Kadın Aile:
Aile içi şiddetin psikolojik sebepleri

Aile içi şiddeti üreten sebeplerin sosyal, fiziksel, ekonomik, psikolojik, biyolojik boyutlarının olması, bu şiddet türüyle mücadelenin birçok cephede birden sistemli ve planlı bir biçimde yürütülmesini gerekli kılmaktadır. Bunun yanında, fakirlik, eğitimsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizlik, işsizlik, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, ırkçılık, savaşlar, alkol, kumar alışkanlığı, cinsel sömürü gibi unsurların toplumda aynı anda varlığı bu mücadeleyi daha çetin kılmaktadır. Şiddet ile mücadele, aile içi şiddeti azaltsa da bütünüyle bitiremeyecektir.

Sebebine gelince; toplumdaki kadına yönelik dışlama ve ayrımcılık, ikincileştirme stratejileri işlemeye devam ettiği müddetçe kadının aile içindeki konumunu iyileştirmek ve ona  yönelik şiddeti önlemek mümkün görünmemektedir.

Aile içi şiddetin psikolojik sebepleri

Toplumda şiddet mağduru örselenmiş, ezilmiş, psikolojisi bozulmuş, sistemli ve sürekli olmasa bile hayatının beli bir döneminde şiddete maruz kalmış çok sayıda kadının bulunduğu doğrudur.
Diğer taraftan, erkekliği kadına “üstün olmak”, “hükmetmek”, “sahip olmak”, “terbiye vermek”, “denetim uygulamak”la denk tutan çok sayıda erkek de vardır.

Erkeği savaşan, vuruşan, hakimiyetini tesis eden olarak pohpohlayan toplumsal yapı onu sakinleştirmekte ve özellikle erkek kadın ilişkileri söz konusu olduğunda onu kibarlık ve nezakete davet etmede sıkıntı çekmektedir.

Aile şiddeti kökünden kazımak veya kadına yönelik şiddeti sıfıra indirgemek, şiddeti tetikleyen unsurların tamamen ortadan kalkması mümkün olmayacağına göre, çok ama çok iddialı bir hedef olacaktır. Ancak şiddete sıfır tolerans olması gereken ve başarılabilecek bir hedeftir. Ne var ki, bu konuda sadece avukat, savcı ve hakimin hukuku ve yasaları konuşturmaları yeterli değildir; aile içi şiddete ilk elden şahit olan veya olma ihtimali bulunan polis, jandarma, doktor, hemşire, öğretmen gibi meslek gruplarında çalışan bireylerin de eğitilmesi şarttır. Diğer taraftan aile içi şiddetin gizli/mahrem bir mesele olmadığı, bilakis kabul edilemez bir insan hakları ihlali olduğu konusunda toplumun da bilinçlendirilmesi ve duyarlı davranması gerekmektedir.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner22

banner4

banner35

banner25

Kullanılmış çay yapraklarını değerlendirin
Keyif çayınızı hakkını vererek içtiniz, peki ya demlikte kalan çayı ne yapıyorsunuz? İşte bilmediğiniz...

Haberi Oku