Spor Toto 2. Lig sona...
Gizli salgın hızla yayılıyor!
Mescidi Haram'a ayakkabıyla girmek istemiş
Kadınlar da öldürür!
Star Gazetesi Yazarı Ahmet Kekeç'in yazısı
Eskiden darbelerden kaçarlardı...
Devlet teröründen, şiddetten, sağ ve sol çetelerden, kurban gidilecek kör kurşundan, birinci şubeden, ikinci şubeden, işkenceden, apoletlerden, Sıkıyönetim savcılarından, Diyarbakır Cezaevi’nden, Mamak’tan, Metris’ten, polis ve jandarma copundan, “Elimizde taş gibi delikanlılar var, copa ne hacet” diyen Turgut Sunalp’ten, Esat Oktay Yıldıran’dan, Recep Ergun Paşa’dan kaçarlardı...
Kimi Almanya’ya, kimi Fransa’ya, kimi Norveç’e atardı kapağı.
Komşu kapısı Yunanistan’dan Ortadoğu ve Mağrip ülkelerine dağılanlar da olurdu.
Haklarında arama kararı çıkarılırdı.
Her “saat başı” bültenlerinde isimleri okunurdu.
Ülkeye dönmeleri, kendilerini “devletin şefkatli kollarına teslim etmeleri” istenirdi.
Dönmezlerdi tabii...
Gurbette “sürgün ve mahcur” bir hayat yaşarlardı.
Dönmeyecekleri kesinleşince de, vatandaşlıktan çıkarılırlardı.
Sonra hem sağcı, hem muhafazakâr, hem “karşı devrimci” bir lider çıkar, ülkeye dönmelerinin önündeki yasal ve anayasal engelleri kaldırır, darbecilerin pisliğini temizlerdi.
Kalsalar ya kör bir kuşuna kurban gideceklerdir, ya da işkence tezgâhında can vereceklerdir. Bu yüzden, darbe arifelerinde “valiz hazırlamak” eski ve köklü bir aydın geleneğidir bizde.
Bugünküler “hukuk” korkusuyla valiz hazırlıyorlar.
Eski bir milletvekili, elan kaçak.
Ergenekon soruşturması başlar başlamaz valizini hazırladı ve deniz aşırı uçtu.
Dil öğrenmeye gittiğini söylüyordu.
Bir ara İngiltere’de görüldü.
Sonra izini kaybettirdi.
Bir gün İngilizcesini ilerletmiş olarak yurda dönerse, bunu Ergenekon savcılarına borçlu olacak.
Bir de “hastalanacağını” anlayıp valiz hazırlayanlar var.
Bir eski belediye başkanı ve iki general, “tedavi amaçlı” olarak yurt dışına kaçtılar. Belarus’ta, Rusya’da, Almanya’da “ödenekli” tarafından dolaşıp duruyorlar...
Kaçmasalardı, “darbecilik” suçlamasıyla hâkim karşısına çıkacak ve (muhtemelen) tutuklanacaklardı.
Meslektaşlarımız arasında da, bir gün “valiz hazırlamak zorunda kalacaklarını” düşünenler var.
İkide birde köşelerinde, korkuyla karışık, “valizimi hazırladım” ya da “ileri demokrasi demek, valizi hazır tutmak demektir” şeklinde mavra yapıyorlar...
Yani kendilerini darbe dönemlerinin kaçaklarıyla bir tutuyorlar.
Hiç utanmıyorlar...
Sen karargâhtan gelen “çıktı”ları sorgusuz sualsiz manşete taşı... İki lafından biri “Emredersiniz Paşam” olsun... Elindeki medya imkânlarını kullanarak darbeye lojistik destek sağla... Çevik Bir patentli andıçlarla, meslektaşlarının hayatını karart... “İtibarsızlaştırma çetelerine” üye yazıl... Her gün hiç sektirmeden “Ergenekon diye bir şey yoktur, bunlar Zekeriya Öz’ün uydurmalarıdır” diye yazılar yaz... Ortadaki cinayetleri ve darbe planlarını hiç görme... Balyoz ve Kafes’le hiç ilgilenme... Darbe soruşturmalarını itibarsızlaştırmak için her pisliği yap... Müstear isimlerin arkasına gizlenerek her melaneti sergile...
Sonra da “İleri demokrasi demek, valizi hazır tutmak demektir...”
Öyle mi?
Eskiden Genelkurmay Başkanları darbeye karşı çıktıkları için tutuklanırlardı.
Şimdikiler “darbeye teşebbüsten” tutuklanıyorlar.
Eskiden gazeteciler “işkence” korkusuyla valiz hazırlarlardı.
Şimdikiler “hukuk” korkusuyla valiz hazırlıyorlar.
Yazının özgün halini okumak için tıklayın
Yorumlar