banner35

banner6

banner8

banner22

banner4

banner10
31 Ekim 2014 Cuma

Van’da Esnafa İpoteksiz ve Kefilsiz Kredi

Fazıl Say neden ceza aldı?

Fazıl Say Hayyam'n sözünü paylaştığı için mi, yoksa Müslümanlara hakaret ettiği için mi ceza aldı? Fazıl Say’ın 10 ay hapis cezası alması ile ilgili olarak Emre Bukağılı'dan açıklama...

Ermeni Ayini Notları ve Düşündürdükleri (TANITIM LİNKİ)

16 Nisan 2013 Salı 08:08
Bu haber 4132 kez okundu
Fazıl Say neden ceza aldı?
banner14
Fazıl Say'ın 10 ay hapis cezası kararıyla ilgili basın açıklaması.

Fazıl Say hakkında İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi’nde “Dini Değerleri Alenen Aşağılama” suçundan açılan ceza davası 15.04.2013 tarihinde sona erdi ve Sayın Mahkeme Fazıl Say'ın "… eylemi sabit olup suçun işleniş şekli, sanığın kastı, suç işlemesindeki ısrarı, suçun işlendiği zaman ve yeri, sanığın güttüğü amaç ve saiki nazara alınarak 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' suçundan 8 ay hapisle cezalandırılmasına" karar verdi.

Fazıl Say'ın eylemini yayın yoluyla işlemiş olduğunu dikkate alan mahkeme, cezayı yarı oranında arttırıp 12 aya çıkardı. Say'ın duruşmalardaki tavır ve davranışları, yargılamaya yapmış olduğu katkı dikkate alınarak 1/6 oranında indirilerek "10 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA" hükmetti ve cezayı erteledi. Eğer Fazıl Say aynı suçu 5 YIL İÇİNDE TEKRAR İŞLERSE HER İKİ CEZAYI BİRLİKTE ÇEKECEK.

Ancak bu kararın açıklanmasından sonra özellikle yerli basında ve sosyal paylaşım ortamlarında konunun gerçek mahiyetinden uzak ve kamuoyunu yanıltıcı nitelikte çok sayıda haber çıkmıştır. Bu haberlerle ilgili olarak aşağıdaki hususları kamuoyunun dikkatine sunuyorum:


1. Fazıl Say’ın 10 ay hapis cezası almasını eleştirenleri ve bu dava nedeniyle Fazıl Say’a destek vermek için yazılar kaleme alanları, adliyeye gelerek gösteri yapanları her şeyden önce Fazıl Say’ın twitter’da yazdığı ifadeleri okumaya davet ediyorum. Zira bu kişilerin Fazıl Say’ın dava konusu ifadelerini tam olarak bilmediklerini düşünüyorum.

2. Bu nedenle Fazıl Say’ın twitter’da yayınladığı -ve yargı sürecinde de kendisine ait olduğunu kabul ettiği- ifadelerden sadece bazılarını (Yüce Allah’ı ve inançlı tenzih ederek) aktarmak durumundayım:

“Nerede y.vşak, adi, magazinci, hırsız, şaklaban varsa hepsi Allahçı”, “Cenneti ala meyhane midir… cenneti ala kerhane midir?” “Tanrı… uğruna hayvanlaşıp öldüreceğin bir şey mi”, “Müezzin 22 saniyede okudu akşam ezanını… ne acelen var, sevgili?, rakı masası?”

3. Eminim ki, Fazıl Say’ın yargılandığı davadan ceza almasını eleştirenlerden hiç biri, bu mesajlardaki sövgü ve hakaretlerden tek bir tanesine bile muhatap olmayı kabul etmez. Yargı sürecine eleştiri getirenlerden, Fazıl Say’a destek eylemleri yapanlardan tek bir kişi bile, kendisine bu gibi ifadelerle sövülmesi halinde dava açmamazlık etmez.

4. Fazıl Say’ın aldığı cezanın “ifade özgürlüğünü ihlal ettiği”, bunun “demokrasiyle ve hoşgörüyle bağdaşmadığı” şeklindeki açıklamaları samimi bulmuyorum. Çünkü herkes bilir ki yasaların bireylere tanıdığı “ifade özgürlüğü” hiçbir zaman bir başkasının şahsına veya inanç değerlerine hakaret etme hakkı vermez.

5. Sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarında değil, gelişmiş ülkelerdeki hiçbir hukuk sisteminde kişilere ve özellikle de inançlara hakaret etme özgürlüğü bulunmamaktadır. Buna karşın, yapılan bazı taraflı açıklama ve yayınlarda Fazıl Say’a dava açılmasının Türkiye’ye özgü, Türkiye’yi mahcup edecek, fikir özgürlüğüne aykırı bir uygulama olduğu havası estirilmeye çalışılmaktadır. Gerçekte ise tüm gelişmiş hukuk sistemlerinde, özellikle din ve inanca dayanarak hakaret etmek suç olarak düzenlenmiştir. Örneğin:

• Alman Ceza Kanunu 130 ve 131. Maddesi,

• 1881 Fransız basın Kanunu’nun 24. Maddesi, Fransa Ceza Kanunu 625-7. maddesi

• İtalyan Ceza Kanunu’nun 414/3, 415. Maddesi

• İsviçre Ceza Kanununun 261. Maddesi

• Polonya Ceza Kanununun 212, 256 ve 257. maddeleri

• Rusya Federasyonu Ceza Kanununun 282. Maddesi

• Danimarka Ceza Kanununun 266. Maddesi

• Avusturya Ceza Kanununun 282 ve 283. Maddesi

• İsveç Ceza Kanunu 16-8, 9 maddeleri

• İspanya Ceza Kanununun 510, 511, 512, 513, 514, 515, 517, 517, 518, 519, 520 ve 521. maddeleri

• Finlandiya Ceza Kanunu 11, prg 8. Maddesi

6. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de toplumsal barışın sağlanması açısından ülkelerin kültür ve inanç değerlerinin yasayla korunması noktasında sözleşmeye taraf ülkelerin yetkisini genişletmiş, devletlerin kendi değerlerini korumaya yönelik yasalar yapmasını hukuka uygun bulmuştur . Bu durum emsal AİHM kararlarından açıkça anlaşılmaktadır.

7. Çok kısa zaman önce, ABD’de yayınlanan “Müslümanların Masumiyeti” isimli, dini değerlere hakaretler içeren filmin gündeme gelmesinden sonra, BM Genel Sekreteri Sayın Ban Ke Moon, çeşitli Avrupa ülkelerinin başbakanları, Sayın Başbakanımız Erdoğan, birçok bakanımız, Sayın Diyanet İşleri Başkanımız başta olmak üzere çok sayıda yetkili, dine hakaretin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğine ilişkin açıklamalarda bulunmuşlardır. Dünyada ve ülkemizdeki her düşünce kesimden basın yayın organı da bu açıklamaları destekleyici yayınlar yapmışlardır. Bu filmdeki anlayış ile Fazıl Say’ın twitterdan yazdığı sövgü dolu mesajlar arasında hukuki durum itibarıyla herhangi bir fark yoktur. Ancak konuya ideolojik olarak yaklaşan belli bir kesim o filmi eleştirirken, Fazıl Say’ın kullandığı ifadeleri ise görmezden gelmektedirler. Oysa yasalar karşısında herkes eşittir. Bir fiil, yasaya göre suç teşkil ediyorsa, bu fiili işleyen kim olursa olsun, bunun hukuki sonuçlarıyla karşılaşır ve karşılaşmalıdır. Hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur.

8. Kanunlar, milletlerin iradelerini yansıtırlar. Türk milletini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Ceza Kanunu’nda “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama”yı kamu barışını bozacak bir suç olarak düzenlemiştir. Davayı gören mahkeme de, “Türk milleti adına” yürüttüğü yargılama sürecinde Fazıl Say’ın açıklamalarının bu suçu oluşturup oluşturmadığını belirlemiş ve buna göre kararını vermiştir. Yargılanan kişinin kimliği, bu kişinin tanınan bir sanatçı olması, kendisini destekleyen kişilerin adliyeye gelerek gösteri yapmaları vb yargı makamlarını hiçbir şekilde etkilemez.

9. Eleştiri yapmak, görüş açıklamak, fikir beyan etmek “yasal hak”lardır. Ama bunları yaparken başkalarının kişilik, onur ve inançlarına saldırmak “suç”tur. Temennim, herkesin görüşlerini açıklarken sağduyulu, yapıcı, başkalarının görüş ve inançlarına saygılı davrandığı bir anlayışın hakim olması, bunun sonucunda ülkemizde ve dünyada sevgi, anlayış, barış ve huzurun kökleşmesidir.


Saygılarımla
Ali Emre Bukağılı


banner37

banner26

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner21
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Başkanlık Sistemini İstiyor Musunuz?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV