Spor Toto 2. Lig sona...
Gizli salgın hızla yayılıyor!
Mescidi Haram'a ayakkabıyla girmek istemiş
Kadınlar da öldürür!
Gündem MİT Müsteşarı ve iki eski yöneticisini KCK soruşturması kapsamında ifadeye çağırılması.
Hukukçular MİT Müsteşarının ifadesi için Başbakan'ın izninin gerek olup olmadığını tartışırken siyasetçiler ve köşe yazarları ise casusluk faaliyetinin MİT'in görevi olduğunu, KCK'nın içine sızdığı için ifadeye çağırılma olayını anlamadıklarını, MİT'in PKK ile yaptığı görüşmenin siyasetin bilgisi dahilinde gerçekleştiğini ifade ediyorlar.
Bu konuda medyada tam bir bilgi kirliliği var. Ya da bilgi kirliliği ile insanların kafası karıştırılmak da isteniyor olabilir.
Peki MİT Müsteşarı ve diğer MİT yöneticileri neden ifadeye çağırıldı?
Öncelikle yukarıdaki nedenlerle ifadeye çağırılmadılar. Habertürk, Radikal, akşam, Milliyet, Bugün gibi gazetelere yansıyan haberlere göre;
1) MİT'in terör örgütü PKK'nın yönetilmesine aracılık ettiği;
2) KCK yapılanmasının MİT'in kontrolünde tamamlandığı,
3) MİT'in Öcalan'ın el yazılı talimatlarını gizlice İmralı'dan çıkartıp PKK'ya verdiği; (O talimatlarla onlarca asker ve polis şehit edildi)
4) Oslo'daki MİT-PKK görüşmesinde MİT görevlilerinin siyaset kurumunun bilgisi dışında örgüte taahhütlerde bulunduğu,
5) MİT'in PKK'nın saldırı ve eylem planlarını bildiği halde önlemediği iddia ediliyor...
İşte Habertürk Gazetesi'nde yer alan bugünkü haber;
İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, KCK yapılanmasının faaliyetlerinde MİT heyetinin rolü deşifre edildi. Savcılığın çok çarpıcı bilgilere ulaştığı ortaya çıktı.
SES KAYITLARI ELE GEÇİRİLDİ
PKK/KCK terör örgütü hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, 13 Ocak 2012 tarihindeki ‘Önderlik Komitesi’ operasyonunda 21 kişi gözaltına alınmış, 13’ü tutuklanmıştı. Bu soruşturma kapsamında 39 kurum ve kuruluşta da arama yapıldı. Operasyonda, BDP Diyarbakır İl Başkanlığı’ndaki aramalarda; MİT heyeti ile kırmızı bültenle aranan terör örgütü yöneticileri arasında yapılan ve Oslo görüşmelerini tamamlayıcı nitelikteki toplantılara ait 12 adet ses kaydı, Abdullah Öcalan’ın KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı’na gönderdiği 6’sı el yazısı olmak üzere 19 mektup bulundu.
ŞOK İDDİALAR, ŞOK SUÇLAMALAR
MİT yöneticileriyle ilgili olarak, Diyarbakır BDP binasındaki dokümanlarda çok önemli bilgi ve belgelere ulaşıldı. Bu belgelere göre, MİT, istihbarat toplama ve bilgi edinme görevinin dışında, örgütün yönetilmesine aracılık etme olanağı sağladı. Silahlı faaliyet yürütmesi en baştan beri öngörülen KCK yapılanması, MİT heyetinin gözetiminde tamamlandı.
MİT, BİLDİĞİ EYLEMLERİ ÖNLEMEDİ
Yine belgelere göre, MİT, gerek doğrudan temaslarında, gerekse örgüt içindeki ajanlarıyla elde ettiği saldırı ve eylem talimatlarının önlenmesine yönelik harekete geçmedi. Aksine eylem talimatlarının, Kandil ve kırsal kadrolara iletilmesine aracı oldu. İstihbarat toplama vazifesi aşılarak, devletin bütünlüğü ve anayasal düzene karşı anlaşma noktasına varıldı. Ayrıca ele geçirilen mutabakat metinlerine göre, yeni Anayasa’da özerk Kürdistan’a imkân tanınması, Öcalan’ın önce ev hapsine çıkarılması, ardından özgürlüğüne kavuşması, PKK’nın özerk Kürdistan’da polis gücü olarak kullanılması, Birleşmiş Milletler veya NATO’nun bölgeye müdahalesini de içeren planlara ulaşıldı.
OSLO KAYITLARI DELİLLER ARASINDA
“PKK-Oslo görüşmeleri”ne dair ses kayıtları da soruşturma dosyasına girdi. Afet Güneş’in, kayıtlarda, Öcalan ile Avrupa’daki örgüt yöneticileri arasında mektup iletişimini yürüteceğini söylediği tespit edildi.
1.5 SAAT ÖCALAN’I BEKLEDİLER
Ses kayıtlarında; MİT heyetinin, İmralı’ya gittiklerinde ilk olarak örgüt tarafından hazırlanan notu Abdullah Öcalan’a verdiği anlaşılıyor. Aynı kayıtlardan MİT’çilerin, hiç ses çıkarmadan okumasını bekledikleri belirlendi. Öcalan’ın da notu 1-1.5 saat boyunca okuduğu, ardından cevabını mektubun arkasına yazdığı, bunun da 45 dakika civarında sürdüğü ortaya çıktı. Bu sırada heyetin, Öcalan’dan kısa yazmasını istediği söyleniyor. O ses kayıtlarında Afet Güneş, mektup trafiğinin hukuksuz olduğunu da itiraf ediyor.
'MİT, ÖCALAN İÇİN KURİYELİK YAPTI' İDDİASI
MİT heyeti, Öcalan’ın terör örgütünün Avrupa ve kırsal kadrolarıyla iletişimini kuryelik yaparak sağladı. MİT, verilen taahhütler çerçevesinde, KCK yapılanmasının tamamlaması için örgüte zaman kazandırdı. Avukatların, cezaevinde Öcalan’ın kaleme aldığı mektupları, MİT heyeti üstünden sağladığı anlaşıldı. Öcalan’ın 6 Temmuz 2011 tarihli “KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı’na” başlıklı el yazısı mektup; MİT heyeti tarafından örgütün Avrupa kadrolarına ulaştırıldı. Öcalan’ın notlarında birçok defa MİT heyetiyle görüştüğünü, mektup trafiği yaşandığını açıkladığı da ortaya çıktı. MİT heyeti tarafından KCK Yürütme Konseyi’ne ulaştırılan Öcalan’a ait el yazması mektupta, KCK’nın alternatif devlet kurma girişimi olduğu belirtiliyor.
'MİT İSTEDİ, 14 TEMMUZ'DA ÖZERKLİK İLAN EDİLDİ'
ELE geçen belgelerde, diğer iddialar şöyle: MİT heyeti tarafından örgüte ulaştırılan mektup üzerine 14 Temmuz 2011’de DTK tarafından demokratik özerklik ilan edildiği anlaşıldı. MİT heyeti, özerklik ilanından haberdar olduğu, hatta bu talimata aracı olduğu halde bunu ilgili kurumlarla paylaşmadı. Ses kayıtlarında Afet Güneş’in, “Örgütün kadrolarını ülke dışına çıkarma kararı alması durumunda MİT’in Genelkurmay’ı operasyon yapmama yönünde uyaracağı ve buna ikna edebilecekleri” şeklinde beyanda bulunduğu da belirlenmiş.
MİT TAAHHÜT ETTİ
MİT heyeti ile örgüt arasında yapılan ve Diyarbakır’da ele geçirilen mutabakat metinlerinde KCK tutuklularının serbest bırakılması için MİT heyetinin taahhütte bulunduğu anlaşıldı: “Kürt halkının siyasi ve legal temsilcileri, basın yayın organları ve çalışanlarına yönelik uygulanan baskı, tutuklama ve çalışmalarını engelleme vb. yönelimlere son verilmesi ve KCK adı altında gerçekleşen siyasi operasyonlarda tutuklananların serbest bırakılması, sürecin yumuşatılması ve çözüm yönünde ilerlemesi için önemli bir adım olacaktır. Bu çerçevede Türk tarafı ilk adım olarak Newroz ve sonrasında tutuklanan Kürt siyasetçileri bırakmayı taahhüt eder.”
AJAN AVUKAT
KCK Önderlik Komitesi’nde yer alan 7 avukattan biri olan Asrın Hukuk Bürosu’ndan bir kişinin DİHA’ya verdiği röportaj da dosyada yer aldı. Röportajda, “10’a yakın belgenin İmralı’dan alınıp Kandil’e ulaştırıldığı” ifadeleri yer alıyor.
HABUR ORGANİZASYONU
MİT heyetinin, bir taraftan hükümet adına bu görüşmeleri sürdürürken, öte yandan da hükümeti zor durumda bırakacak provokasyonların ortaya çıkmasını sağladığı dile getirildi. Bu durum, bir gizli tanığın ifadesinde de şöyle belirtiliyor: “Habur olayını organize edenlerle Öcalan’la görüşenler aynı kişilerdir ve Habur, hükümete karşı bir operasyon gibi planlanmıştır.”
‘Başörtülü eşinden boşan’ emri
F-16'lar Hakurk'u vurdu
Meral Akşener'e ifade öncesi sır kurşun!
Cübbeli Hoca iddianamesi ek klasörleri hazır
Ergenekon davaları birleştirildi
'Dağlarda parçaların toplanmaz' dediler
Skorsky helikopterle şehir turu iddiası
28 Şubatçılar: Bu bina çöker, altında kalırsın
Yorumlar