Spor Toto 2. Lig sona...
Gizli salgın hızla yayılıyor!
Mescidi Haram'a ayakkabıyla girmek istemiş
Kadınlar da öldürür!
Cumhurbaşkanı Wulff’un bir yakınından ucuz kredi almasının ardından patlak veren tartışmalar, acaba sadece ahlaki bir sorunsaldan mı kaynaklanıyor? Peki bu olayı ağır bir politik eleştiri malzemesi haline getiren Bild gazetesi, bu davranışıyla neyi amaçlıyor?
İsterseniz gelişen olayları şöyle bir hatırlayalım. Wulff, borç aldığı arkadaşının medyada çıkan olumsuz haberlerden etkilenmesini önlemek için Bild gazetesinin editörünü telefonla arıyor.
Telesekretere de kaydedilen mesajda Wulff, Bild gazetesi editörü Kai Diekmann’dan bu gibi haberleri şimdilik ertelemesini rica ediyor.
Bild gazetesi ise, ilgili kaydı açık bir tehdit olarak algılamakta ısrarlı gözüküyor. Mesajın basit bir erteleme isteği olduğunu kabul eden Bild, bu ricanın arkasından büyük tehditlerin geleceğinden çekindiğini duyuruyor.
Yani ortada müşahhas bir tehdit olmadığını, mevhum bir tehdit riski üzerinden bu kıyametin koparıldığını Bild de itiraf ediyor.
Kısaca “bir kaşık suda fırtına koparmak” olarak adlandırılabilecek bu iddialara şüpheyle yaklaşmaktan daha doğal bir durum olamaz.
Bu nedenle biz de, Bild gazetesi tarafından Wulff’un hedef gösterilmesinin gerçek sebebini araştırmaya karar verdik ve oldukça şaşırtıcı sonuçlara ulaştık.
Aslında Bild Gazetesi editörü Kai Diekmann ve Cumhurbaşkanı Wulff’un yolları pek çok yerde kesişiyor.
Mesela ikisi de Atlantik Brücke (Atlantik Köprüsü) adlı Amerikancı ve Bilderberg’e yakın bir kuruluşun üyesi durumundalar. Bu kuruluşun Bilderberg gibi CIA’le göbek bağı olduğunu bilmeyen yok.
Bu arada Kai Diekmann’ın arasının Ertuğrul Özkök ve Doğan Medya ile de çok iyi olduğunu hatırlatalım. Peki ne oluyor da, Kai Diekmann bugüne kadar yoldaşını kollamışken, bir yerden düğmeye basılmış gibi Wulff’a adeta düşman kesiliyor?
MuhtemelenWulff, Atlantik Brücke’nin ya da Bilderberg’in tasvip etmediği bağımsız bir yaklaşımda bulunmuştu ve bu yaklaşım küresel güçlerin politikasına ters düşmüştü.
İslam’ın Almanya’ya ait olup olmadığı tartışmalarının alevlendiği o günleri hatırlıyorum. Cumhurbaşkanı Wulff, cesur bir çıkış yaparak “İslam da Almanya’ya aittir” diyor ve sanırım bu çıkışıyla İslam hakkında değişik planları bulunan küresel kimi güçleri endişelendiriyor.
Bu noktadan sonra başta Bild gazetesi olmak üzere pek çok Alman medya kuruluşu Wulff’a muhalif bir tutum alıyor. O dönemde Bild gazetesi, Cumhurbaşkanının bu sözünden rahatsız olduğunu haberleriyle her fırsatta vurguluyor:
“Almanların çoğunluğu İslam’ın Almanya’ya ait olduğunu düşünmüyor”görüşünü tekrarlıyor. http://www.bild.de/politik/2010/politik/wuetende-buerger-schreiben-an-den-bundespraesidenten-14203828.bild.html
Birilerinin Avrupa’da İslam’ın özgürleşmesinden korktuğu çok açık. İsviçre’deki minare; Fransa’daki çarşaf yasağı ve Müslümanlar üzerine yapıştırılmak istenen terörist damgası bu örneklerle daha anlamlı oluyor. Sözde Ermeni Soykırım yasası da bu sürecin devamı gibi.
Bilderberg toplantılarının aşırı bir müdavimi olan The Economist’in bir anda CHP’yi destekleme kararı almasının sırrı da, Ak Parti’nin son dönemdeki politika değişiminde saklı.
Düşünün bakalım. Değişen ne oldu ki, Dünyanın Kudretli Efendileri Ak Parti’den umutlarını kestiler? Bu da cevaplanması gereken apayrı bir konu…
Rusya’da kurulmaya çalışılan Avrasya Birliği, Fransa’nın düşmanca çabaları, Suriye ve İran’la aramızın açılmasını teşvik eden beyanlar da aynı merkezden destekleniyor gibi gözüküyor. Sanki Türkiye önderliğindeki bir büyük birliktelikten korkuyorlar!
The Economist, Bilderberg’in ve Avrupa’nın ekonomik elitlerinin “pusulası” gibi. Onun gösterdiği yön, aynı zamanda Amerika’nın, Avrupa elitlerinin ve Bilderberg gibi oluşumların gösterdiği yön…
Bildgazetesi de böyle oluşumların pusulası olabilir. Kaldı ki bu gazetenin editörü olan Kai Diekmann’ın Atlantik Köprüsü Derneği üyeliği ve Bilderberg’e yakınlığını hatırlatmama gerek yok sanırım.
Peki Wulff yerine önerilen isimler neler?Muhalefetin Wulff yerine önerdiği isimlerin ortak özelliği ne biliyor musunuz? Öğrenince şaşıracaksınız, ama yine de açıklayayım.
İsimleri anılan Cumhurbaşkanı adayları arasındaki Norbert Lammert ve Klaus Töpfer de Bilderberg’e olan yakınlıklarıyla tanınıyorlar. Bilhassa Töpfer, Bilderberg’in azimli ve sadık bir müdavimi.
Yeşillerin ve SPD’ninönerdiği adaysa, Joachim Gauk. İlginçtir ki Gauk da Wulff gibi Atlantik Köprüsü üyelerinden. Bu köprünün yolu hep Bilderberg’den, Amerika’dan geçiyor.
Abartılı bir komplo teorisinde bulunmayacağım. Bu olayı İlimünati ya da masonluk gibi örgütlerle de ilişkilendirmeyeceğim. Kimseyi de karalamayacağım. Sadece açık bir gerçeği dile getireceğim.
Bilderberg, Atlantik Köprüsü gibi kuruluşlar asla ABD ve Avrupa zararına çalışmazlar. Bütün bu kuruluşların ortak özelliği küresel sermayenin en güçlü para babalarını, beyinlerini, siyasi liderlerini kendi siyasi ve ekonomik amaçları doğrultusunda kullanmaya çalışmalarıdır.
Çünkü bu kıtalararası oluşumlar, ancak bu şekilde üyelerini daha zengin ve güçlü kılmakta, daha sonra da bu farklı güçlerin bütün imkanlarını kendi yararlarına kullanmaktadırlar. Açıkça dünyanın efendisi olma hevesindedirler.
Wulff örneğinde olduğu gibi bu amaçlara aykırı hareket edenleri ise -kendi çabalarıyla getirdikleri- o koltukta artık görmek istemeyeceklerdir.
Cumhurbaşkanı Wulff’unincir çekirdeğini doldurmayacak hatasından dolayı istifa etmesini isteyenler, dönerci cinayetlerinin faillerini koruyan zihniyetin üzerine neden gitmediler?
Türkiye’yi hedef alan gelişmeleri de bu bakış açısıyla okumayı deneyin bakalım. Fransa’nın uluslararası alanda aleyhimize çalışmasının arkasındaki sır perdesi de aralanacak böylece. Sarkozy’nin isminin Bilderberg üyeleri arasında anılması tesadüf müdür acaba?
Yine bu güçler, dünya üzerindeki bütün ülkelerin başbakanlarını, cumhurbaşkanlarını, genelkurmay başkanlarını hatta muhalefet liderlerini bile kendileri belirlemek, kendileri kontrol etmek istiyorlar.
Sanırım Türkiye’de koparılan fırtınaların sebebi, küresel güçlerin iktidar üzerindeki kontrollerini artık kaybetmiş olması. Şimdi ise Avrupa da Türkiye’nin yörüngesine girmesin diye uğraşıyorlar.
Oğuz DÜZGÜN / Rotahaber
oguzduzgun@gmail.com
Yorumlar