AK Parti Van’da Belediyeleri Nasıl Kazanır?

Necdet Takva’nın Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterilmesi ile Van’da AK Parti’nin seçimleri kazanma ümidi yeşerdi. Aday gösterildiği andan bu yana Necdet Takva ve AK Parti, Van’ın en güçlü gündemi olmaya devam ediyor.

Bu açıdan baktığımızda Van’ın öncelikle 4 büyük ilçesi konumunda olan Edremit, İpekyolu, Tuşba, Erciş çok büyük stratejik öneme sahip. Bu ilçelerden gösterilecek adaylar da en az Necdet Takva’nın aday gösterildiğinde oluşan havayı ve gündemi yakalayacak kişilerden olmalı.

Kendinden menkul değeri olmayan, sadece ailesi içinde tanınan, aday olduğu ilçenin sokaklarında yürümemiş, sokakta yürüdüğünde kimsenin tanımayacağı kişileri aday gösterip, bir heyecan oluşturmak yerine aday tanıtmakla ömür geçirmek, açıkça Van’a Van halkına, AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ihanettir.

HALK KARŞILIĞI OLMAYANLARLA VAN’A VE AK PARTİ’YE YAZIK ETMEYİN?

“İpekyolu belediye başkan adayı olacak” denilerek son dönemde ismi sürekli gündemde tutulmaya çalışılan, Esma Gölgül Özdemir’i hep birlikte değerlendirelim.

Toplum tarafından ismi hiç bilinmeyen, yakın ailesi dışında pek tanınmayan, Edremit Belediyesi’ndeki işinden Tuşba Belediyesi’ne İmar Müdürü olarak transfer edilen Esma Gölgül Özdemir, Van’ın siyasetini şekillendirmek üzere derin hesaplar yapanlar tarafından, KADEM Van Başkanlığına getirilen bir aktördür.

Elinden KADEM temsilciliğini aldığınızda, halk karşılığı açısından Van’daki varlığı ile yokluğu dahi belli olmayan bir kimse haline dönüşecek olan Esma Gölgül Özdemir, Van Milletvekili Osman Nuri Gülacar’ın da Kevenli Köyü’nden akrabası.

Van’ın siyasetini şekillendirmek isteyen derin hesap sahiplerince desteklenerek, AK Parti Kadın Kolları MKYK’ya girmesi sağlanan Esma Gölgül Özdemir,  son olarak Van Büyükşehir Belediyesi’ne danışman olarak da atandı.

Esma Gölgül Özdemir’in eşi Sinan Özdemir ise; HDP’li Bekir Kaya döneminde birçok soruşturmadan, yönetim tarafından korunup himaye edildi.  Son 2 yıldır da Van Büyükşehir Belediyesi İmar Daire Başkanı olarak görev yapıyor.

Van’daki seçkinciler ve halka rağmenciler tarafından karmaşık ilişkilerle, adım adım yürürlüğe konan bir projenin önemli aktörü konumunda olan Esma Gölgül Özdemir, aday gösterilme ihtimali olduğu iddia edilen İpekyolu İlçesi’nde caddelerde bir başına yürüse, halk veya esnaftan kaç kişi tanır ve selam verir? Tabi mimarlar, inşaat mühendisleri ve müteahhitler hariç!

Aday olması halinde, yeni tanıyacak olan kaç kişinin, güvenini kazanıp, gönlüne dokunabilir ve oyunu alıp seçimlerden zaferle çıkabilir? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oyunun üzerine ne kadar oy getirebilir?

Esma Gölgül Özdemir’in Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar’ın akrabası da olduğunu düşündüğümüzde, “AK Parti aile şirketine mi dönüyor?” eleştirileri, başta Milletvekili Gülaçar’ın şahsına, AK Parti’ye ve seçim sonuçlarıyla da Van’a zarar vereceği yadsınamaz bir gerçektir.

AK Parti yöneticilerinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yakınlarınızı kolundan tutup yanıma adaylık için getirmeyin” sözünü esas alarak, Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar’ı ve AK Parti’yi zor duruma düşürecek bir karara imza atmayacaklarına inanmak istiyorum.  

