Türkiye’nin en iyi araştırmacı gazetecisi Uğur Mumcu, PKK’yı MİT’in kurduğunu savundu hatta bu konuda geniş bir çalışma yaparken öldürüldüğü ailesi tarafından açıklandı.
Son dönemin en iyi araştırmacı gazetecisi Şamil Tayyar, daha kısa süre önce “Kürt Ergenekonu” isimli bir kitap yazıp PKK’nın derin yönüne dikkat çekti ve PKK’yı MİT’in nasıl kurduğunu uzun uzun anlattı.
Türkiye’nin en iyi araştırmacı belgeselcisi Can Dündar, bu konuda çok sayıda iş yaptı.
Yaşayan en önemli Kürt aydını Kemal Burkay, PKK’yı MİT’in kurduğunu sayısız kere anlattı, bununla legal Kürt muhalefetinin nasıl yok edildiğini izah etti. Bunlar şimdi MİT’i ölümüne savunan “yandaş” gazetelerde manşetlere taşındı.
Aslında en sağcısından en solcusuna bütün gazetelerde sayısız kere, PKK’yı MİT’in nasıl kurduğu farklı yönlerinden anlatıldı.
Öcalan-MİT İlişkisi
Öcalan’ın, 1972 yılında çok sayıda arkadaşıyla birlikte tutuklandığı, arkadaşlarının hepsinin sıkıyönetim mahkemelerinde 5 yıl ile 7,5 yıl arası hapse mahkum olurken kendisinin birkaç haftada serbest bırakıldığı defalarca delilleriyle yazıldı. Öcalan’ın bu serbest bırakılmada MİT muhbiri olmasının etkili olduğu vurgusuyla.
Öcalan’ın Kesire’yle evlendirilmesi, Pilot Necati olayı, öteden beri MİT’le çalışan Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük’le samimi pozları. MİT’in en etkili olduğu ülke Suriye olmasına rağmen Öcalan’ın en rahat günlerini burada havuzlu villada geçirdiği vs…
BİRDEN MİT'Çİ OLDULAR
Durum böyleyken ve sağcısından solcusuna çok sayıda gazeteci bu gerçekleri yazarken, bir anda ne oldu da özellikle “yandaş” gazetecilerin bir kısmı aniden “MİTÇİ” oluverdi?
Ne oldu da Uğur Mumcu’nun bu konuyu araştırırken öldürüldüğünü, suçun da ustaca İslamcıların omuzlarına yıkıldığını unuttular.
MİT’in dün bugün ve halen; yavrusu PKK’yı, koruduğunu, yönettiğini, yönlendirdiğini nasıl göremiyorlar.
Dün söylenenler ve gerçekler ortadayken, bizim adamı koruyalım mantığıyla içerideki kirli yapıların korunması ülkeye büyük zarar verebilir.
Aktifhaber/Özel
Yorumlar