Sanki her gittiğim yerde ve herkeste hızlı bir hişsizleşme duyumsuyorum.. Oysa insan duygulardan ibarettir ve hissetmeden yaşamak robotlaşmak gibidir..

Hişsizleşmek, insanı çözümler bulmaktan ve huzura kavuşmaktan alıkoyar çünkü yaradılışımızda insanca duygular ve kompleks hisler bulunmaktadır. Bu güçlü duyguları söndürmek hayatı renksiz hale getirir. Gerçek hislerimizi saklayarak, ya da uyuşturarak, hayatı yaşamaya devam etmeye çalışmak bir nevi nasırlaşmaktır. Bunun sonucu olarak insan, alkol ve uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar edinebilir. Veya gereğinden fazla uyumak, aşırı yemek yemek, fazla TV seyretmek, gereksiz alışveriş yapmak gibi davranışlar geliştirebilir.

Peki neden hişsizleşir insan? Çünkü hisleri bastırmak, onlarla baş etmeye çalışmaktan daha kolaydır. Ve dolayısıyla insan yüreği de nasırlaşır. Hayattan keyif almayı bırakır.. Başlangıçta hişsizleşme bir rahatlama sağlasa da, gitgide kişinin bir parçası haline gılier. Sonunda kişi sadece soluk alıp veren, yiyen içen, uyuyan ama duygulardan yoksun bir canlı haline gelir.. Hayatın zenginliklerinden uzaklaşmıştır. Hisler yok olur! Yazık olur!

Dedim ya.. Sanki son zamanlara bu tip kişilerden daha çok görür oldum.. Travmalar, acılar, üzüntüler, kaygı, keder, kaos ve korku gibi olumsuzluklara cevaben hişsizleşiyoruz belki ama bu durum uzun sürerese, umursamaz hale geliriz! Bir süreliğine işe yarayan hişsizleşme süreci kişinin bir parçası haline gelirse, hem zihinsel ve hem de bedensel problemlere neden olabilir.

Yeniden duyarlı hale gelmek, insanca hislere kavuşmak için şunlar önerilebilir:

  • Açık havada gezmek, dolaşmak, piknik yapmak ve yaşamın mucizevi özelliklerini duyumsamak.
  • Etrafta ağaç bulunabildiği müddetçe(!) beton yığınlarından kaçarak, ağaçlı ortamlarda gezerek ağaç-banyosu yapmak ve rahatlamak.
  • Güvenilir ve samimi arkadaşlarla vakit geçirmek, konuşmak, dertleşmek ve onlardan duygusal destek almak.
  • Yemek pişirmek, kitap okumak, egzersiz yapmak, yeni beceriler kazanmak gibi zevkli şeyleri hayatın bir parçası haline getirmek.
  • Tüm koşuşturmaların, telaşın ve bilinmezliğin ortasında bir miktar yavaşlamak ve yaşayabilmek için bize sunulmuş olan güzelliklerin farkına varmak.
  • Düzenli uyku uyumak, kötü alışkanlıklardan uzak durmak, sağlıklı ve dengeli beslenmek kişinin kendisine değer vermesidir; yani bunlar insana kendini iyi hissettirir.
  • Saksıda bile olsa sebze, meyve yetiştirmek ve hayat döngüsünü yakından izleyerek esinlenmek.
  • Yaşlılara, kimsesizlere, yetimlere, hastalara maddi ve/veya manevi el uzatarak mutlanmak.
  • İbadet etmek, ki bu tüm zamanların en müthiş ilacıdır.
  • Bir diğer öneri ise oldukça eğlenceli! Hayata sarı renk katmak.. 2017 yazının moda rengi olduğundan değil, insana mutluluk aşılayan sıcacık bir renk olduğundan!

Bu yazı Fatoş Şimşek tarafından yazılmıştır. Kendisi birçok değişik kültürü yakından tanımış, yurtdışında yaşamış, halen iş ve seyahat amaçlı [kıtalar arası] yolculuklara devam etmekte olan bir sağlık analistidir.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner22

banner4

banner35

banner25