Eğitim Bir-Sen eğitim öğretim yılının ilk divan kurulu toplantısı yapıldı

Eğitim Bir-sen Adıyaman Şube Başkanlığı Tarafından 2019-2020 Eğitim-öğretim Yılının İlk Divan Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi.

Eğitim Bir-Sen eğitim öğretim yılının ilk divan kurulu toplantısı yapıldı

Eğitim Bir-Sen Adıyaman Şube Başkanlığı tarafından 2019-2020 eğitim-öğretim yılının ilk divan kurulu toplantısı gerçekleştirildi.

Eğitim Bir-Sen Kahta ilçe Temsilciliğinin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda 5. dönem toplu sözleşme süreci ve sonrasına ilişkin değerlendirmeler, yeni eğitim-öğretim dönemde yapılacak çalışmalar ve gündemdeki diğer konular hakkında istişarelerde bulunuldu.

Toplantıda konuşan Eğitim Bir- Sen Adıyaman Şube Başkanı Ali Deniz, Diyarbakır’da evlatları nöbet tutan annelere değinerek, “Terör örgütlerine ve uzantılarına karşı cesaretle durarak evlatlarını terörün pençesinden kurtarmak için eylem başlatan annelerin isyanını, yüreklerinden kopan haykırışlarını ve evlatlarına kavuşma özlemlerini sonuna kadar destekliyoruz. Toplumun tüm kesimleri, bu anaların feryatlarına kulak vermeli, dertlerine tercüman olmalı, haklı davalarına sahip çıkmalı; analar-babalar evlatlarına, evlatlar özgürlüğüne kavuşturulmalıdır” dedi.

5. dönem toplu sözleşme görüşmeleri hakkında konuşan Başkan Deniz, “4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun, kamu görevlilerinin mali, sosyal, özlük hakları ve çalışma şartlarından kaynaklanan sorunlarının toplu pazarlık masasında çözümü konusunda yetersiz kaldığı görülmüştür. Kamu görevlileri sendikacılığının, toplu sözleşme süreci, yasası, masası, kapsamı ve kazanımları bakımından sendikacılığın ideal ölçütleriyle örtüştürülecek nitelikte, akıtılan terle uyumlu hale getirilmesi, mevcut kanunun değişmesi için mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu.

Sorunlara duyarsız, çözüm önerilerine kayıtsız kalınmasının asla kabul edilemeyeceğini söyleyen Başkan Ali Deniz, “Uzlaşmazlıkla sona eren 5. Dönem Toplu Sözleşme pazarlık sürecinde bir milyonu aşkın eğitim çalışanının haklı beklentilerinin, alın terinin karşılığı taleplerinin kamu işverenince karşılanması bir yana üzerinde durulmadan geçiştirilmesi asla kabul edilemez. Üzerinde uzlaşılan konuların geçmişteki toplu pazarlık pratiği görmezden gelinerek tek taraflı bir tespit tutanağıyla yok sayılması, eğitim çalışanlarının sayısal çoğunluğunun ve varlığının toplumsal bir güç yerine bir yük olarak görülmesi, eğitim çalışanları adına esef verici, çalışma hayatının geleceği açısından ise kaygı vericidir.

3600 ek göstergeyle ilgili verilen sözlerin, icraya dair belgelerde yer alan taahhütlerin gereği bir an evvel yerine getirilmelidir. Ek gösterge düzenlemesi, meslek grupları bazlı değil, memnuniyet katsayısını artıracak, kamu görevlilerinin tamamını kapsayacak şekilde yapılmalıdır.

FETÖ/PDY ile mücadele sürecinde asılsız, haksız ve mesnetsiz itham ve iftiralara maruz bırakıldığı adli ve idari soruşturma raporları ve mahkeme kararlarıyla ortaya çıkan kamu görevlileri, eski kadro ve görevlerine iade edilmeli, uğratılmış oldukları hak kayıpları ve mağduriyetler giderilmelidir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın iş yoğunluğunun büyük bir kısmını eğitim politikalarından ziyade personel iş ve işlemlerine hasretmek zorunda kalmasının sebebi, sürdürülebilir bir atama ve yer değiştirme politikası izlememesidir. Bakanlığın kaynaklarını ve enerjisini eğitim-öğretimin niteliğinin artırılmasına tam olarak yöneltebilmesi için atama ve yer değişikliği konusunda, öğretmen atama ve yer değiştirme süreci, tespitler ve bir model önerisi odak analizimizde ortaya koyduğumuz gerçekler ışığında eğitim çalışanlarının taleplerini azami ölçüde karşılayan, mağduriyetleri önleyen, adil ve sürdürülebilir bir atama ve yer değiştirme politikası tesis edilmelidir.

Eğitim Bir-Sen olarak, eğitim çalışanlarının sorunlarının çözümü, özlük haklarının korunması ve geliştirilmesi konusundaki mücadelemizi her platformda sürdüreceğiz. Üyemiz, ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, üretmeye, haktan ve haklıdan yana olmaya ilk günkü kararlılıkla devam edeceğiz. Farklı kıtalarda iş birliği yaptığımız eğitim sendikalarıyla birlikte emeğin değerinin tüm dünyada artması için ortak çalışmalarımızı artıracağız. Dünyanın neresinde olursa olsun zulmü ve zalimi lanetlemeye, mazlumdan yana olmaya devam edeceğiz.

Talep ve çağrılarımız karşılıksız bırakılmamalıdır. Adaletin ve barışın hakim olduğu bir dünya için, daha nitelikli bir kamu hizmeti yürütülmesi için, emekçilerin alın terinin karşılığını almak için verdikleri mücadelenin sınırlarının genişletilmesi için, daha verimli bir eğitim sistemi için bu taleplerimizin karşılanması, çağrılarımızın karşılık bulması geleceğimiz adına elzemdir” diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner35