Türkiye, kapalı sistem sulama ile güvenilir gıdada önder ülke olacak

Verimli topraklara sahip Çukurova’da hayata geçirilmesi istenen Aşağı Seyhan Ovası Basınçlı Kapalı Sistem Sulama Projesi ile Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda güvenilir gıda açısından dünyadaki önder ülkelerden biri haline gelmesi hedefleniyor. Projenin hem Çukurova tarımına hem de ülke ekonomisine ciddi katkılar sağlaması bekleniyor.

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru’nun ev sahipliğinde; Vali Mahmut Demirtaş, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Muhammet Ali Tekin, DSİ 6. Bölge Müdürü Mevlüt Aydın, Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, Çiftçiler Birliği Yönetim Kurulu üyeleri, Çiftçiler Birliği eski Başkanı Behçet Homurlu ile bazı sulama birliği başkanları ve çiftçilerin katılımıyla, Çukurova tarımının geleceğini yakından ilgilendiren Aşağı Seyhan Ovası Basınçlı Kapalı Sistem Sulama Projesi tüm detaylarıyla ele alındı. Konunun ilgilileri, Vali Demirtaş’a, projenin sağlayacağı faydaları anlatarak, bir an önce hayata geçirilmesi konusunda destek istedi.

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, programın açılışında yaptığı konuşmada, Adana’nın, çiftçi çocuğu ve tarımın içinden gelen bir Vali tarafından yönetildiği için çok şanslı olduğunu belirtti. Doğru, Türkiye’de bu dönemde mega projelerin hayata geçirildiğini, tarımın mega projesinin de Aşağı Seyhan Ovası Basınçlı Kapalı Sistem Sulama Projesi olduğunu ifade etti.

Dünya nüfusu artıyor, tarım alanları azalıyor

Daha sonra Güney Yüreğir Sulama Birliği Başkanı İhsan Oğuz Beyarslan, projenin detayları hakkında bilgi verdi. Dünyada üç büyük ova bulunduğunu kaydeden Beyarslan, Çukurova’nın bunların en verimlisi, en özelliklisi olduğuna dikkat çekti. 2025 yılında su ile petrolün birbirine eşit emtia olacağını bütün bilim adamlarının söylediğini belirten İhsan Oğuz Beyarslan, “2025’lerde bütün dünyanın ittifakıyla bu ikisinin üzerinde bir tek madde var; o da güvenilir gıda. Bu da insanların geleceği açısından çok önemli. Çünkü dünya nüfusu 2025’te 7.5 milyara ulaşacak. Bugünün rakamlarına göre dünyada 870 milyon insan aç. 1 milyar insan da yeterli gıdayı alamıyor, eksik besleniyor. Dünya nüfusu artıyor, tarım alanları azalıyor, sularımız kirleniyor veya azalıyor” dedi.

Seyhan’da 10 bin hektar tarım arazisi yok oldu

1958 yılında Aşağı Seyhan Ovası Sulama Projesi’nin 185 bin hektar olarak projelendirildiğini, ancak gelinen noktada projeye esas olan sahanın 175 bin hektara düştüğünü kaydeden Beyarslan, “10 bin hektar alan kaybolmuş. Dünyanın en iyi tarım arazilerini yerleşime açmışız ve yok etmişiz. Parayla ölçülemeyecek bir kıymet” ifadelerini kullandı.

Kapalı sistem sulama ovanın gelirini katlayacak

Güney Yüreğir Sulama Birliği Başkanı İhsan Oğuz Beyarslan, devletin kapalı sistem sulamayı teşvik ettiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

“Devletimiz 5 yıl sıfır faizli kredi veriyor. Bu Adana’da verimin artmasına, kalitenin artmasına müthiş bir şekilde katkı sağladı. Bizler, Aşağı Seyhan Ovası’nın ivedilikle kapalı sistem sulamaya dönmesini istiyoruz. Tüm Adana bunu istiyor. Bütün kuruluşlarımız istiyor. Kısa sürede ne öngörüsü var yapılan çalışmaların? Yüzde 3 sera olur, yüzde 6 kış sebzesi olur, yüzde 10 geç yetişen narenciye olur. Bunların getirileri kısa sürede yaklaşık 4 milyar TL civarına geliyor. Bu yüzde 19’luk bölümden gelecek artı. Eğer projeyi gerçekleştirebilirsek. Şimdi Adana’nın tarım geliri 7.5 milyarlarda, Konya’nın 10 milyar TL, Antalya’nın ki 10.5 milyar TL. Biz bunu ivedilikle yapar da hızla devreye sokarsak Çukurova’nın geliri öncelikle 7 milyar TL, daha sonra da 15 milyar TL artacak. Onun için zamanı iyi kullanıp, bu hedeflere ulaşmamız lazım.”