Cevap bekleyen önemli bir soru: Edremit Belediyesi’nde dönemin HDP’li Belediye Başkanının gayri resmi danışmanı olarak görev yapan ve Tuşba Belediyesi’nde İmar Müdürü olarak çalışan Esma Gölgül Özdemir, neden Edremit’ten veya Tuşba’dan değil de İpekyolu’ndan adaylık müracaatı yaptı?

FATİH ÇİFTÇİ’Yİ ŞİMDİ DE İPEKYOLUNA MI TRANSFER ETMEYE ÇALIŞIYORLAR?

Van Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı olarak müracaat etmemesine, Ankara’daki masada olmamasına rağmen, sosyal medyadaki trol hesaplar ve kullanışlı kalemşorlar üzerinden, Van’ın en güçlü adayı gibi gösterilmeye çalışılan Fatih Çiftçi, şimdi de İpekyolu Belediye Başkan adayı olacak güçlü kişi olarak yansıtılmaya çalışılıyor.

Bu propagandayı yapanlar, ya Fatih Çiftçi’nin İpekyolu’nda hiçbir karşılığının olmadığını bilmiyorlar, ya bu tür iddialar ile Fatih Çiftçi’ye kötülük ettiklerinin farkında değiller, ya da Vanlı ile dalga geçiyorlar.

Sorulması gereken en doğru sorular:

*Belediye Başkanı olarak halka hizmet etmek madem bu kadar önemliydi, Fatih Çiftçi neden Erciş Belediye Başkanlığı’ndan istifa edip milletvekili oldu?

*Fatih Çiftçi belediye başkanlığını bu kadar özlüyor ve istiyorsa neden Erciş Belediye Başkan adaylığı için müracaatta bulunmadı?

* Van’da güçlü adaylar arasında olduğunu iddia edenler, Büyüşehir’e İpekyolu’na yakıştırdıkları Fatih Çiftçi’yi Erciş’e neden yakıştıramıyor? Yoksa Erciş’te de mi karşılığı kalmadı?

*Her seçimde, her koltuk için aday gösterilmeye çalışılan Fatih Çiftçi’den başka, bu görevleri layıkıyla yerine getirebilecek başka kimse yok mu?

*Teşkilatlarda görevli herkes görevleri sona erip dava bayrağını, bayrak yarışı diyerek devir teslim etmesine rağmen, belediye başkanlığı, milletvekilliği ve bakan yardımcılığı yapan Fatih Çiftçi için bayrak devir teslim günü ne zaman gelecek?

Bu soruların cevaplarını bilen varsa lütfen yazımın altında paylaşsın biz de öğrenelim.

KÖRLER SAĞIRLAR BİR BİRİNİ AĞIRLAR OLMASIN?

Teşkilatlarda şu anda görevli olan hiçbir kimse belediye meclis üyesi adayı olarak gösterilmemeli. Çünkü teşkilat görevlileri zaten görev ve sorumluluğunu yerine getirmek ve çalışmak zorunda. 

Belediye meclis üyesi adaylarının teşkilat dışından, toplum tarafından sevilen, farklı meslek grupları içerisinde yer alan, hatırlı kişilerden olması, adaylara ve teşkilata olan güveni arttıracaktır.

Böylece çalışacak ekiplerin sayısı da artacak. Bir başka ifade ile ‘körler sağırlar bir birini ağırlar’ olmamış olacak.

KAYBETMEYE OYNAMANIN SORUMLULARI KİM OLUR?

Unutmayın ki halk ve seçmen, paranın gücüyle yapılan tanıtıma ve güç merkezlerindeki güçlü lobiye değil, adayın ehliyet liyakat ve gönlündeki yerine göre oy verecek. Buna göre Esma Gölgül Özdemir ve Fatih Çiftçi örneğinde olduğu gibi toplumun tanımadığı veya karşılığı olmayan kişileri aday gösterip seçim yarışına girilmesi demek, kaybetmeye oynamak demektir.

Şayet sorumsuzca hareket edilir ve seçim süreci başarısızlıkla sonuçlanırsa, İl Başkanı Kayhan Türkmenoğlu, Van Milletvekilleri Osman Nuri Gülaçar, Abdulahat Arvas, İrfan Kartal ve İlçe Başkanları başta olmak üzere, süreç içindeki tüm aktörler bu sonucun sorumlusu olur. Bunun hesabını da ne bugün, ne tarih önünde, ne de ahirette veremezler.

Yoksa ahbap çavuş ilişkisi ve benim dediğim olsun egosu ile sadece küçük olsun benim olsun denebilir. Bu da kenti, halkı, AK Parti’yi, Türkiye’yi ve dünya mazlumlarının umudunu kurban etmek demektir.

VAN’DA SEÇİM ZAFERİ NASIL YAKALANIR?

Van Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerin hiç birisi AK Parti açısından çantada keklik değil. Ancak halk karşılığı olan, halkın gönlünde yer edinen, halka güven verebilmiş, yönetim kabiliyeti olan doğru kişilerin aday gösterilmesi büyük önem taşıyor. Ancak bu kadar iyi olabilirdi denecek ilçe adayları ile Büyükşehir adayı. güçlü enerji ve hizmet üretme güveni verebilecek bir ekip ile Van’da seçim zaferi yakalanabilir.

Seçim zaferini garantilemenin yolu da belediye meclis üyelerini eşe dosta akrabaya ahbap ve çavuşa dağıtmamaktan geçer.

Öncelikle geçmişte teşkilatlarda görev almış olan, ilçe başkanları, kadın kolları başkanları, gençlik kolları başkanlarından teşkilata sadakat gösterenleri, vefalı olmak ve teşkilat çalışmalarına yeniden kazandırmak adına, belediye meclis üyesi adayı olarak göstermek doğru bir yaklaşım olabilir.

Bunun yanında toplumda karşılığı olan, halkın sevip saydığı kişileri de teklif edip belediye meclis üyesi adayı göstermek seçim zaferini garantileyecek bir çalışma olacaktır.

Hesabi olanların hesapları ayaklarına dolansın, hasbi olanların da yolu açık olsun..

DÜZELTME VE ÖNEMLİ AÇIKLAMA

Yazımı yayınlamazdan önce Esma Gölgül Özdemir'in akrabalığını teyit etmek üzere AK Parti Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar'a ulaşmaya çalıştım ve ulaşamadım. Bir kaç yerden teyit ettikten sonra, hem AK Parti'nin hem de Milletvekili  Sayın Gülaçar'ın zarar görmemesi kaygısı ile akrabalık konusuna yazımda yer verdim.

Daha önce ulaşamadığım Sayın Gülaçar, yazım yayınlandıktan bir gün sonra 06.01.2019 günü gece saat 00,14'de whatsapp'tan "Esma Gölgöl Özdemir Kevenli köyündendir. Akrabalığım yoktur. Bir daha teyid ettirmeden sakın yazma. Affetmem." şeklinde bir mesaj yazdı.

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Sayın Gülaçar ulaşılabilir olsaydı, böyle bir konu yazıda yer almazdı. Ulaşılmaz olduğu konusunda bazı gazeteci arkadaşlar da haberdardır.

Milletvekili olmadan önce ulaşılabilir olan Sayın Gülaçar, milletvekili olduktan sonra ulaşılamaz oldu. Ne değişti? Sadece milletvekili oldu.. Böyle durumlarda halk "Gururlanma padişahım senden büyük Allah var" sözünü hemen söyleyiverir.

Bu vesile ile Sayın Gülaçar'a iki tavsiyede bulunmak istiyorum. 

İLK TAVSİYEM; ulaşılabilir olması.. Bu dünya Sultan Süleyman'a dahi kalmadıysa, hiç kimse ebedi değildir. Hele ki vekillik gözünü açıp kapatıncaya kadar geçer gider. Ayrıca halk vekillere yetkiyi, kendisine hizmet etsin diye veriyor, hükmetsin veya ulaşılmaz olsun diye değil. Hem kamusal görev yapan gazeteci olarak, hem de oy vermiş bir seçmen olarak kendisine ulaşma hakkım var. Dilerim bu konuda Sayın Gülaçar helallik ister.

İKİNCİ TAVSİYEM; Üslubun her zaman korunması çok önemli. Halkın önünde veya özelde üslüp her zaman aynı olmalıdır.. Hele ki din adamı kimliği ve misyonu da taşıyorsa bir insan, sorumlulukla birlikte üslup daha büyük önem taşıyor. Bir de insanın üslubu, durumuna, konumuna ve kendisine yakışmalı. Ayırca kuvvet ve kudret sahibi sadece Allahu Tealadır..  

YORUM EKLE

banner8

banner35