” şeklindeydi…
 
Bu algı belki doğruydu, belki yanlış, belki de kısmen doğruydu…
 
Bana göre ise vekillerin yasama yapmak için seçildiğidir, sorun atadıklarında ve proje üretemeyen kurumlardadır. Eğer illa vekiller suçlanacaksa “atananlara olan yakınlık” sorgulanıp, eleştirilmelidir. Yoksa proje üretildi de, vekiller “takipçisi” mi olmadı?
 
Kendi fikrimi geçersem, “çalışmıyor” diyenlerin geçerli sebepleri de vardı…
 
AK Parti hükümeti döneminde ülke genelinde 10 binlerle ifade edilen kilometrelerce duble yol yapılmıştı, Adıyaman’da ise 90 kilometreyi bile bulmayan duble yol bitirilememişti…
 
Tütüne Adıyaman’da kota konmuş, tütünün mağdur ettiği insanlar ise Adıyaman’da yaşam mücadelesi veriyordu…
 
Türkiye ileriye gidiyor, çağ atlıyor ama Adıyaman, bırakın adım adım ilerlemeyi, sürekli bir şekilde komşularıyla kıyasladığında geriye gidiyordu…
 
Eğitimde halen ikili eğitim yapmanın sancısını çekiyorduk…
 
Sağlıkta “40 yıllık” hastaneleri modernize etmenin ötesine gidemiyorduk…
 
Yatırımda “yeni” diyebileceğimiz hiçbir şey yoktu…
 
Adıyaman ucuz iş gücü cennetiydi, halen 250-300 liraya insanların çalıştırılmasını içimize sindiriyorduk…
 
Yoksulduk, yeşil kartlarımız bol, ekmeğimiz kıttı…
 
Bunun için de devlet “baba” oluyor yağımızı, şekerimizi, unumuzu veriyordu ve sobamıza konulan kömürle övünüyorduk…
 
Çünkü işsizlikte Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir paya sahiptik…
 
Teşvikte sıralamamızın “yanlışlığını” herkes kabulleniyor ama “düzeltme” yönünde kimse etkili olamıyordu.
 
Adıyaman çıkmaz sokaktı, o zaman Nissibi köprüsü yapılmalıydı, kimse de “tık” yoktu, gereksizdi, pahalıydı, falandı, filandı…
 
Atatürk Barajına bir ilçemizi vermiş, onlarca köy ve mezramız gitmiş, üstüne de Atatürk Barajının nimetlerini eklemiştik, yine kimsede “tık” yoktu…
 
Çevre illerle bağlantılı olan bütün yollarımız “sorunlu”ydu, şehir içi yolların haliyse içler acısıydı…
 
Sümer Meydanı’nda ibaret bir “şehir merkezi” olan kentten ibarettik. 56 yıllık bir il, bu kadar büyümesine rağmen ikinci bir cazibe merkezi oluşturulamamıştı…
 
Sosyal ve kültürel yönden bir dokun, bin ah işit şeklinde yuvarlanıp gidiyorduk; ne kültür merkezimiz vardı, ne konferans salonlarımız, ne sinemamız, ne tiyatromuz, ne de başka alanlarımız…
 
Parklarımız iyi değildi, bahçelerimiz yoktu, piknik alanlarımız ise çöplüğün yanında kıvrılarak bulabildiğimiz yerlerdi…
 
Adıyaman’a gelenler elli yıllık otogara girerek notumuzu veriyordu…
 
Turizmde Malatya ile sürekli kavga ederdik ama Adıyaman olarak “çivi çakma” gibi bir girişimimiz olmamıştı. 40 yıl sonra Nemrut’un yolunu yapmakla övünüyorduk…
 
Perre Antik Kenti gün yüzüne çıkmıyor, Tuz Hanı ve Oturakçı Pazarıyla ilgili “ciddi” girişim yapılarak, sonuç alınmıyordu…
 
7 yıldır görevde olan belediyenin “gözle görülür” bir hizmeti yoktu, hizmet diye gösterilenlerin de önemi yoktu…
 
Bütün bunlar halkın AK Parti’ye, teşkilata, vekillere ve belediyeye tepki göstermesine neden oluyordu.
 
Buna rağmen de her seçimde, bir öncekinden daha çok oy alıyor, adeta “iyi ettiniz” deniyordu…
 
***
 
Ve geldik bu seçime…
 
AK Parti’den 77 aday adayı çıktı…
 
Hepsi kendi çapında çalıştı, çabaladı, masraf etti, umutlandı, ümit verildi…
 
Çoğunun kariyeri vardı, birikimi iyiydi, hizmet yapmış, hizmete devam etmek isteyenler vardı…
 
Hatta çoğu “söz” bile almış, “istifa et” diye telkinde bulunulmuştu…
 
Başbakanın “değişime gidiyoruz” sözüne kananlar, vekillerin “en az yarısı”nın değişeceğini düşünüyordu, tümden değişeceğini söyleyenler de vardı…
 
Liste açıklandı dört vekilden üçünün listede olduğu görüldü, listede olmayansa Fehmi Hüsrev Kutlu’ydu…
 
Sayın Kutlu, AK Parti il teşkilatının kurucusuydu, kurucu il başkanıydı ve sonra da iki dönem milletvekilliği yapmıştı…
 
Yukarıdan beri sıraladığım sorun ve eksiklikler için halk, “vekiller çalışmıyor” diyordu…
 
Sadece Sayın Kutlu liste dışı kaldığına göre suçlu bulunmuş, “ayağa kalk” denmiş ve üzeri çizilmişti…
 
Oh olsun!” o zaman, madem bunca sorunun sebebi oydu, o zaman cezasını çekmeliydi…
 
Değişim dedikleriyse dört vekilden üçünü bırakıp, beşe tamamlayarak iki yeni aday almaktı…
 
Kadın aday sözü gerçekleşmemiş, “değişim” sözü hayata geçmemiş, halkın “çalışmıyorlar” sözünden sadece bir vekil etkilenmişti…
 
Elbette listede kalan üç vekil de tıpkı liste dışı kalan vekil kadar çalışmış, çabalamış ve bu kente hizmet etmek için gece gündüz uğraşmışlardı…
 
Başarı dördünündü, başarısızlık da yine dördünündü…
 
Kuşkusuz listeye giren iki yeni aday da birbirinden değerli…
 
Üç eski vekil, iki yeni vekil adayıyla seçime giden AK Parti’nin hedefi beş vekil çıkarmak…
 
Listeye tepki ne olur, küsenler, kaçanlar, saf değiştirenler, çalışmayanlar, burun kıvıranlar olur mu, olursa bunun oranı ne olur bilinmez
 
Bu elbette işin bir yönü, bir de farklı tarafı var…
 
O da AK Parti’nin BDP’nin desteklediği bağımsız aday ve CHP’nin listesine karşı nasıl tavır takınacağı…
 
Halk, “başarısız vekil gitti, oh olsun kurtulduk” deyip asılacak mı, teşkilatlardan “biz dışlandık” diyenler “bizle dalga mı geçiyorlar” deyip savsaklayacak mı?
 
İşte bütün mesele burada, sizce hangisi olacak?
 
Naif Karabatak
14 Nisan 2011

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —