Tek parti döneminden sonra cumhurbaşkanlığı seçimleri hep sorunlu geçti, hatta cumhurbaşkanı seçimleri krizlere, darbelere ve darbe girişimlerine bile neden oldu.

Son yıllarda siyasi partiler her şeyi bir kenara bırakarak cumhurbaşkanlığına kilitlenip milleti gererek Çankaya meselesini hayat memat meselesi haline getirdiler.

İlk sivil cumhurbaşkanı olan Merhum Özal, bazı kesimler tarafından hazmedilemiyordu.

Bu yüzden Özal’ın cumhurbaşkanı seçilmemesi için büyük kampanyalar başlatıldı.

Belki de cumhurbaşkanlığı makamı sivillere layık görülmüyordu.

Özal, Cumhurbaşkanı olduktan sonra “ alışamadım” protestoları yapıldı.

Abdullah Gül’ün aday olduğu 11. cumhurbaşkanlığı seçimleri de sorunlu başladı.

Millet gerildikçe gerildi. İnsanlar meydanlara döküldü.

27 Nisan gece yarısı Genelkurmay başkanlığının bildirisi, Sabit Kanadoğlu’nun 367 saçmalığı, ilk tur seçimleri sırasında yaşanan komedi, Cumhurbaşkanı seçimlerinin CHP tarafından Anayasa Mahkemesine götürülmesi ve Anayasa Mahkemesinin ilk tur oylamayı iptal etmesi ilk anda akla gelen olaylardı.

Cumhurbaşkanlığı seçimi, cumhurbaşkanı adayının eşinin başörtüsüne indirgendi,

Çankaya kaleye,  başörtüsü düşmana benzetilerek ve büyük bir meydan savaşı verildi.

Esas görevi bilim üretmek ve bilim adamı yetiştirmek olan dönemin YÖK’ü bile 27 yıllık hayatında, bilim ve bilim adamı yetiştirme alanında hiçbir başarıya imza atamamış olmasına rağmen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde siyasi parti gibi çalıştı.

Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Gül’e de Özal’a uygun görülen eylemlerle protesto çalışmaları yapıldı. Bu olaylardan en göze batanı ise Ankara Garnizon Komutanı Korgeneral Aslan Güner’in, Cumhurbaşkanı’nın başı kapalı eşi ile aynı kareye girmemek için yolunu değiştirmesiydi.

Resmi tören ve toplantılarda “ Cumhurbaşkanım yerine Sayın Cumhurbaşkanı” şeklinde hitaplar yapıldı.

10 Ağustos 2014’te yapılan12. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Başbakan Erdoğan’ın adaylığının önünü kesmek için önemli girişimler başlatıldı.

17 Aralık Dost Modern Darbesi ve 25 Aralık olayları ile birbiriyle ilgisi olmayan 3 ayrı dosya bir araya getirilerek rüşvet ve yolsuzluk operasyonları başlatıldı.

4 bakan çocuğu üzerinden Başbakan hedef alındı.

Başbakan’ın oğluyla yaptığı öne sürülen düzmece ses kaydı yayınlandı.

3. Boğaz köprüsü ve 3. Havalimanı inşaatını üstlenen şirketlerin mallarına dondurma kararı verildi

Erdoğan aday olduktan sonra, partilerinde bir cumhurbaşkanı adayı bulamayan siyasi partiler çatı adayda birleşti.

Bir araya gelmesi mümkün olmayan 5 muhalefet partisi çatı adayını destekleme kararı aldı.

10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimlerine Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, Muhalefetin çatı adayı Prof. Dr. İhsanoğlu ve HDP Eş Başkanı Demirtaş’ı ezdi geçti.

Şimdi ise Anayasa değişikliklerine gidilerek Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmek isteniyor.

Böylelikle yaşanan fiili durum anayasal bir çerçeveye oturtulmak isteniyor.

Çankaya savaşları, yerini “ Külliye Savaşları” na bıraktı.

İstemezük cephesi devreye girdi. Meclis Anayasa Komisyonu’nda utanç sahneleri yaşandı.

Oylarımızla milletvekili seçilen çoğu kişinin eylem ve hareketini bırakın onaylamayı bir TC vatandaşı olarak utanç duydum ve “ Bunlar benim vekilim olamaz” diye haykırdım.

Şimdiye kadarki sivil cumhurbaşkanlarının seçildiği Çankaya Savaşları’nda muhalif cephe hep mağlup oldu, böyle giderse mağlup olmaya devam edecek.

Kalın sağlıcakla.

05.01.2017

Gürbüz Battal  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner22

banner4

banner35