Yaşam:
Organ bağışı hakkında bilinmesi gerekenler

Organ bağışı ya da organ nakli; tedavisi tıbbi olarak mümkün olmayan hastalıklar sebebiyle görev yapamayacak derecede hasar gören organlar yerine canlı veya beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden alınan sağlıklı organın nakledilmesine denir.
Yaşayan ya da ölen bir kişinin organ ve dokularının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin verilmesi de organ bağışıdır.
Organ ve doku naklinde, belirleyici pek çok husus vardır, bunlardan en önemlisi (canlıdan nakilde) ise alınacak olan organın, bağışlayanın hayatını tehlikeye düşürmemesidir. Bu nedenle yalnızca birkaç organ nakli canlıdan canlıya gerçekleştirilebiliyor. Bunlar sağlıklı iki böbrekten biri, ilik, deri ve kısmi karaciğerdir. Hayatını kaybetmiş kişiden alınan organın naklinde yine donörün hayatının tehlikeye girmesi gibi bir durum bulunmadığından çoğunlukla tüm organ ve dokular nakledilebiliyor.
Nakledilebilecek organlar akciğer, kalp, böbrek, karaciğer, pankreas, ve ince bağırsak, nakledilebilecek dokular ise kalp kapağı, kornea, kemik, deri, tendon ve kemik iliğidir.
Diğer taraftan, sadece belli kriterlere uygun ölümlerin ardından organ nakli yapılabiliyor. Her şeyden önce, organları kullanılacak olan kişinin hastane ortamında, yoğun bakımda, tedavisi devam ederken beyin ölümünün gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

Organ naklinde yaş sınırı var mı? ve  kimler donör olarak kullanılabilir?


Organ nakli yasasına göre canlıdan canlıya organ bağışında 18 yaş altındaki kişilerden organ alınmıyor. Fakat kadavradan yapılan bağışlarda yaş sınırı yoktur.
Ölen bir yeni doğan bebeğin bağışlanan organları kullanılacağı gibi doksanlı yaşlardaki bir vericinin de organları kullanılabiliyor. Aynı biçimde organ bağış kartı almak için de 18 yaşını doldurmuş olmak gerekmektedir.

Organ naklinde ülkemiz ne durumda?

Türkiye'de organ nakilleri dünya standardında yapılıyor. Karaciğer, böbrek gibi organların nakillerinde başarı oranı yüzde 90’ın üzerindedir.

Organ nakli bilincinin oluşması için öneriler

Organ bağışı konusunda toplumu bilinçlendirmek herkesin en öncelikli görevi ve hedefi olmalıdır. Bu nedenle sivil toplum kuruluşlarına, meslek odalarına, doktorlara, din adamlarına ve özellikle de medyaya çok büyük görevler düşüyor.

Unutmayalım ki birgün hepimiz organ yetmezliği ile baş başa kalabiliriz. Organ bağışı ile hem organ bekleyen hastalara umut oluyor hem de canlıdan canlıya organ nakillerini azaltarak sağlıklı bireyleri ameliyat riskinden korumayı mümkün kılıyor.

Her insan organ bağışı konusunda duyarlı olmalıdır, tabii ki ölüm insanlara acı verir ama herhangi bir yakınımızın ölümü başka bir hastaya organ bağışı yapmanın önüne geçmemeli organ bağışında bulunarak aslında bir bakıma sevdiğimiz kişinin bir parçasını yaşatmış oluyoruz.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner22

banner4

banner35

banner25

Sesli Seccade Modelleri
Namaz, İslam dininin gerekliliklerinden biridir. İmanın en önemli gerekliliklerinden olan bir ibadet olan...

Haberi Oku