Güvenilir gıdada önder ülke

İskenderun’dan Bozyazı’ya kadar kapalı sisteme geçilmesi durumunda, tarım ekonomistlerinin yaptığı hesaplamaya göre Çukurova’da 400 ila 500 milyon insana yetecek sebze ve meyve yetiştirmenin mümkün hale geleceğini belirten Sulama Birliği Başkanı Beyarslan, “Biz sulama birlikleri, sivil toplum örgütleri olarak, ‘Devlet bize bu sistemi yapsın, devretsin’ demiyoruz. Geri ödemeli istiyoruz. Bakanlar Kurulu yetkili, 25-30 sene bize vade tanıyabiliyor. Bu proje gerçekleşirse, neye mal olursa olsun, biz sulama birlikleri olarak bunu devletimize geri ödeyeceğiz. Ve 2025-2050 aralığında Türkiye’yi güvenilir gıda açısından dünyadaki önder ülkeler arasına çıkarmak istiyoruz. Bu konuda da projemizin ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

Suyun dörtte biri bitkiye ulaşıyor

Adana Çiftçiler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Avni Özşahin de salma sulamada yaşanan su kayıplarına dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“Japonlarla 5 yıllık bir proje yaptık üniversite olarak. Benim çiftliğime gelinceye kadar Kayıpları ölçtük. Çok ciddi bir çalışmaydı. Açık kanal sisteminde kabul edilen kayıp oranı yüzde 21, bizde yüzde 50. Suyun yüzde 50’si de yolda kaybediliyor. Yani biz suyun sadece dörtte birini bitki kök bölgesine depolayabiliyoruz. Eğer basınçlı kapalı sulama sistemine geçersek biz mevcut suyun sadece dörtte birini kullanacağız.”

Kanallarda boğulmalar önlenecek

Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç ise, kapalı sulama sisteminin, suyun tarımda verimli kullanımının yanı sıra kentte birçok önemli problemin çözümüne de katkı sunacağını belirterek, “Kanalların üzerinin kapanmasıyla rutubet önlenecek. Buralar parklara, bahçelere, yollara dönüştürülecek. Kanallarda boğulma kaynaklı can kayıplarının önüne geçilecek. Bizler, Adana’daki oda ve sivil toplum kuruluşları olarak bu projeyi olmazsa olmaz olarak görüyor, şehrimize çok faydalı olacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Sonuç odaklı hareket edilmeli

Tüm konuşmacıları tek tek dinleyen Adana Valisi Mahmut Demirtaş da suyun verimli kullanımının önemine işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

“Biliyorsunuz İsrail’de hiç su yok. Deniz suyu arıtılıyor, daha sonra bu arıtılmış su tarımda kullanılıyor. Bunu tarımda kullanırken, yağmurlama sistemi de yok, damlama da yok. Yani damlama sistemi ile dahi suyun israf edileceğini düşünüyorlar. Suyu toprağın altından götürüyorlar bitkinin köküne. Cenab-ı Allah çok şükür bize çok ciddi bir bereket vermiş. Bu büyük bir nimet, bunu çok daha güzel bir şekilde değerlendirmek gerekiyor. Burada dikkatimi çeken iki şey var; özellikle bu barajın özelleştirilmemesi gerekiyor. Bu çok önemli. İkinci önemli konu da proje ile ilgili ihale şartlarını biraz değiştirmek lazım. Yani bunu piyasada müşteri bulabilecek bir hale getirmek lazım. Sonuç odaklı çalışacaksak bunu yapmalıyız. İnşallah ikisini de halledersek ben bu problemin halledileceğini düşünüyorum.”
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner22

banner4

banner35

banner25

Adanalılar, 30 Ağustos’u Zara ve Turgay Başyayla...
Adana Büyükşehir Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında Zafer Şöleni organize etti....

Haberi Oku